
Esas No: 2017/8115
Karar No: 2017/18394
Karar Tarihi: 11.09.2017
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2017/8115 Esas 2017/18394 Karar Sayılı İlamı
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 4650 sayılı kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10.maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay"ca incelenmesi, taraf vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- K A R A R –
Dava 4650 sayılı kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10.maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Tarım arazisi niteliğindeki ... Köyü ... ada ... parsel ve ... ada ... parsel sayılı taşınmazların olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri üzerinden bilimsel yolla değerinin tesbit edilmesi yöntem olarak doğrudur. Ancak;
1-Dava konusu tarım arazi niteliğindeki taşınmazla aynı bölgede bulunan 04.10.2012 tarihi itibariyle değerlendirilen bir başka taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti davasının kapatılan 18.Hukuk Dairesince yapılan temyiz incelemesinde (... Asliye Hukuk Mahkemesi"nin 2014/569 -2015/152 Kapatılan 18.Hukuk Dairesinin 2015/14202 esas -13651 karar sayılı) hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda sulu arazide münavebeye buğday, saman, t.fasülye, d.biber,enginar alınarak, bedel tespit edilmesine ve münavebe planı uygun bulunmasına rağmen, dava konusu dosyada münavebe planında 1. yıl buğday, 2.yıl fasülye, 3.yıl biber, 4.yıl karalahana ürününün alınması suretiyle bedel tespit edilmiş olması,
2-Sulu tarım arazisi niteliğindeki taşınmazın değeri belirlenirken Dairemizin yerleşmiş uygulamalarına göre % 4 oranında kapitalizasyon faizi uygulanması gerekirken, bu oranın % 5 olarak kabulü ile az bedel tespiti,
Doğru görülmemiştir.
Taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, davalılardan peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, 11/09/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.