Abaküs Yazılım
17. Hukuk Dairesi
Esas No: 2020/2108
Karar No: 2020/8665
Karar Tarihi: 17.12.2020

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2020/2108 Esas 2020/8665 Karar Sayılı İlamı

17. Hukuk Dairesi         2020/2108 E.  ,  2020/8665 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

    Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat davası üzerine yapılan yargılama sonunda, kararda yazılı nedenlerle, davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen hüküm, davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
    -K A R A R-
    Davacı vekili, davalı sürücü ..."nin kontrolünde olan ... plakalı kamyon ile müvekkillerinin içinde olduğu ... yönetimindeki aracın çarpıştığı, müvekkillerinin ağır yaralandıklarını yapılan ceza yargılamasında davalı ..."nin 6/8 oranında, kimliği ve aracı belirlenemeyen sürücünün 2/8 derecede kusurlu olduklarının belirlendiğini, hastaneden çıktıktan sonra tedbir için ... Asliye Hukuk Mahkemesine başvurduklarını fakat başvurdukları gün aracın maliki tarafından 09/01/1998 günlü 362 yevmiye nolu noter satış senedi ile davalı ..."ye, ..."nin de 20/01/1998 tarihinde adına tescil işlemi yapan davaya konu aracı 21/01/1998 tarihinde davalı ... Mot. Araç. Akar. San. Tic. Ltd. Şti"ne Noter aracılığı ile satışının yapıldığını, bu kazadan davalı ..."nin araç sürücüsü olarak 3. şahıslara verdiği tüm zararlardan dolayı sorumlu olduğunu, davalı Karayolları Garanti Fonu"nun davalı ... yönetimindeki ... poliçesi bulunmayan araç ve kimliği belirsiz sürücü nedeniyle poliçe limitinde sorumlu olduğunu, davalı ..."ın kazanın meydana geldiği soruşturmayı yöneten Cumhuriyet Savcısı olarak davaya konu araca tedbir koymadığından sorumlu olduğunu, ..."nın ise davalı ..."ın kişisel hatası ve ihmali sebebiyle sorumlu olduğunu, davalı ... Mot. Araç. Akar. San. Tic. Ltd. Şti"nin ise muvazaalı araç satış, alış ve tescil işlemlerinden dolayı sorumlu olduğundan toplam 8.285,00 TL maddi, 20.000,00 TL manevi zararınaraç hasarı için 535,00 TL, davacı ... için yapılan tedavi için 1.000,00 TL, yapılacak tedavi için 1.000,00 TL, iş ve güçten kalma kaybı ile kaybettiği müşteri portföyü sebebiyle zararı 2.000,00 TL, manevi 7.500,00 TL, davacı ... için yapılan tedavi için 1.500,00 TL, yapılacak tedavi için 1.000,00 TL, işgücü ve maddi kazanç kaybı 1.000,00 TL, manevi tazminat olarak 10.000,00 TL davacı ... için tedavi gideri 250,00 TL, manevi, 2.500,00 TL (davalılardan sorumluluk esaslarına göre ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla kaza tarihi olan 11/01/1998 tarihinden işleyecek yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
    Davalılar davanın reddini savunmuştur.
    Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davacı ... yönünden; meslekte kazanma gücü kaybı bedeli talebe bağlı kalınarak 1.000,00 TL"nin kaza tarihi 11/10/1998 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ..."den ve poliçe bedeli ile sınırlı kalmak üzere dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ..."ndan müştereken ve müteselsilen tahsili ile mirasçılarına yasal payları oranında ödenmesine, manevi tazminat bedeli 5.000,00 TL"nin kaza tarihi 11/10/1998 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ..."den alınarak mirasçılarına yasal miras payları oranında ödenmesine, fazla istemin reddine, araç hasarı ve SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderlerine yönelik talebin reddine, davacı ... yönünden; meslekte kazanma gücü kaybı bedeli talebe bağlı kalınarak 1.000,00 TL"nin kaza tarihi 11/10/1998 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ..."den ve poliçe bedeli ile sınırlı kalmak üzere dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ..."ndan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, manevi tazminat bedeli 7.000,00 TL"nin kaza tarihi 11/10/1998 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ..."den alınarak davacıya ödenmesine, fazla istemin reddine, SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderlerine yönelik talebin reddine, davacı ... ... yönünden; manevi tazminat bedeli 2.000,00 TL"nin kaza tarihi 11/10/1998 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ..."den alınarak davacıya ödenmesine, ... ... ve ... Mot. Araç. Akar. San. Tic. Ltd. Şti"ne yöneltilen davanın reddine, karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair ve davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
    2-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu"nun 31/1. maddesi gereği hakimin, uyuşmazlığın çözümü bakımından belirsiz veya çelişkili olan hususları taraflara açıklatıp davayı aydınlatma görevi bulunmaktadır.
    Davacı ... yönünden dava dilekçesinde, 535,00 TL araç hasar bedeli, 2.000,00 TL tedavi ve yol giderleri, 2.000,00 TL geçici iş göremezlik zararı, 7.500,00 TL manevi tazminat taleplerinde bulunmuştur. Mahkeme tarafından gerekçeli kararda davacının araç hasarı ve SGK tarafından karşılanmayan bedeller yönünden taleplerinin reddine, meslekte kazanma gücü kaybı yönünden 1.000,00 TL tutara hükmedilmiştir. Davacı vekili temyiz dilekçesinde müvekkili yönünden meslekte kazanma gücü kaybı tazminat talebinin bulunmadığını kurulan hükmün hatalı olduğunu ileri sürmüştür. Bu durumda mahkemece; HMK"nın 31. maddesinde düzenlenen hakimin davayı aydınlatma ödevi doğrultusunda, davacı vekiline talep edilen tazminatın neye ilişkin talep edildiğinin açıklattırılması, taleple bağlı bulunulduğu da gözönüne alınarak sonucuna göre talep hakkında karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi doğru görülmemiştir.
    3-Davacı ..., davacı ... ve davacı ... ... yönünden, dava dilekçesinde davaya konu kaza nedeniyle yapılan tedavi giderleri talep edilmişse de Mahkemece davacının ispatla mükellef olduğu ispat konusunda herhangi bir delil ibraz edilmediği gerekçesiyle reddedilmişse de dosyada davacıların tedavi giderlerine ilişkin hiçbir inceleme yapılmadığı anlaşılmıştır.
    25.02.2011 tarihinde yürürlüğe giren ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu"nun 98. maddesinde değişiklik yapan 6111 sayılı Kanun"un 59. maddesi ve geçici 1. maddesi gereği, trafik kazasından kaynaklanan tedavi giderleriyle ilgili asli sorumluluk dava dışı SGK"ya geçmişse de; SGK"nın sorumlu olduğu tedavi giderleri, anılan düzenlemelerde yer alan belgeli tedavi giderlerine ilişkindir. Belgesiz tedavi giderleri ve 6111 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik kapsamında olmayan (SGK"nın sorumlu olmadığı) tedavi giderleri yönünden trafik sigortacısının sorumluluğu devam etmektedir. 2918 sayılı Yasa"nın 98. maddesinde belirtilen tedavi giderleri yönünden sorumluluğun dava dışı Sosyal Güvenlik Kurumu"na geçtiğinde kuşku yoktur. Buna karşın belgesiz tedavi giderlerinden sigorta şirketinin, işleten ve sürücünün sorumlulukları devam etmektedir.
    Tedavi sırasında yapılacak belgesiz diğer zorunlu giderler de tedavi giderleri içerisinde yer almakta olup Bu giderlerin tamamının fatura ile kanıtlanması mümkün değildir. Bu konuda 818 sayılı BK 42/II (TBK.50) maddesi yol gösterici nitelikte olup aynı zamanda zararın gerçek miktarını belirleyecek olan hakime de bir görev yüklemektedir. ... İş Mahkemesi"nin 2001/236 Esas sayılı dosyasında Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından davacılara ödenen tedavi giderleri sebebiyle davalı sürücü ...ve ... aleyhine rücu davası açılarak karar verildiği ve kararın Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiği anlaşılmıştır. Mahkemece de tedavi giderleri konusunda herhangi bir araştırma yapılmamıştır. Bu durumda konusunda uzman bilirkişiden, davacıların kazadaki yaralanması ile tedavisinin mahiyeti, tedavi süresi ve şekli ile tedavi belgeleri ve Sosyal Sigortalar Kurumunun rücu davası da dikkate alınmak suretiyle, tedavi sürecinde yapılması muhtemel ve belgelenmemiş tedavi giderlerinin miktarı konusunda ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli bir rapor alınarak, oluşacak sonuca göre, belgesiz tedavi giderlerinden davalı sigorta şirketi ve sürücü-malikin sorumlu olduğu da gözetilmek suretiyle, davacı isteminin karara bağlanması gerekirken; eksik incelemeyle yazılı olduğu biçimde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
    4-Davacı ... tarafın araç hasarı talebinin HMK 266 md hükmüne göre doğru biçimde tespiti için,gerekli belgeler toplandıktan sonra alanında uzman bir makine mühendisi bilirkişiden, davacı aracının gerçek hasar bedeli ile bu hasarın onarılması için gerekli olan makul sürenin ne olduğu, onarım süresi içinde davacı aracı ile aynı vasıflarda bir aracın temini için davacının yapmak zorunda kalacağı masrafın miktarı konularında ayrıntılı, denetime elverişli bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile hüküm kurulması da doğru olmamıştır.
    5-Karayolu Trafik Kanunu’nun 91. maddesi gereği, KTK 85. maddesinde belirtilen, bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olması durumunda, poliçe limiti dahilinde işletenin sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere, mali sorumluluk sigortası yaptırılması zorunludur. Zorunlu mali sorumluluk sigortasının yaptırılmaması durumunda Sigortacılık Kanunu"nun 14. maddesi gereği, zorunlu mali sorumluluk sigortasının kaza tarihindeki limitleri dahilinde işletenin üçüncü kişilere karşı sorumluluğunu ... karşılayacaktır.
    Karayolları Trafik Kanununun 93. maddesi gereği zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları, teminat tutarları ile tarife ve talimatları Hazine Müsteşarlığının bağlı bulunduğu Bakanlıkça tespit edilir ve Resmi Gazetede yayımlanır. Yine sigortacılık yasası 11. madde hükmüne görede aynı husus açıklanmıştır. Böylece Hazine Müsteşarlığı kanundan aldığı yetki ile zorunlu sigorta genel şartlarını belirler. Kaza tarihi olan 11.01.1998 tarihinde sakatlanma için poliçe limiti 1.500,00 TL"dir.
    Mahkemece sorumluluk miktarının ihtilafa yol açmayacak şekilde açık ve net olarak hüküm fıkrasında belirtilmesi gerekirken infazda tereddüde yol açacak şekilde dava sonucunda hükmedilen tazminat miktarlarından davalı sigorta şirketinin poliçe limiti ile sınırlı olduğunun belirtilerek karar verilmesi isabetli olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
    6-Borçlar Kanunu"nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı"nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
    Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK 23/06/2004, 13/291-370)
    Yukarıda belirtilen hususlar dikkate alındığında, olay tarihinde davacı ..."ın kazada %25 kusurunun bulunması, %18,2 kalıcı maluliyeti, davalı ..."ın sol gözünü kaybetmiş olması ve %32,3 kalıcı maluliyeti kalması, araçta yolcu olarak bulunması ve diğer davalı ... ..."ın yolcu olması sebebiyle kusursuz oluşu dikkate alındığında davacılar lehine takdir olunan manevi tazminatların bir miktar az olduğu görülmüş ve hakkaniyete uygun bir manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
    SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin tüm ve davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2), (3), (4), (5) ve (6) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine, 492 Sayılı Harçlar Yasasının 13/J maddesi uyarınca davalı ... Bakanlığından harç alınmamasına 17/12/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi