Abaküs Yazılım
13. Daire
Esas No: 2017/362
Karar No: 2021/3033
Karar Tarihi: 27.09.2021

Danıştay 13. Daire 2017/362 Esas 2021/3033 Karar Sayılı İlamı

T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2017/362
Karar No:2021/3033


TEMYİZ EDENLER : 1. (DAVALILAR) - … Valiliği
VEKİLİ : Av. …
- … Köyü Muhtarlığı
… Köyü/…

2. MÜDAHİL (DAVALI YANINDA) … İnşaat
Turizm Taahhüt Pazarlama Nakliye Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Elektrik Üretim Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN_KONUSU : … İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Düzce İli, … Köyü tüzel kişiliğine ait köy sınırları içerisinde … Mevkiinde bulunan tapuda … pafta ve … sayılı parsel numarası ile kayıtlı olan taşınmazın satışına ilişkin … Köyü İhtiyar Heyeti tarafından alınan … tarih ve … sayılı açık artırma ve satış kararının, … tarih ve … sayılı ihale yapılmasına ilişkin kararın, … tarih ve … sayılı satış kararının ve bu satış kararının onaylanmasına ilişkin 08/06/2015 tarihli Düzce Valiliği işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi'nce verilen kararda, dava konusu … sayılı parselin davalı … Köyü adına tescilli tarla vasfında olduğu ve üzerinde hamam ve lokanta binasının bulunduğu, davacı şirket tarafından davalı … Köyü ile kira sözleşmesi imzalanarak HES projesi kapsamında 455 sayılı parsel üzerinde santral binasının planlandığı, davacı şirketin anılan parselin adına kamulaştırılması talebiyle 06/12/2011 tarihinde Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'na başvuruda bulunduğu, Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu'nun … tarih ve … sayılı kararıyla dava konusu taşınmaz ile ilgili olarak 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 30. maddesinin uygulanmasına karar verildiği, kamulaştırma süreci devam ederken dava konusu taşınmazın ihale suretiyle müdahil şirkete satışına karar verilmesi üzerine bakılan davanın açıldığının anlaşıldığı; mevzuat gereğince, köy tüzel kişiliğine ait taşınmazlar ancak Kanun'un aradığı şartlara sahip bulunan, yani köyde ikamet eden ve köy nüfusuna kayıtlı olup evi bulunmayan ihtiyaç sahiplerine satılabileceğinden, köy tüzel kişiliğine ait taşınmazın 442 sayılı Köy Kanunu'nun Ek 13. maddesinde aranan şartları taşımayan kişiye satılmasına ilişkin ihalede hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davalı Düzce Valiliği tarafından, dava konusu taşınmazın davacı tarafından gerçekleştirilecek HES projesi kapsamında 2011 yılında 3 yıllığına kiralandığı ve kira sözleşmesinin 17/11/2014 tarihinde sona erdiği, 442 sayılı Köy Kanunu'nda açık hüküm bulunmadığı için dava konusu taşınmazın satımı ile ilgili olarak İçişleri Bakanlığı'nın … tarih ve … sayılı görüş yazısı esas alınarak işlem tesis edildiği, söz konusu yazıda 442 sayılı Kanun'un 44/3. ve Ek 13. maddesi kapsamında olmayan taşınmazların köy derneği kararı alınarak kaymakamlığa onaylatılması sonrası kıymet takdir komisyonu marifetiyle değerinin tespiti edilmesi ve bitişiğindeki arsa ve bina sahibi ilgili kişiye satılmasının, bunların almaması durumunda rekabete açık ortamda satışının yapılmasının mümkün olduğunun belirtildiği, bu kapsamda belirtilen koşulların sağlanması üzerine köy ihtiyar heyetinin … tarih ve 40 sayılı işlemi ile dava konusu taşınmazın satışının yapıldığı, dava konusu taşınmazın öncelikle köydeki kişilere satılması gerektiği gerekçesiyle satış işlemi iptal edilmişse de, ilgili taşınmazın satışı köydeki kişilere askı yoluyla ilan edilmesine rağmen köyden kimsenin satın almak için başvurmadığı, işlemlerin hukuka uygun olduğu; davalı … Köyü tarafından; davacı köy sakini ve dava konusu işlemden doğrudan ya da dolaylı etkilenen olmadığından dava açmakta hukuki yararının bulunmadığı, davacının söz konusu taşınmaza ilişkin 3 yıllık kira sözleşmesi 17/11/2014 tarihinde sona erdikten sonra 10/06/2015 tarihinde satış işleminin yapıldığı, satış tarihinden 60 gün geçtikten sonra açılan davanın süresinde olmadığı, satışa konu taşınmazın termal su kaynağı bulunan tarihi ve turistik bir alan olduğu, üzerinde eski hamam ve eklentilerin yer aldığı, şehrin ve bölge halkının menfaatine uygun olarak termal tesis ve otel yapılmak üzere müdahil şirkete satıldığı, bu şirketin su kaynağını ruhsatlandırıp eski hamam ve eklentileri yıkarak yeni termal tesis için çalışmalara başladığı, anılan taşınmazda faaliyette bulunan davacı firma yetkilileri ve çalışanlarının köyde ilan edilen satıştan haberdar olmamalarının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, satış sonrası davacı firmanın bu taşınmazdaki faaliyetleri ile ilgili olarak 31/08/2015 tarihinde yapılan şikâyet üzerine Düzce İl Özel İdaresi yetkililerince 09/10/2015 tarihinde 3194 sayılı Kanun kapsamında kaçak yapı zaptının düzenlendiği, tüm bu resmî işlemlere rağmen bu yerin satışına ilişkin işlemden haberdar olmadıklarını belirterek Düzce Valiliğine yapılan başvuru neticesinde aldıkları cevaba istinaden dava açmakta kötü niyetli oldukları, satılan yerin 442 sayılı Kanun'un Ek 13. maddesi kapsamında olmadığı, davacı tarafından kiralama işlemi yapılırken taşınmazın üzerinde hamam ve eklentilerinin bulunduğunun, 3 yıllığına kiralanan termal alandaki taşınmazda bu kadarlık sürede kalıcı bir yapı olan elektrik santrali yapılamayacağının bilindiği, dolayısıyla davacının hukuk dışı ve hileli davranışlarda bulunduğu, kararın usul ve yasaya aykırı olduğu; davalı idareler yanında müdahil şirket tarafından; dava konusu satış işleminin usul ve yasaya uygun olduğu, davacının dava açma süresini geçirdiği ve dava açmakta hukuki yararının bulunmadığı, köy tüzel kişiliğinde ikamet etmediği ve idari işlemden hukuki durumunun etkilenmediği, dava konusu taşınmazı 3 yıllığına kiralayan ve kira sözleşmesi sona eren ve bu sürede santral binasını tamamlamayan davacı şirketin dava açmakta hukuki yararının bulunmadığı, davacının yapacakları termal tesisi engellemek için kötü niyetli davrandığı, kira sözleşmesi sonrasında 10/06/2015 tarihinde köy ortak kullanımında olmayan taşınmazın yasal yollar ile satın alındığı, anılan taşınmazın termal su kaynağı, eski hamam ve eklentilerinin bulunduğu bir alan olduğu, üst yapıları ile birlikte kendilerine satıldığı, su kaynağını ruhsatlandırıp eski hamam ve eklentilerini yıkarak yeni termal tesis için çalışmalara başlandığı, bu taşınmazda faaliyette bulunan davacı firma yetkililerinin ve çalışanlarının köyde ilan edilen satıştan haberdar olmamalarının hayatın olağan akışına aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, temyiz reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … 'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalılar ile davalılar yanında müdahilin temyiz istemlerinin reddine,
2. Dava konusu işlemlerin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali yolundaki … İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:… , K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalılara ve müdahile iadesine,
5. Dosyanın anılan Mahkeme'ye gönderilmesine,
6. 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 27/09/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.



Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


Avukat Web Sitesi