21. Hukuk Dairesi 2017/1951 E. , 2018/5018 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverenlere ait işyerlerinde geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi.
K A R A R
Dava, davacının davalı ... Tic. Ltd. Şirketin"de (eski unvanları ... San. A.Ş. ile ... Ltd. Şti olan) 1996 yılından 2004 Eylül dönemine kadar aralıksız çalıştığını, bu döneme ait Kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa"nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa"nın 86/9. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de, davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay"ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.
Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır. Çalışma olusu her türlü delille ispat kazanabilirse de çalışmanın konusu niteliği başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir. Bu tanıkların ifadeleri ile çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555- 3.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacı adına davalı şirketler tarafından işe giriş bildirgesinin Kurum kayıtlarına intikal ettirilmediği gibi, davalı işyerlerinden sigortalı hizmet bildiriminde de bulunulmadığı, davacının tespite konu dönemde 6.9.1996-23.12.1996 arası davadışı ... Ltd.şirketinde, 7.10.1998-15.12.1998 arası dava dışı 11036786 sicil nolu işyerinde, 1.2.1999-22.3.1999 tarihleri arası davadışı ... nakliyat şirketinde, 9.9.2000-22.12.2000 tarihleri arası davadışı ... İnşaat şirketinde sigortalı çalışmalarının bulunduğu, davalı ... Akü Tic. Ve San.A.Şnin 1.7.1988 tarihinde ticaret siciline tescil edildiği, 2.7.1998 tarihinde nevi ve unvan değiştirerek ...Tic.Ltd.Şti olarak tescil edildiği, aynı şirketin 13.7.1998 tarihinde ... Tic.Ltd.Şti olarak tadilinin yapıldığı, davalı şirketlerin yetkilisi ..."nin 7.4.2006 tarihli duruşmada 2001 yılından itibaren ... ü Turizm olarak faaliyetlerini sürdürdüklerini beyan ettiği, ...Ltd.Şti."nin 3.10.1980 tarihinde kurulduğu ve halen faal olduğu, davacının 22.4.1987 tarihinden bu yana devam eden ... Esnaf sicil müdürlüğü kaydının bulunduğu, davacının şöforler ve otomobilciler oda kaydı ile vergi mükellefiyet kaydının mevcut olmadığı, 27.12.2001 tarihli kira sözleşmesi ile davalı şirketin 17 aracını ...Ltd.Şti"ne kiraya verdiği ve faaliyetini durdurduğu, 23.9.2004 tarihli ihtarname ile davalı şirketin söz konusu kira sözleşmesini feshetiğini ve faaliyetine devam ettiğini belirttiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda; Dairemiz 08.05.2014 tarih, 2013/16500 E- 2014/10378 K sayılı bozma ilamı sonrası dinlenen komşu tanığı ifadeleri, ... belediyesine otagarda çalışan biletçilerin çalışma usulüne ilişkin yazılan yazı ve cevabı ile dosyada mevcut tanık beyanları bir arada değerlendirildiğinde % 5’lik bilet payının ücret olduğu anlaşılmakla hak düşürücü süreye uğrmayan dönem yönünden davanın reddi isabetsizdir.
Yapılacak iş, davacının davadışı işyerlerinde geçen çalışmaların sona erdiği ve hak düşürücü süreye uğramayan 2000 yılı sonrasına ilişkin hizmet akdi bulunduğu göz önüne alınarak karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 28.05.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.