13. Hukuk Dairesi 2016/24693 E. , 2018/7357 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün taraflar avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat ... ile davalı ... Koop. vekili avukat ..."un gelmeleriyle duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı kooperatifin avukatı olduğunu,davalıya bir kısım mahkeme dosyaları ve takip dosyalarında hukuki yardımda bulunulduğunu, aralarında yazılı bir sözleşme yapmadıklarını ancak sözlü anlaşmaya göre vekalet ücretinin ve masrafların davalı yanca karşılanması gerektiğini, ücret ve masrafları karşılanamadığı için haklı olarak istifa ettiğini, ardından ihtarla çekilmeyi bildirerek ödenmeyen ücretlerinin ödenmesini istediğini, buna rağmen ödeme yapılmadığından alacağın tahsili için icra takibi başlattığını, takibe haksız itiraz edildiğini ileri sürerek haksız itirazın iptaline, takibin devamı ile inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile itirazın kısmen iptaline, takibin toplam 17.584,37 TL üzerinden devamına,icra inkar ve kötüniyet tazminat taleplerinin reddine, karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Davacı, davalının vekili olarak takip ettiği dosyalara ilişkin vekalet ücretinin ve bir kısım masrafların ödenmediği gerekçesiyle vekillik görevinden istifa ettiğini ileri sürerek, davaya konu icra takibinin devamını istemiştir. Davalı kooparatif, yönetimin yeni olduğunu, eski yönetim tarafından açılmış davalar konusunda hiçbir bilgi verilmediğini, davacının da vermiş olduğu bir bilgi bulunmadığını, yaptıkları incelemede ... 8. İcra Müdürlüğü"nün 2009/7522 E.sayılı dosyasında avukatça tahsilat yapılmasına rağmen taraflarına ödenmediği, eğer istenen dosyalar arasında böyle dosyalar varsa bilirkişice hesaplamada mahsup yapılmasını, ayrıca 800 TL"lik bir masraf ödemesi yaptıklarına dair ellerinde kayıt bulunduğunu,bunun da mahsubunun yapılması gerektiğini savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Dosya kapsamında hukukçu bilirkişi Osman Şimşek"ten 3 adet rapor alınmış. Bu raporlarda istifanın haklı olup olmadığı değerlendirilmeksizin hesaplama yapılmıştır. Yapılan hesaplamalar taraflarca itiraza uğradığından yeni bir hukukçu bilirkişi Çiğdem Utku"dan rapor alınmıştır. Çiğdem Utku hazırladığı raporda öncelikle istifanın haklı olup olmadığının çözümlenmesi gerektiğini, davalının cevap dilekçesinde vekalet ücretlerini ve masraflarını ödedik yönünde savunması ve kanıtı bulunmadığını, istifanın haklı olup olmadığı konusunda değerlendirmenin bu ilkelere çerçevesinde mahkemeye ait olduğunu, eğer istifa haklı kabul edilirse taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığından akdi ücretin Avukatlık Kanunu 164/4 gereği %10 ile %20 arasında hesaplanması gerektiğini,karşı yan ücretinin ise tahsil edilebilirlik koşulları oluşmadığından bu aşamada hesaplanamayacağını rapor etmiştir. Davacı karşıyan vekalet ücreti yönünden tahsil edilebilirlik koşulunun aranmayacağını,önemli olanın istifanın haklı olup olmadığının belirlenmesi olduğu,yapılan hesaplamanın da hatalı olduğu itirazında bulunmuş, davalı kooperatif ise takip edilmeyen işler için ücret talep edemeyeceğini, bilirkişi tespitlerinin hatalı olduğunu ve harcamalar için kooperatif defterlerinin kontrol edilmesi gerektiği itirazında bulunmuştur. Her ne kadar mahkemece 2. bilirkişiden alınan son rapora itibar ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de; istifanın haklı olup olmadığı ne alınan bilirkişi raporlarında netleştirilmiş ne de mahkeme gerekçesinde istifanın haklı olup olmadığı belirtilmemiştir. Somut olayda avukatın akdi ve karşı yan ücretine hak edip etemeyeceğinin belirlenmesi istifanın haklı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Alınan bilirkişi raporları hüküm kurmaya yeterli nitelikte değildir. Ayrıca mahkemece bilirkişi raporuna yönelik itirazlar karşılanmaksızın eksik inceleme ile hüküm kurulması da hatalıdır. O halde mahkemece, öncelikle tarafların savunma ve itirazları karşılayacak mahiyette üçlü bir yeni bilirkişi kurulundan nedenlerini açıklayıcı, taraf itirazlarını karşılayacak mahiyette, Mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınarak, istifanın haklı olup olmadığının belirlenmesi, belirlenecek bu sonuca göre avukatın ücret ve masraf alacağının olup olmadığının tespit edilmesi ve yapılacak tespite göre alacağın varlığı ve miktarına yönelik bir karar verilmesi gerekirken, bu yön göz ardı edilerek, eksik incelemeye dayanılarak, yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre, tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan 1. bent gereği temyiz olunan kararın BOZULMASINA, 2. bent gereğince tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 1.630,00 TL duruşma avukatlık parasının karşılıklı alınarak birbirlerine ödenmesine, peşin alınan 29,20 TL harcın istek halinde davacıya iadesine, 229,25 TL harcından davalıya iadesine, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 27/06/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.