Abaküs Yazılım
21. Hukuk Dairesi
Esas No: 2018/510
Karar No: 2018/5144
Karar Tarihi: 31.05.2018

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi 2018/510 Esas 2018/5144 Karar Sayılı İlamı

21. Hukuk Dairesi         2018/510 E.  ,  2018/5144 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
    İLK DERECE
    MAHKEMESİ : 1. İş Mahkemesi


    KARAR
    Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
    A)Davacı İstemi :
    Dava, davacının sigortalılık başlangıcının 01.01.1980 tarihi olduğunun tespiti ile 01.01.2013 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının istemine ilişkindir.
    B)Davalı Cevabı :
    Davalı Kurum vekili, hak düşürücü sürenin geçtiğini, Kurum kayıtlarının aksinin eşdeğer nitelikte resmi belgelerle kanıtlanması gerektiğini ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
    C)İlk Derece Mahkemesi Gerekçesi ve kararı :
    Mahkemece, davacı adına düzenlenen işe giriş bildirgesi ve dinlenen tanık beyanları doğrultusunda, istek gibi davanın kabulüne karar verilmiştir
    İstinaf başvurusu :
    Davalı Kurum vekili; Kurum kayıtlarının aksine soyut tanık beyanı ile sonuca gidilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle istinaf yoluna başvurmuştur.
    D)Bölge Adliye Mahkemesi Kararı ve Gerekçesi :
    Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusu ; davacının dava dışı 124552.33 sicil numaralı ... ve ... ünvanlı işyerinden verilen 01.01.1980 tarihli işe giriş bildirgesinin 04.08.1980 tarihinde 86285 kayıt numarası ile Kurum kayıtlarına alındığı, işyerinin 01.01.1980-31.12.1983 tarihleri arası 506 sayılı Kanun kapsamında bulunduğu, davacının hizmet cetveline göre ilk sigortalılığının 22.08.1983 tarihinde başka işyerinden bildirildiği ve sigorta sicil numarasının aynen devam ettiği, davacının ... olan adının işe giriş bildirgesinde ... olarak yazılmasının beyana göre yapılan maddi hata olduğu kanaatini güçlendirdiği, 1980/1.dönem bordrolarında isimleri bulunan davacı tanıkları ..."in "davacının anne ve babasının fabrikada bekçi ve aşçı olarak çalıştığını, davacının o zamanlar çocuk olduğunu, davacının çalışıp çalışmadığını hatırlamadığını" belirttiği, davacı tanığı ..."ın "davacıyı işyerinde gördüğünü, elektrik panoları imal edilen işyerinde davacının da bu işleri yaptığını, babasının fabrikada bekçi olarak çalıştığını, fabrikanın bekçi evinde kaldıklarını" beyan ettiği, bordro tanığı olarak dinlenen ..."in "1980 yılında davacı ile birlikte çalıştıklarında davacının o sırada 13-14 yaşlarında çocuk olduğunu, anne babasının da aynı işyerinde aşçı olarak çalıştığını, davacının 1-1,5 yıl kadar çalıştığını, şirkete ait bahçede oturduklarını" beyan ettiği, bordro tanığı ..."in "kendisi askerden dönünce 1980 yılının 2.ayında tekrar işbaşı yaptığını, davacıyı işyerinden tanıdığını, 1980 yılında beraber çalıştıklarını" beyan ettiği, davacı tanıklarının ve bordro tanıklarının davacının tespitini istediği tarih itibari ile 1980/1.dönem bordrolarında isimlerinin yazılı olduğu ve davacının işyerinde fiilen çalıştığını doğruladıkları, buna göre davacının sigorta başlangıç tarihinin 01.01.1980 olarak tespitine dair ilk derece mahkemesi kararının yerinde olduğu, 01.01.1980 sigorta başlangıç tarihi itibari ile yapılan hesaplamaya göre davacının 20.12.2000 tahsis talep tarihinde 25 yıllık sigortalı olma, 45 yaşını doldurma şartını yerine getirdiği ve hizmet cetveline göre 5000 günden fazla prim ödeme gün sayısını da tamamlamış olması nedeniyle 01.01.2013 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine dair kararın dosya kapsamına uygun olduğu, ilk derece mahkemesinin davacının taleplerini karşılayacak şekilde tespit hükümleri kurduğu anlaşılmakla, incelenen mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle esastan reddine karar vermiştir.
    E)Temyiz :
    Davalı Kurum temyiz nedenleri :
    Davalı Kurum vekili, istinaf başvuru gerekçelerini tekrarlayarak mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir
    F) Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe :
    Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasanın 3. Maddesinin II/B bendine göre, “Özel Kanunda tarifi ve nitelikleri belirtilen çıraklar hakkında çıraklık devresi sayılan süre içinde analık, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları...” uygulanmamaktadır. Davada tespiti istenen dönemde 19.06.1986 tarihinde yürürlüğe giren 3308 sayılı ... Yasası yürürlüktedir. Belirtilen nedenlerle çıraklık ilişkisi, çıraklık sözleşmesini düzenleyen 3308 sayılı Yasa"daki koşullar dikkate alınarak irdelenmelidir.
    Öncelikle bir kimseye çırak denebilmesi için o kimsenin durumunun bu özel kanunda çıraklar hakkında yapılan tarife ve nitelendirmeye uyması gerekir.
    Taraflar arasındaki ilişkinin niteliği belirlenirken, başka bir ifade ile, davacının belirtilen devrede çırak olup-olmadığına karar verilirken, çalışma ilişkisine bakılarak karar verilmelidir. Gerçekten de çıraklık sözleşmesinde, akdi ilişkinin üstün niteliği çalışma olgusu değil, sigortalıya bir meslek ve sanatın öğretilmesidir. ...,işyerinde üretimle ilgili çalışmalara bilfiil katılıyor, meslek ve sanat eğitimi arka planda tutuluyorsa, bu durumda çıraklık ilişkisinden söz edilemeyecektir.
    Öte yandan 506 sayılı Yasanın 79/10. maddesinde, bu tür hizmet tespiti davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında; resmi belge veya yazılı delillerin bulunması, sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması, salt, bu nedene dayalı istemin reddine neden olmaz. Somut bilgilere dayanması, inandırıcı olmaları koşuluyla, Kuruma bildirilen dönem bordroları, tanıkları veya iş ilişkisini bilen veya bilmesi gereken işverenler tarafından Kuruma bildirilen komşu işyerleri çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen kimi diğer kanıtlarla dahi sonuca gitmek mümkündür.
    Dosya içindeki kayıt ve belgelerden; davacı adına dava dışı işveren ... ve ... ünvanlı işyerinden ( ... numaralı işyeri) düzenlenen 01.01.1980 tarihli işe giriş bildirgesinin Kuruma verildiği, Kuruma bildirilen hizmetlerinin bulunmadığı, 10.07.1967 doğumlu davacının nizalı dönemde 12 yaşında olduğu, tanık dinlenildiği ancak tanık beyanlarından davacının çalışmasının üretime yönelik olup olmadığının anlaşılamadığı ve buna göre mahkemece karar altına alınan şekilde çalışmanın kanıtlanamadığı anlaşılmaktadır.
    Somut olayda, 10.07.1967 doğumlu olan davacının mahkemece sigortalı kabul edilen 01.01.1980 tarihinde 18 yaşından küçük olduğu anlaşıldığından, davacının hizmetinin tespitine karar verilen dönemde çıraklık sözleşmesinin olup olmadığı araştırılmadan ve yaşı itibari ile öğrenim durumu hakkında araştırılma yapılmadan yazılı şekilde sonuca gidilmesi doğru olmamıştır.
    Yapılacak iş, nizalı dönemde davacının okula gidip gitmediği tespit edilmeli, davacıya verilen sigorta numarasının o yılın serilerinden olup olmadığı davalı Kurumdan sorulmalı ve davacının okula gitmediğinin tespit edilmesi durumunda gerekirse dinlenen tanıklar tekrar dinlenilerek, davacının işyerinde üretime yönelik çalışmalara bilfiil katılıp katılmadığı hususları açıklığa kavuşturularak sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
    O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
    Davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yeniden hüküm kurulması gerekirken, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebepten dolayı ORTADAN KALDIRILMASINA VE İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ BOZULMASI gerekmiştir.
    H)SONUÇ :
    Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı 6100 sayılı HMK"nun 373/1. maddeleri uyarınca (KALDIRILMASINA), ilk derece mahkemesi kararının yukarıda belirtilen nedenle (BOZULMASINA), dosyanın ilk derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,31.05.2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.







    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi