9. Hukuk Dairesi 2011/14535 E. , 2013/15517 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (İŞ) MAHKEMESİ
DAVA :Davacı, kıdem tazminatı, fazla mesai ücreti, ulusal bayram genel tatil ücreti ile yıllık izin ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili davanın açıklanması ve dava dilekçelerinde özetle; müvekkilinin 07.11.1994 tarihinden beri davalı şirkette büro görevlisi olarak çalıştığını, iş akdinin ücret alacaklarını alamadığı için müvekkili tarafından feshedildiğini, davalının işlettiği otelde 08.00 – 19.00 arasında toplam 11 saat çalışarak günlük 3 saat fazla mesai yaptığını, çalıştığı tüm yıllar boyunca yıllık izin kullanmadığını, dini bayramların 1. gününde izin kullandığını, diğer ulusal ve genel tatil sürelerinde çalıştığını, karşılığı olan ücretlerinin ödenmediğini iddia ederek fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile kıdem tazminatı, yıllık ücretli izin, fazla mesai, ulusal bayram ve genel tatili ücretinin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; müvekkili şirketin Bölge Çalışma Müfettişliğince yapılan tespitlere göre; işyerinde çalışan tüm personelin sigortalı olduğu, haftada bir tatil izni kullandığı, çamaşırhane ve çevre temizlikçisinin ise gündüz tek vardiya çalıştığı, dini bayramlarda dönüşümlü izin kullandırıldığı, ulusal bayram yılbaşı ve sair genel tatil günlerinde çalışma yapıldığında tahakkukların bir kat fazlası ile yapıldığı hususlarının belirlendiğini, ayrıca ödemelerde herhangi bir gecikmenin olmadığının müfettiş raporları ile müvekkili işyeri ücret hesap pusulası ve sair belgeler esas alınarak tespit edildiğini, müvekkili işyeri tarafından ibraz edilen ücret bordrolarından davacı işçinin hafta sonu ve genel tatil ücretlerini alındığının anlaşıldığını, davacının iş akdini süresi içerisinde yapmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı yasal süresi içerisinde temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Anayasanın 141 inci maddesi uyarınca, yargı kararlarının gerekçeli olarak yazılması zorunludur.
Bu husus 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297nci maddesinde de hüküm altına alınmıştır.
Anılan anayasal ve yasal düzenlemeler gereğince yargıcın, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri kararda göstermesi zorunludur.
Maddi olgularla hüküm fıkrası arasındaki hukuki bağlantı da ancak bu şekilde kurulabilecek, ayrıca yasal unsurları taşıyan bu gerekçe sayesinde, kararların doğruluğunun denetlenebilmesi mümkün olacaktır (Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 26.05.2008 gün ve 2007/20517 Esas, 2008/12483 Karar sayılı ilamı).
Somut olayda; mahkemece gerekçe başlığı adı altında "Mahkeme tarafından yapılan muhakeme işlemleri, tanıkların dinlenmesi ve dosyanın bilirkişiye gönderilip hesap raporu alındığından" bahsedilmiştir. Yukarıda açıklanan Anayasal ve yasal düzenlemeler karşısında; Mahkemece, tarafların iddia ve savunmaları net bir şekilde ortaya konulup, hangisinin hangi sebeple, hangi deliller nedeniyle üstün tutulduğunun karar gerekçesinde açıklanarak sonuca gidilmesi gerekirken, sadece bilirkişi raporuna atıfla gerekçesiz bir şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 22.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.