23. Hukuk Dairesi 2015/9003 E. , 2018/3518 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince duruşmasız, davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de, duruşma isteminin pul yokluğundan reddine karar verilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, taraflar arasında ... 8. Noterliği’nce düzenlenen 28.09.2004 tarihli gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi imzalandığını, fakat davalının satış vaadine konu villaların tapusunu vermediğini ileri sürerek, gayrımenkulun rayiç bedeli üzerinden ödenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, villaların rayiç bedeli üzerinden uğradığını iddia ettiği zararın tazminini talep ettiğini, bu talebin müvekkili bakımından kabul edilirlikten yoksun olduğunu, müvekkilinin söz konusu sözleşmenin ifa edilmemesinde hiçbir kusurunun olmadığını, bu durumun yargı kararları ile sabit olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında düzenlenen satış vaadi sözleşmesinin vaat alacaklısına kişisel hak sağladığı, bu sözleşmenin yapılmasındaki amacın davacının ileride bir konut maliki olmasını temin etmek olduğu, sözleşmenin ifa olanağını olmadığından davacının mülkiyet hakkından mahrum kaldığı, dava tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı BK’nun 96. maddesi gereğince alacaklının hakkını kısmen veya tamamen elde edemediği durumlarda borçlu alacaklının zararını tazmin ile sorumlu olduğu, buradaki zararın müspet zarar olduğu, alacaklı davacı elde edemediği konutun ifanın imkansız olduğu yani davaya konu taşınmaza yönelik arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin feshedilmesine dair verilen kararın kesinleştiği tarihteki rayiç değerini davalı akidinden isteyebileceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 122.094,64 TL"nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ıslah edilen bakiye 92.094,64 TL"ye ıslah tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Davalı vekilinin temyiz itirazları yönünden;
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazları yönünden;
Dosya incelendiğinde, ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2004/777 E., 2005/356 K. sayılı dosyasında, dosyamızda davalı arsa sahibi ile dava dışı yüklenici arasında arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin feshine yönelik yargılama yapıldığı ve mahkemece sözleşmenin feshine karar verildiği, kararın 18.07.2007 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.
... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2009/360 E., 2010/270 K. sayılı dosyasında, davacı ile davalı arasında davaya konu villaların tapu iptali ve tesciline yönelik yargılama yapıldığı ve mahkemece talebin reddine karar verildiği, kararın 17.10.2011 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.
Bu durumda mahkemece, davacının ifa imkansızlığını tapu iptal ve tescil talebinde bulunduğu ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2009/360 E., 2010/270 K. sayılı dosyasının kesinleştiği tarihte öğrendiği kabul edilerek, davaya konu taşınmazın o tarihteki rayiç değerine göre hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1)numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, aşağıda yazılı peşin harcın temyiz eden davalıdan alınmasına, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 04.06.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.