15. Ceza Dairesi 2019/12659 E. , 2021/3291 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : 1- Sanıklar ......, ..., ... ve ... hakkında; nitelikli dolandırıcılık suçundan; beraat
2- Sanıklar ..., ..., ... hakkında;
a- TCK’nın 158/1-e, 43, 62, 52/2, 53. maddeleri gereğince mahkumiyet
b- TCK.nın 207/1, 43, 62, 53. maddeleri gereğince mahkumiyet
3- Sanık ..., ..., ..., ..., hakkında;
a- TCK’nın 158/1- e, 62, 52/2-4, 53. maddeleri gereğince mahkumiyet
b- TCK"nın 207/1, 62, 53. maddeleri gereğince mahkumiyet
4- Sanık ... hakkında; TCK"nın 207/1, 62, 51. maddeleri gereğince mahkumiyet
5- Sanık ... hakkında özel belgede sahtecilik suçundan hükmün açıklamasının geri bırakılması kararı
Nitelikli dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçundan sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...’nun mahkumiyetine, özel belgede sahtecilik suçundan sanık ...’ın mahkumiyetine ilişkin hükümler sanıklar ..., ..., ..., ... ile ... müdafileri, sanıklar ..., ..., ..., ... ve katılan vekili tarafından, nitelikli dolandırıcılık suçundan sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...’nun beraatine ilişkin hükümler katılan vekili tarafından, sanık ... hakkında özel belgede sahtecilik suçundan hükmün açıklamasının geri bırakılması kararı sanık ... müdafi tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Hükmolunan ceza miktarına nazaran sanıklar ... ve ... müdafisinin duruşmalı inceleme talebinin 5320 sayılı Kanun"un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK"un 318. maddesi uyarınca reddine karar verilerek yapılan incelemede;
Sanıklar ... ve ..."nın ortağı olduğu Akasya Boya Kimya Tekstil San. Tic. Ltd. Şti’den, işyeri müdürü sanık ..."in iştiraki ile gerçekte çalışmadıkları halde diğer sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ..."nun sigorta bildirimlerinin yaparak toplam 8.669,35 TL kamu zararına neden oldukları, iş yeri hakkında 13/12/2009 tarihinde katılan kurum tarafından yapılan denetimde; söz konusu işyerinde 2008 yılı Mart ayından sonra üretimin yapılmadığının tespit edildiği, bu şekilde sanığın nitelikli dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçunu işlediği iddia edilen olayda;
1- Sanık ... hakkında özel belgede sahtecilik suçundan hükmün açıklamasının geri bırakılması kararına ilişkin sanık ... müdafinin temyiz talebinin incelenmesinde;
5271 sayılı CMK"nın 231.maddesine göre verilen ve davayı sonuçlandırıcı nitelikte olmayan "hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına" ilişkin kararlara karşı aynı Kanunun 231/12. maddesine göre itiraz yolu açık olup temyiz olanağı bulunmadığından ve 5271 sayılı CMUK"nın 264. maddesi uyarınca kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunda merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmayacağından, sanık müdafinin temyiz dilekçesinin itiraz dilekçesi olarak kabulü ile görevli ve yetkili ilk derece mahkemesince itirazlar konusunda inceleme yapılması için, dosyanın incelenmeksizin mahalline gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na İADESİNE,
2- Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...’nun nitelikli dolandırıcılık suçundan beraat hükümlerine ilişkin katılan vekilinin temyiz talebinin incelenmesinde;
Sanıkların savunmaları, Sosyal Güvenlik Kontrol Memurluğu Raporu ile dosya içeriğine göre; sanıkların kurumun denetim imkanını ortadan kaldıracak mahiyette hileli bir hareketinin bulunmaması, kurumun kendisine bildirilen işyerlerini ve işe giriş bildirgelerini denetleme yetkisinin her zaman bulunması, sanıkların sigorta primlerini katılan kuruma yatırmış olması halinde 5510 sayılı Kanun"un 89. maddesince primlerin irat kaydedileceği, aynı Kanun"un 96. maddesince de yapılan sağlık harcamalarının da geri alınacağının düzenlenmiş olması, primlerin yatırılmamış olması halinde de katılan kurumun alacaklarını her zaman tahsil etme imkanının bulunması nedenleriyle katılan kurumun zararından da bahsedilemeyeceği, bu sebeplerle sanıklara atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığı anlaşılmakla, bu gerekçelere dayanan mahkemenin beraat hükümlerinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılama sonunda yüklenen suçun yasal unsurları oluşmadığı gerekçe gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin her hangi bir nedene dayanmayan temyiz itirazlarının reddiyle beraate ilişkin hükümlerin ONANMASINA,
3- Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...’nun nitelikli dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçundan mahkumiyet, sanık ...’ın özel belgede sahtecilik suçundan mahkumiyet hükümlerine ilişkin sanıklar ..., ..., ..., ... ile ... müdafileri, sanıklar ..., ..., ..., ... ve katılan vekilinin temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Sanık ...’in söz konusu işyerinin gerçek bir işyeri, çalışmaların ise gerçek çalışmalar olduğuna, sanıklar ..., ..., ..., ...’nun suça konu iş yerinde çalıştıklarına, sanıklar ..., ... ve ...’ın suç kasıtlarının bulunmadığı ve atılı suçları işlemediklerine ve aksi ispat edilemeyen savunmaları, suça konu iş yerinin Ticaret ve Vergi Kanunu kapsamında kurulmuş gerçek bir iş yeri olması, tanık anlatımları, katılan kuruma ait denetleme raporu, SGK kayıtları ve tüm dosya kapsamına göre; suça konu işyerinin gerçek bir işyeri olması, sanıkların kurumun denetim imkanını ortadan kaldıracak mahiyette hileli bir hareketinin bulunmaması, kurumun kendisine bildirilen işyerlerini ve işe giriş bildirgelerini denetleme yetkisinin her zaman bulunması, sanıkların sigorta primlerini katılan kuruma yatırmış olması halinde, 5510 sayılı Kanun"un 89. maddesince primlerin irat kaydedileceği, aynı kanunun 96. maddesince de yapılan sağlık harcamalarının da geri alınacağının düzenlenmiş olması, primlerin yatırılmamış olması halinde de katılan kurumun alacaklarını her zaman tahsil etme imkanının bulunması nedenleriyle katılan kurumun zararından da bahsedilemeyeceği, bu sebeplerle sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...’nun nitelikli dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçunun, sanık ...’ın üzerine atılı özel belgede sahtecilik suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı ve sanıkların mahkumiyetlerine yeter kesin delil bulunmadığı anlaşılmakla, sanıklar hakkında beraat hükümlerinin tesisi yerine yazılı şekilde mahkumiyetlerine hükmolunması,
Kabule göre de;
a- Yapılan sahtecilikte aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdir ve tayininin hakime ait olduğu da dikkate alınarak, söz konusu belgelerin mahkeme heyeti tarafından incelenip özelliklerinin zapta geçirilmesi, bu şekilde, sahtecilikte aldatma kabiliyeti bulunup bulunmadığının tespitinden sonra sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdirinin gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde mahkumiyet hükümlerinin kurulması,
b- 5237 sayılı TCK.nın 53. maddesinin (1), (2) ve (4) numaralı fıkralarıyla ilgili olarak Anayasa Mahkemesi"nin verdiği 08.10.2015 tarihli ve E.2014/140, K.2015/85 sayılı kısmi iptal kararının, 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete"de yayımlanarak yürürlüğe girdiğinden koşullarının oluşup oluşmadığının değerlendirilmemesi,
Kanuna aykırı olup, sanıklar ..., ..., ..., ... ile ... müdafileri, sanıklar ..., ..., ..., ... ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun"un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi uyarınca, hükümlerin BOZULMASINA, 22/03/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.