20. Ceza Dairesi 2018/4696 E. , 2019/1499 K.
"İçtihat Metni"Yüksek Adalet Bakanlığı"nın, “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçundan sanık ... hakkındaki İzmir 29. Asliye Ceza Mahkemesinin 21/09/2017 tarihli ve 2017/76 esas ve 2017/379 karar sayılı kararının kanun yararına bozulması istemi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 11/06/2018 tarihli ihbar yazısı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı.
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
A) Konuyla İlgili Bilgiler:
1-Şüpheli ... hakkında “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçundan İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen soruşturma sonucunda, 04/09/2014 tarihli 2014/62004 soruşturma ve 2014/331 sayılı kararı ile beş yıl süre ile kamu davası açılmasının ertelenmesine, bir yıl süreyle tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği,
2-İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’nca kararın gereğinin ifası için 30/09/2014 tarihinde Elbistan Denetimli Serbestlik Müdürlüğü’ne gönderildiği, 30/09/2014 tarihli çağrı yazısının şüpheliye 15/10/2014 tarihinde tebliğ edildiği, müdürlüğe başvurmaması üzerine evrakın İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderildiği,
3-İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’nca dava açılmasının ertelenmesi kararının kaldırılarak 16/02/2015 tarihli, 2014/62004 soruşturma, 2015/5689 esas ve 2015/4655 sayılı iddianame ile sanık hakkında TCK’nın 191/1-2 ve 53. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle sanık hakkında kamu davası açıldığı,
4-Yapılan yargılama sonucunda İzmir 29. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 31/03/2015 tarihli, 2015/210 esas ve 2015/195 sayılı kararı ile; sanığın TCK’nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 6545 sayılı Yasanın 68. maddesi ile değişik TCK’nın 191/1 ve CMK’nın 231/5.maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, CMK"nın 231/8.maddesi uyarınca 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 24/04/2015 tarihinde itiraz edilmeden kesinleştiği,
5-Sanığın 22/11/2015 tarihinde işlediği basit yaralama suçundan, İzmir 38. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 26/01/2017 tarihli, 2016/683 esas ve 2017/52 sayılı kararı ile; sanığın TCK’nın 86/2, 86/3-e, 29/1 maddeleri uyarınca 1800 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar veren mahkemeye ihbarda bulunulmasına karar verildiği, kararın kesin nitelikte olduğu,6-İhbar üzerine kanun yararına bozmaya konu İzmir 29. Asliye Ceza Mahkemesinin 21/09/2017 tarihli ve 2017/76 esas, 2017/379 sayılı kararı ile; sanığın TCK’nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve sanık hakkında TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına karar verildiği, kararın 24/11/2017 tarihinde Tebligat Kanunu 21. maddesine göre tebliğ edilerek 04/12/2017 tarihinde istinaf edilmeksizin kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
B) Kanun Yararına Bozma İstemi:
Kanun yararına bozma istemi ve ihbar yazısında;
28/06/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun"la değişik 5320 sayılı Kanun"un geçici 7. maddenin 2. fıkrasında yer alan, “Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 191 inci maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi tedbiri uygulanmayan kişilerle ilgili olarak 191 inci madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir.” şeklindeki düzenleme ile, 6545 sayılı Kanun öncesi dönemde soruşturma aşamasında hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu"nun 191. maddesinin 2. fıkrası uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmeden ve dolayısı ile denetimli serbestlik ve gerekli görülmesi halinde tedavi tedbiri uygulanmadan dava açılmış olan sanık hakkında soruşturma aşamasında uygulanmamış olan denetimli serbestlik ve gerekli görülmesi halinde tedavi tedbirinin kovuşturma aşamasında mahkeme tarafından hükmün açıklanmasının geri bırakılması yolu ile uygulanması amaçlanmakta olup, bu durumda 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu"nun 231. maddesindeki genel kurallar değil, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu"nun 191. maddesindeki özel hükümlerin uygulanması gerektiği, buna göre de hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içinde TCK’nın 191/4. maddesindeki kuralların geçerli olacağı anlaşıldığından, sanığın ancak kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmamakta ısrar etmesi veya tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, hallerinde hüküm açıklanabilecektir." şeklinde belirtildiği üzere, sanık hakkında verilen hükmün açıklanması koşullarının 5271 sayılı Kanun"un 231. maddesine tâbi olmadığı ve 5237 sayılı Kanun"un 191/4. maddesinde yeralan; "a) Kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi, b) Tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması, c) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması..." hallerinde hükmün açıklanmasına karar verilebileceği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir..” denilerek 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu"nun 309. maddesi uyarınca İzmir 29. Asliye Ceza Mahkemesinin 21/09/2017 tarihli ve 2017/76 esas, 2017/379 karar sayılı kararının bozulması istenilmiştir.
C) Konunun Değerlendirilmesi:
“Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçundan 5237 sayılı Kanun’un 191/1. maddesi gereğince sanık hakkında verilen mahkûmiyet hükmünün, 5271 sayılı Kanun’un 231/5. maddesi gereğince açıklanması geri bırakılmasına karar verilmesinden sonra sanık hakkında verilen hükmün açıklanması koşullarının 5271 sayılı Kanun"un 231. maddesine tâbi olmadığı, 5237 sayılı Kanun"un 191/4. maddesinde yer alan,
""a) Kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi,
b) Tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması,
c) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması..." hallerinde hükmün açıklanmasına karar verileceği gözetilmeden hükmün açıklanmasına karar verilmesi kanuna aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
D) Karar:
Açıklanan nedenlerle;
İzmir 29. Asliye Ceza Mahkemesinin 21/09/2017 tarihli ve 2017/76 esas, 2017/379 karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK"nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA, aynı Kanun"un 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için, dosyanın Adalet Bakanlığı"na sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı"na gönderilmesine,12/03/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.