Abaküs Yazılım
21. Hukuk Dairesi
Esas No: 2018/2007
Karar No: 2018/5186
Karar Tarihi: 31.05.2018

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi 2018/2007 Esas 2018/5186 Karar Sayılı İlamı

21. Hukuk Dairesi         2018/2007 E.  ,  2018/5186 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
    İLK DERECE
    MAHKEMESİ : 1. İş Mahkemesi

    KARAR
    A)Davacı İstemi:
    Dava,01/11/1983 tarihinde, 15269776 sicil numaralı dosyada işlem gören ... Sanayi Ticarethanesinde 1 gün süre ile hizmet akdine tabi olarak asgari ücretten çalıştığının tespite karar verilmesi istemine ilişkindir.
    B)Davalı Cevabı:
    Davalı ... vekili özetle; davacı tarafından açılan davanın kuruma ve işverenliğe yöneltilmesi gerekirken yalnızca kuruma yöneltildiğini ve çalışmanın tespiti istenen sürelerle ilgili olarak 5 yıllık hak düşürücü süre geçmiş olduğundan öncelikle zamanaşımı nedeniyle davanın reddine, haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
    C)İlk Derece Mahkemesi Gerekçesi ve Kararı:
    İlk Derece Mahkemesince ; “Davalı kurum tarafından davacıya ait Sigorta sicil Numarasının 1983 yılına ait serilerinden olduğu bildirilmiştir. Yine dinlenen tanıklar davacının 1983 yılında işveren ..."e ait işyerinde çay, temizlik ve yemek gibi işleri yaptığını bildirmişlerdir. Bu nedenle her ne kadar 01/11/1983 tarihli işe giriş bildirgesindeki imzanın davacıya ait olduğu hususunda tam bir tespit yapılamadığı görülmüş ise de imzanın basit yapılı olması zaman içerisinde değişiklik gösterebileceği işe giriş bildirgesindeki imzanın davacıya ait olmasının tek başına ispat vasıtası olmaması asıl olanın bir işverene bağlı fiili çalışmanın gerçekleşmiş olduğu değerlendirildiğinde davacının 01/11/1983 tarihinde işverene bağlı olarak bir gün süre ile çalıştığı kanaatiyle .... ” gerekçesiyle “Davanın KABULÜNE, Davacının 01.11.1983 tarihinde bir gün süre ile çalıştığının tespiti ile sigorta başlangıç tarihinin 01.11.1983 olduğunun tespitine, ” karar verilmiştir.
    İstinaf Başvurusu;
    Davalı SGK vekili tarafından; çalışma olgusunun varlığının yeterince araştırılmadığını, çalışma olgusunun varlığının zorunlu olduğunu, eylemli veya gerçek biçimde çalışmanın varlığının saptanmadığını sürece hizmet akdine dayanılarak sigortalılıktan söz edilemeyeceğini, kuruma verilen işe giriş bildirgesinin kişinin işe alınmış olduğunu gösterse dahi fiili çalışmanın varlığının ortaya konulması açısından yeterli olmadığını, ayrıca işe giriş bildirgesindeki imzanın davacıya ait olup olmadığının da araştırılmadığını, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
    D)Bölge Adliye Mahkemesi Gerekçesi ve Kararı:
    Bölge Adliye Mahkemesince ""İşe giriş bildirgesi davacının fotoğrafını taşıyacak şekilde kurum kayıtlarına intikal etmiştir. Verilen sicil numarasının o yıllara ilişkin olduğu belirlenmiştir. Davacıya sicil kartı verilmiş, dönem bordrosu tanığı bulunmaması sebebi ile (bordro verilmemesi sebebi ile) işyeri tanıkları dinlenmiş, tanıklarda talebi doğrulamıştır. Bu nedenle mahkemenin tespite ilişkin kararı doğrudur. Ancak; davacı 01.06.1966 doğumlu olup sigortalılık başlangıç tarihinin 18 yaşını doldurduğu 01.06.1984 olarak kabulü, bu tarihten önceki hizmet sürelerinin ise yalnızca prim ödeme gün sayısına dahil edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi doğru olmamıştır. ” gerekçesiyle
    “1- HMK 353/1-b maddesinin 2. Alt bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA,
    2-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b maddesinin 1.alt bendi gereğince ESASTAN REDDİNE,
    3- Davanın KISMEN KABULÜ ile;
    a)Davacının, 506 Sayılı Yasanın 60-G maddesine göre sigortalılık başlangıç tarihinin 18 yaşını ikmal ettiği 01.06.1984 olduğunun tespitine, 01.11.1983 tarihindeki bir günlük çalışmaya yönelik ödenecek sigorta priminin prim ödeme hesabına dahil edilmesine, ” karar verilmiştir.
    E)Temyiz:
    Davalı Kurum vekili “ Kuruma verilen işe giriş bildirgesi, kişinin işe alınmış olduğunu gösterirse de fiili çalışmanın varlığının ortaya konulması açısından tek başına yeterli kabul edilemez. yetersiz tanık anlatımına dayanılarak davanın kabulüne karar verilmiştir. ” gerekçeleriyle temyiz yoluna başvurmuştur
    F) Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:
    Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa"nın 108.maddesinin 1. fıkrasında; " Malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarının uygulanmasında nazara alınacak sigortalılık süresinin başlangıcı, sigortalının, yürürlükten kaldırılmış 5417 ve 6900 sayılı kanunlara veya bu kanuna tabi olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarihtir." hükmü düzenlenmiştir.
    Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli değildir. Aynı zamanda o kimsenin Yasa"nın belirlediği biçimde (506 sayılı Yasa"nın 2. maddesi ve 5510 sayılı Yasa"nın 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Yasa"nın 6. maddesi ile 5510 sayılı Yasa"nın 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu"nun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır. Fiili veya gerçek çalışmayı ortaya koyacak belgeler, işe giriş bildirgesiyle birlikte 506 sayılı Yasa’nın 79. maddesinde belirtilen sigortalının gün sayısını, kazanç durumunu, çalışma tarihleriyle birlikte ortaya koyan aylık sigorta gün bilgileri ile Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği’nin 17. maddesinde belirtilen 4 aylık prim bordroları gibi Kuruma verilmesi zorunlu belgelerdir. Yöntemince düzenlenip süresi içerisinde Kuruma verilen işe giriş bildirgesi, kişinin işe alınmış olduğunu gösterirse de fiili çalışmanın varlığının ortaya konulması açısından tek başına yeterli kabul edilemez. Sigortalılıktan söz edebilmek için, çalışmanın varlığı, Yargıtay uygulamasında 506 sayılı Yasanın 79/10. maddesine dayalı sigortalılığın tespiti davaları yönünden kabul edilen ilkelere uygun biçimde belirlenmelidir. Zira, sigortalılığın başlangıcına yönelik her dava sigortalılığın tespiti istemini de içerir. Aksine düşünce, özellikle yaşlılık aylığının kabulü için öngörülen sigortalılık süresi yönünden çalışanlar ile çalışmayanlar arasında adaletsiz ve haksız bir durum yaratır. Bu nedenle, işe giriş bildirgesinin verildiği ancak yasal diğer belgelerin bulunmadığı durumlarda çalışma olgusunu ortaya koyabilecek inandırıcı ve yeterli kanıtlar aranmalı, kamu düzenine dayalı bu tür davalarda hakim, görevi gereği doğrudan soruşturmayı genişleterek sigortalılık koşullarının oluşup oluşmadığını belirlemelidir. Bu yön, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555, 5.2.2003 gün 2003/21-35-64, 15.10.2003 gün 2003/21-634-572, 3.11.2004 gün 2004/21-480-579 ve 2004/21-479-578, 10.11.2004 gün 2004/21-538 ve 1.12.2004 gün 2004/21-629 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır.
    Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmeli, buna göre dönem bordrosunda yer alan ve davacının talep ettiği tarihte çalışması mevcut tanıklar ile gerektiğinde komşu işyerleri çalışanları olduğu kayıtlarla ya da kolluk yolu ile yaptırılacak araştırma ile belirlenen kimselerin beyanlarına başvurulmalı, sonucuna göre karar verilmelidir.
    Dosyadaki kayıt ve belgelerden; 01/06/1966 doğumlu davacının, bildirgedeki işe giriş tarihi olan 01/11/1983 tarihinde 17 yaşında olduğu, işe giriş bildirgesinin 26126.2594.0501 sicil numaralı, ... ünvanlı, Sanayi Ticarethaneler 6/8 ... adresindeki işyerinden 28/11/1983 tarihinde Kuruma verildiği, sigorta sicil numarasının 1983 yılı serilerinden olduğu, Bilirkişi tarafından imza incelemesinde kesin bir sonuca varılamadığı, aynı tarihli sigorta sicil kartı sureti sunulduğu, 2594. sicil numaralı, ... ünvanlı, Sanayi Sitesi 6. Blok No:3 ... adresindeki yedek parça satışı işyerinin 01/12/1967-14/08/1992 tarihleri arasında yasa kapsamında olduğu, 1983/1. dönem bordrosunda Bülent Avcu’nun ismi olduğu ancak dinlenmediği, komşu işyeri tanıklarının dinlendiği, ancak sigorta kayıtlarının getirtilmediği, davacının hizmet cetvelinde 2013 yılında 4/b isteğe bağlı sigortalılığının başladığı, 4/a çalışması olmadığı, eylemli çalışma olgusunun yeterli ve gerekli bir araştırmayla sağlıklı bir biçimde belirlenmeden davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır.
    Mahkemece yapılacak iş; 1983/1. dönem bordrosunda ismi bulunan ...’nun bordro tanığı olarak beyanına başvurmak, işverenin davacıyla akrabalığı olup olmadığını nüfus kayıtlarıyla sorgulamak, dinlenen komşu işyeri tanıklarının sigorta kayıtlarını veya vergi kayıtlarını getirterek beyanlarının içeriğini sorgulamak, Kurumdan, Belediye"den ve Vergi Dairesinden sorulmak suretiyle, ayrıca zabıta marifetiyle sağlıklı bir araştırma yaptırılarak başka komşu işverenler veya bu işverenlerin resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlarını tespit etmek, sonrasında bu işyerlerinde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu işyeri çalışanlarının kayıtlarını SGK’dan getirtmek, tanık olarak bilgilerine başvurmak, çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde 506 sayılı Yasanın 2, 6, 9 ve 79/8. maddeleri gereğince ortaya koyduktan sonra sonucuna göre karar karar vermekten ibarettir.
    Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
    O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve Bölge Adliye Mahkemesinin KARARI BOZULMALIDIR.
    G)SONUÇ: Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı 6100 sayılı HMK’nun 373/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 31/05/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.








    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi