
Esas No: 2020/1630
Karar No: 2021/4669
Karar Tarihi: 28.09.2021
Danıştay 4. Daire 2020/1630 Esas 2021/4669 Karar Sayılı İlamı
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2020/1630
Karar No : 2021/4669
TEMYİZ EDEN TARAFLAR : 1- …
VEKİLİ : Av. …
2- … Vergi Dairesi Başkanlığı
(…Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Sahte ve muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge kullanıldığından bahisle davacı adına resen tarh eden 2010/1, 2, 3, 4. dönemleri üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi ile 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 353/1. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Danıştay bozma kararı üzerine Vergi Mahkemesince verilen kararda; …, …, …, … ve … tarafından düzenlenen faturalar nedeniyle tarh edilen vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerine ilişkin kısımların, Danıştay tarafından onanmış olması nedeniyle, davanın; …, …, …, …, …, … ve … Ltd. Şti. tarafından düzenlenen faturalar nedeniyle üç kat vergi ziyaı cezalı olarak tarh edilen katma değer vergisi ile kesilen özel usulsüzlük cezasına ilişkin olarak incelendiği davacının fatura aldığı Galata Vergi Dairesi mükellefi …, Sultanbeyli Vergi Dairesinin mükellefi … ve …Yapı ve Sanayi Ürünleri Pazarlama Dış Tic. Ltd. Şti., Merter Vergi Dairesinin mükellefi …, Ege Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün … ve … tarafından düzenlenen faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanmadığı sonucuna varılmış olduğundan, belirtilen faturalara ilişkin indirim konusu yapılan katma değer vergileri indirimi kabul edilmeyerek re'sen tarh edilen üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinde hukuka aykırılık bulunmadığı, Güneşli Vergi Dairesi mükellefi … tarafından davacı adına tanzim edilen faturaların sahte olduğu yönündeki tespitlerin somut ve yeterli olmadığı sonucuna ulaşıldığından, bu faturalardan kaynaklı cezalı katma değer vergisinde hukuka uyarlık bulunmadığı, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 353. maddesinde, emtia alımlarının sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı faturalarla belgelendirilmesi, özel usulsüzlük cezası kesilmesi gereken eylemler arasında gösterilmediğinden, özel usulsüzlük cezasında da hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI : Davacı tarafından, … isimli firmanın sadece kağıt üzerinde yetkilisi olduğu, aslen şirketin işçisi konumunda olduğu, şirketin asıl yetkililerinin ... ve ... olduğu, şirket muhasebecisinin beyanlarının da bu yönde olduğu ileri sürülmektedir.
TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI : Davalı idare tarafından, hesap dönemi kapandıktan sonra da özel usulsüzlük cezası kesilebileceği, … hakkında düzenlenen vergi tekniği raporundaki tespitlerin anılan mükellefin sahte fatura düzenlediğini ortaya koyduğunu, davanın kabule ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVACININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
DAVALININ SAVUNMASI : Davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Davalı idarenin temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Davacının ileri sürdüğü iddialar temyize konu mahkeme kararının, redde ilişkin kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmamıştır.
Davalı idarenin, kararın davacıya ilgili dönemde fatura düzenleyen …'dan temin edilen faturalardan kaynaklanan tarhiyata ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 353/1. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasına ilişkin kısmına yönelik temyiz istemine gelince;
Davacı adına fatura düzenleyen Güneşli Vergi Dairesi mükellefi … hakkında düzenlenen … tarih, … sayılı vergi tekniği raporunda; Tekstil Boyaları İmalat ve toptan satışı faaliyetinde bulunmak üzere 25/04/2008 tarihinde mükellefiyet tesis ettirildiği, 16/06/2010 tarihinde mükellefiyetini terk ettirdiği, Mali Suçlar Şube Müdürlüğü tarafından yapılan aramada …' a ait tahsilat makbuzlarının ele geçirilmesi üzerine inceleme talep edildiği, mükellef …' ın tüm işlemlerini vekaletle …nın yürüttüğü ve …' ın sigortalı çalışanı olduğu, 25/04/2008 tarihinde yapılan açılış yoklamasında, işyerinin 110 m² olduğu, Aylık kirasının 350,00 TL. olduğu, işyerinde muhtelif büro malzemeleri ile bilgisayar olduğu, 26/03/2010 tarihli yoklamada işyerinin merkezden ibaret olduğu, başka şube ve deposunun olmadığı, işyerinde 3 adet ücretli çalışan olduğu, 3 adet büro masası, 3 koltuk ve muhtelif alet ile 4 ton tekstil boyası olduğu, 16/04/2010 tarihli yoklamada aynı adreste bir odanın imalat amaçlı kullanıldığı, başka şube ve deposunun olmadığı, işyerinde 1 adet ücretli çalışan olduğu, 3 adet büro masası, 3 koltuk, 3 bilgisayar ve muhtelif alet ile 22.000,00 TL değerinde 2,5 ton tekstil boyası olduğu, mükellefin bilinen adresine gönderilen defter belge isteme yazısının tebliğ edilmesi üzerine 2008 ve 2009 yıllarına ilişkin bir kısım faturalar ile defterlerin boş olarak teslim edildiği, mükellefin 27.543,73 TL faizi ve ferileri ile birlikte ödenmemiş vergi borcu olduğu, 2010 yılında mal alışı beyan etmediği, mükellef tarafından 2010 yılında 246.850,30 TL. Satış bildirilmesine rağmen diğer mükelleflerce …' dan 3.365.998,00 TL alış beyan edildiği, mükellef adına vekaleten hareket eden … tarafından ilgili vergi dairesine 31/03/2010 tarihli dilekçe ile …' ın adına açılan şirketlerle ilgili hiçbir bilgisinin bulunmadığını, haberi olmadığını, kendisinin sahtecilik ile yargılandığını, buna istinaden kendi adına sahte faturaları alan düzenleyen ve komisyon karşılığında satan kişilerden şikayetçi olduğunu bildirdiği, mükellefin herhangi bir ticari faaliyeti olmadığı ve mükellefiyet tesis ettirdiği tarihten itibaren düzenlediği tüm faturaların sahte olduğu sonucuna varıldığı tespitlerine yer verilmiştir.
Bu durumda, …'ın iş yerinin beyan ettiği satışları gerçekleştirebilecek mahiyette bir kapasiteye, depo ve şubeye sahip olmadığı, 2010 yılında hiç alış beyan etmemesine rağmen, 246.850,30 TL. satış bildirdiği, diğer mükelleflerce ...' dan 3.365.998,00 TL alış beyan edilmesinin ticari icaplarla uyuşmadığı, davacının, söz konusu şirketten olan alımlarına ilişkin faturaların sahte oldukları kanaatine varılmış olup, … tarafından davacı adına tanzim edilen faturalarda yer alan katma değer vergisi indirimlerinin reddedilerek yapılan cezalı katma değer vergisi tarhiyatının kaldırılmasına ilişkin Vergi Mahkemesi kararının buna ilişkin kısmında isabet görülmemiştir.
Diğer taraftan, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353/1. maddesinde, verilmesi ve alınması icap eden fatura, gider pusulası, müstahsil makbuzu ile serbest meslek makbuzlarının verilmemesi ve alınmaması veya düzenlenen bu belgelerde gerçek meblağdan farklı meblağlara yer verilmesi halinde; bu belgeleri düzenlemek ve almak zorunda olanların her birine maddede belirtilen tutarda özel usulsüzlük cezası kesileceği hükme bağlanmıştır.
Ancak; bu madde uyarınca özel usulsüzlük cezası kesilebilmesi için cezayı gerektiren fiilin, bütün unsurları ile tamam olması ve bu fiilin yine vergi inceleme ve yoklama araç ve teknikleri ile hiçbir tereddüte yer vermeyecek şekilde somut olarak ortaya konulması gerekmektedir.
İncelenen dosyada; davacının bazı alımlarını sahte veya yanıltıcı faturalarla belgelendirdiğinin tespit edilmesi üzerine özel usulsüzlük cezası kesildiği, ancak idari cezalar için de geçerli olan “cezayı gerektiren fiilin tüm unsurları tamam olmadan failin cezalandırılamayacağı” yolundaki genel ceza hukuku ilkesinin varsayım ya da kıyas yoluyla ceza tayinine olanak tanımaması yönünden, ceza kesilmesini öngören ve bu cezanın kesilmesine dair koşulları düzenleyen maddede belirtilen unsurların bir arada gerçekleşmediği anlaşılmakta olup, davacı adına kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka uygunluk olmadığı sonucuna varıldığından, Vergi Mahkemesi kararının özel usulsüzlük cezasının kaldırılmasına ilişkin hüküm fıkrasında sonucu itibariyle hukuka aykırılık görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davacının temyiz isteminin reddine, davalı idarenin temyiz isteminin kısmen reddine, kısmen kabulüne,
2.Temyize konu … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının …, …, …, …, …, … Ltd. Şti.' den temin edilen faturalardan kaynaklanan tarhiyata ilişkin kısmının ONANMASINA, özel usulsüzlük cezasının kaldırılmasına ilişkin kısmının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,
3.Mahkeme kararının …'dan temin edilen faturalardan kaynaklanan tarhiyata ilişkin kısmının BOZULMASINA,
4.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
5. 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca, … TL maktu karar harcından, varsa evvelce ödenen harcın mahsubundan sonra kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
6. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen onbeş (15) gün içinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 28/09/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.