1. Ceza Dairesi 2019/1795 E. , 2019/3579 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama sonucu ölüme neden olma
HÜKÜM : Mahkumiyet
TÜRK MİLLETİ ADINA
Oluşa, dosya içeriğine ve Mahkemenin gerekçesine göre; Dairemizin 02.07.2015 tarih, 2014/2393 esas ve 2015/4261 karar sayılı bozma ilamının 1-B bendinde; 1-A bendine göre aldırılacak rapor sonucuna göre ölümün bar dışında meydana gelen fiziksel etki nedeniyle oluştuğunun belirlenmesi halinde; haklarında Ankara Cumuhuriyet Başsavcılığının 2009/117782 soruşturma numaralı dosyası ile kovuşturmaya yer olmadığına karar verilen Esat Polis Merkezinde görevli kolluk görevlilerinin maktulle birlikte olay yerinden ayrılma, polis merkezine varış ve maktulün hastaneye götürülme döneminde suç oluşturan eylemlerinin bulunup bulunmadığı hususunda Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunularak, kamu dava açılması durumunda dosyaların birleştirilmesinden sonra, sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının belirlenmesi gerektiğinin belirtilmiş olması karşısında, dosyada mevcut Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu raporunda "Kişide ölüme neden olan künt kafa travmasına bağlı beyin kanamasının kim veya kimlerin hangi darbesi sonucu oluştuğu hangi zaman diliminde meydana geldiği hususunda mevcut verilerle tıbben bir kanaate varılamadığı" belirtilmiş olduğu görülmekle, bozma gerekçesi yönünde işlem yapılmadan eksik inceleme ile karar verildiği gerekçesiyle bozma isteyen tebliğname düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıklar ...’ın eylemlerinin sübutu kabul, takdire ve tahrike ilişen cezayı azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle değerlendirilip reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bozma nedenleri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık ... müdafiinin, sanığın yaralama kastının bulunmadığına, eyleminin yasal sınırlar içerisinde kalması nedeniyle suç teşkil etmeyip beraat etmesi gerektiğine, katılan ... vekilinin; eylemin kasten adam öldürme suçunu oluşturduğuna, tahrik hükümlerinin uygulanmasında isabet bulunmadığına, katılan ... vekilinin; bir nedene dayanmayan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine;
Ancak,
l)Oluşa, dosya içeriğine ve Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas ve Genel Kurul raporlarında; "Olay anı görüntülerinde bar içerisinde yaklaşık 6 dakika boyunca kişiye birden fazla kişi tarafından travma uygulandığı, ancak görüntülerden sanıklardan hangisinin eyleminin başa isabet ettiğinin anlaşılamadığı, sonrasında kelepçelenerek bar dışarısına çıkarıldığı, barın önünde kontrolsüz bir şekilde yere düştüğü, düşme sonrasında yerde iken yine darba maruz kaldığı, akabinde polis merkezine götürüldüğü, burada fenalaştığı, fenalaştıktan sonra ambulans çağrıldığı, kişinin olay başlangıcından yaklaşık 3 saat 25 dakika sonra hastanede şuur kapalı olarak muayene edildiği göz önüne alındığında; kişide ölümü meydana getiren beyin kanamasının bar içerisinde maruz kaldığı darp esnasında meydana gelebileceği, barın önünde kontrolsüz düşmesi ile ve akabinde maruz kaldığı darp neticesinde de meydana gelebileceği, ayrıca görüntülerin bitmesinden itibaren nezarette ambulans çağırmaya neden olan fenalaşması öncesine kadar olan dönemde de (görüntü olmayan dönem) husulünün mümkün olduğu" ve "Kişide ölüme neden olan künt kafa travmasına bağlı beyin kanamasının kim veya kimlerin hangi darbesi sonucu oluştuğu hangi zaman diliminde meydana geldiği hususunda mevcut verilerle tıbben bir kanaate varılamadığı" şeklindeki mütaalalar dikkate alındığında,
Sanıklar ... ve ...’ın eylemlerinin ayrı ayrı TCK"nin 87/4/son-2. cümlede ifadesini bulan "Kasten yaralama sonucunda ölüme neden olma" suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde sanıklar hakkında basit yaralama suçundan karar verilmesi,
2)Maktulden sanıklar ... ve ...’a yönelen haksız eylemlerin boyut ve niteliği gözetildiğinde, haksız tahrik hükümlerini düzenleyen 5237 sayılı TCK"nin 29. maddesi ile yapılan uygulama sırasında her iki sanık hakkında da makul oranda indirim yapılması yerine yazılı şekilde sanık ... hakkında; olaya müdahale ettikten sonraki yasal görevi dışındaki eylemlerinin ağırlığına ve oluşan ölüm olayının vehametine nazaran lehine en üst hadden; sanık ... hakkında ise oluşa ve delillere göre, en alt hadden tahrik hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş olup, sanıklar müdafileri ile katılanlar vekillerinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden, hükmün kısmen tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA, 03/07/2019 gününde oy birliği ile karar verildi.