3. Ceza Dairesi 2019/12838 E. , 2019/12755 K.
"İçtihat Metni"Kasten basit yaralama ve basit tehdit suçlarından suça sürüklenen çocuk ...’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu"nun 86/2, 31/3 ve 52/2. maddeleri gereğince 800,00 Türk lirası ve 5237 sayılı Kanun’un 106/1 (2. cümle), 31/3 ve 52/2. maddeleri gereğince 400,00 Türk lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına, zararın giderilmediğinden bahisle şartları oluşmadığından 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına dair Sarıkamış Asliye Ceza Mahkemesinin 21.02.2008 tarihli ve 2006/315 Esas, 2008/8 Karar sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 18.04.2019 tarihli ve 2019/796 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 07.05.2019 tarihli ve 2019/46066 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre her ne kadar Sarıkamış Asliye Ceza Mahkemesince "sanığın işlediği suçu kabul etmemesi, işlediği suç nedeniyle müştekinin uğradığı zararı karşılamadığının anlaşılmış olması ve karşılamama istek ve kararlılığını bildiren beyan ve davranışları dikkate alınarak" şeklindeki gerekçeyle hükmün açıklanmasının geriye bırakılması cihetine gidilmemiş ise de, sanığın sabıkasız oluşu, sabit görülen fiillerinin maddi ve ölçülebilir nitelikte zarar getirmeye elverişle olmaması karşısında hükmün açıklanmasının geriye bırakılmasının objektif şartlarında hataya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK"nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Suça sürüklenen çocuk hakkında basit yaralamadan kurulan hükme yönelik kanun yararına bozma isteminin incelenmesinde;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.03.2012 tarihli ve 2011/842 Esas, 2012/100 Karar sayılı, 10.04.2012 tarihli 2011/479 Esas, 2012/145 Karar sayılı ve 08.05.2012 tarihli 2011/449 Esas ve 2012/186 Karar sayılı kararlarında da belirtildiği üzere; suça sürüklenen çocuğun katılana yönelik eylemi neticesinde katılanın basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralanmasına neden olduğu, bununla ilgili katılan tarafından sarfedilen en azından hastaneye gidiş geliş masraflarının ödenmesi yönünde herhangi bir girişimde bulunmadığı, katılanın şikayetinin devam ettiği, suça sürüklenen çocuk tarafından katılanın zararlarının giderildiğine dair dosya kapsamında bilgi ve belge bulunmadığından ve ayrıca suça sürüklenen çocuk 21.02.2008 tarihli oturumda zararı karşılamak istemediğini ve karşılamayacağını bildirdiğinden suça sürüklenen çocuğun 5271 sayılı CMK"nin 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının objektif koşullarından olduğu kabul edilen suçun işlenmesiyle mağdurun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesi şartının yerine getirilmediği anlaşılmaktadır.
Açıklanan bu nedenle mahkemenin suça sürüklenen çocuk hakkında 5271 sayılı CMK’nin 231. maddesinin uygulanmamasında isabetsizlik bulunmadığından Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görülmeyerek basit yaralama suçu yönünden kanun yararına bozma talebinin REDDİNE,
2) Suça sürüklenen çocuk hakkında basit tehditten kurulan hükme yönelik kanun yararına bozma isteminin incelenmesinde;
Basit tehdit suçundan Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; Sarıkamış Asliye Ceza Mahkemesinin 21.02.2008 tarihli ve 2006/315 Esas, 2008/8 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK"nin 309/4. maddesi gereğince kanun yararına BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.06.2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.