9. Hukuk Dairesi 2011/14513 E. , 2013/16313 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA :Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti, yıllık izin ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 20.06.1996 tarihinden itibaren davalı şirkette SIVA-MOZAİK-TESFİYE USTASI olarak çalışmakta iken, 30.08.2004 günü iş akdinin performans yetersizliği gerekçe gösterilerek feshedildiğini, işe giriş tarihinden beri 08.00-17.00 arası çalıştığını, haftanın 7 günü aynı şekilde çalıştığını, milli bayram günlerinde ve dini bayramlarda da en fazla 2 günü dışında aynı şekilde çalıştığını, akşam 17.00’dan sonraki çalışmalarının karşılığının zamsız ödendiğini, mazeret nedeniyle izinli olarak çalışılmayan günlerin ücretleri ile izinli dini bayram günleri ücretlerinin de maaşlarından kesildiğini, yıllık izinlerinin kullandırılmadığını, en son net ücretinin 690.000.000 TL olduğunu, yemek verildiğini iddia ederek, kıdem, ihbar tazminatı, fazla mesai, hafta tatili, yıllık izin ve genel tatil ücreti alacaklarının faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının iddiasının aksine 01.06.2004 tarihinden itibaren işyerini sürekli olarak terk ederek iş akdini hukuken kendisinin feshettiğini, davacının 25-26-27-28.05.2004 tarihlerinde izinsiz olarak işyerine sabahları geç gelip, öğleden sonraları izinsiz olarak vaktinden evvel işyerini terk ettiğini, 01.06.2004 günü aynı davranışı tekrarlayarak işe sabah saat 8 yerine dokuzda gelmesi nedeniyle takım çavuşu tarafından uyarıldığını, bunun üzerine davacının “sinkaf ederim böyle işi” diyerek işi kendisinin terk ettiğini ve müteakip günlerde de işe gelmediğini, bu hususları belgeleyen tutanakların ilişikte sunulduğunu, dilekçede öne sürüldüğü gibi 30.08.2004 tarihinde değil, 01.06.2004 tarihinde kendisinin işten ayrıldığını, işe başlama tarihinin ise 14.07.1999 olduğunu, sigorta belgeleri ve ücret bordrolarının bunu kanıtladığını, davacının gönderdiği ihtarnameye verdikleri cevapta da belirtildiği üzere davacının şirketin daimi kadrolu işçisi olmayıp, ihtiyaç doğduğunda işe çağrılan bir kimse olduğunu, işyerinde fasılasız istihdam edilmişliği olmadığını, değişik yıllarda değişik sürelerle kesintili olarak çalıştığını, her işe alınışta eskisinden ayrı ve bağımsız yeni hizmet akdiyle istihdam edildiğini, kendisinin de bu çalışma sistemine adapte olduğunu,... Çocuk Hastanesinde 04.03.2003-01.06.2004 arasında da davacının fasılasız çalışmadığını, çalışmasının sigorta belgelerine göre sırayla
30-1-58-120-120-120 günlük çalışmalar olduğunu, davacının gerçekte 7 ayı aşkın bir süre mezkur dönemde çalışmadığı halde, ciddi hasta olan eşinin SSK sağlık ve tedavi hizmetlerinden yararlanabilmesi için işyerinde sigortalı gösterildiğini, fakat çalışmadığı için kendisine herhangi bir ücret ödenmediğini, hiçbir zaman aralıksız 1 yıl çalışmadığını, davacının ücretinin brüt 423 milyon TL olduğunu, işyerinde hafta içi mesai toplamının 45 saat olduğunu, hafta tatillerinde, ulusal ve dini bayram günlerinde çalışılmadığını savunmuştur.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile kıdem tazminatı, yıllık izin, fazla mesai, ulusal bayram genel tatil ve hafta tatili ücreti alacaklarının tahsiline, ihbar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacının açtığı hizmet tespiti davasında çalışma süresi ve fesih tarihi itibariyle ücret seviyesi belirlenmiş ve davacının asgari ücretle çalıştığı kabul edilerek hüküm kurulmuştur. Hizmet tespiti davasındaki davacı iddiası ücret seviyesi ve hizmet süresinin eksik bildirildiği yönünde olup, asgari ücret üzerinden yapılan tespit davacı temyizi bakımından itirazlar yerinde görülmeyerek yüksek 10. Hukuk Dairesi tarafından onanmıştır. Bu durumda, çalışma süresi ve ücret seviyesi taraflar için kesinleşmiş olup, mahkemece bu husus gözetilmeden daha yüksek ücret iddiasına değer verilerek sonuca gidilmesi hatalıdır.
Yapılacak iş, hizmet tespiti kararındaki süre ve ücrete göre davacı işçi alacaklarının hüküm altına alınmasından ibarettir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 29.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.