
Esas No: 2011/21135
Karar No: 2013/15532
Karar Tarihi: 22.05.2013
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2011/21135 Esas 2013/15532 Karar Sayılı İlamı
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (İŞ) MAHKEMESİ
DAVA :Davacı, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti, yıllık izin ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin 1996 – 2009 yılları arasında davalıya ait farklı işyerlerinde çalıştığını, çalıştığı tüm yıllar boyunca hafta tatili, dini bayram ile ulusal ve genel tatil sürelerinde izin kullanmadığını, işveren tarafından müvekkiline fazla mesai ücreti, dini bayram, genel ve ulusal tatil ücretleri de ödenmediğini iddia ederek fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil, yıllık izin ve hafta tatili ücretleri alacaklarının ödetilmesin karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; Bölge Çalışma Müfettişi raporuna göre davacının hiçbir alacağı olmadığının tespit edildiğini, davacının alacak taleplerinin mesnetsiz olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı yasal süresi içerisinde temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Anayasanın 141 inci maddesi uyarınca, yargı kararlarının gerekçeli olarak yazılması zorunludur.
Bu husus 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297nci maddesinde de hüküm altına alınmıştır.
Anılan anayasal ve yasal düzenlemeler gereğince yargıcın, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri kararda göstermesi zorunludur.
Maddi olgularla hüküm fıkrası arasındaki hukuki bağlantı da ancak bu şekilde kurulabilecek, ayrıca yasal unsurları taşıyan bu gerekçe sayesinde, kararların doğruluğunun denetlenebilmesi mümkün olacaktır (Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 26.05.2008 gün ve 2007/20517 Esas, 2008/12483 Karar sayılı ilamı).
Somut olayda; mahkemece gerekçe başlığı adı altında "Mahkeme tarafından yapılan muhakeme işlemleri, tanıkların dinlenmesi ve dosyanın bilirkişiye gönderilip hesap raporu alındığından" bahsedilmiştir. Yukarıda açıklanan Anayasal ve yasal düzenlemeler karşısında; Mahkemece, tarafların iddia ve savunmaları net bir şekilde ortaya konulup, hangisinin hangi sebeple, hangi deliller nedeniyle üstün tutulduğunun karar gerekçesinde açıklanarak sonuca gidilmesi gerekirken sadece bilirkişi raporuna atıfla gerekçesiz bir şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 22.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.