1. Ceza Dairesi 2018/1817 E. , 2019/3878 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten ve tasarlayarak insan öldürme, öldürmeye teşebbüs, 6136 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM : ... hakkında; Abdülcebbar"ı öldürme suçundan;
TÜRK MİLLETİ ADINA
Toplanan deliller, karar yerinde incelenip, sanıklar ..., ..., ... ve ...’un maktuller... ve ... ile mağdur ... ...’a yönelik eylemleri ile sanık ...’un 6136 sayılı Yasaya muhalefet suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suçların niteliği tayin, takdire ilişen cezaları azaltıcı sebeplerin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre, verilen hükümlerde bozma nedenleri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, temyiz dilekçeleri ve duruşmalı incelemedeki katılan sanık ... müdafiinin temyiz dilekçesi ve duruşmalı incelemedeki, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii ve sanık ... müdafiinin sübuta, vasfa, delillerin hatalı değerlendirildiğine, keşif yapılması gerektiğine, eksik inceleme yapıldığına, HTS kayıtlarının hatalı olduğuna, katılanlar vekilinin suç vasfına, eylemin tasarlandığına, takdiri indirim uygulanmamasına ve sair hususlara yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle,
A)- Sanık ... hakkında 6136 sayılı Yasaya muhalefet suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün tebliğnamedeki düşünce gibi ONANMASINA,
B)- Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında maktuller... ve ...’a yönelik kasten öldürme, mağdur ...’a yönelik nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin incelenmesinde;
Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre; kardeş olan maktuller ve mağdur ile sanık ... ve tefrikli sanık ... arasında ikamet ettikleri köyde sulama suyu ile alakalı itilaftan kaynaklı husumet bulunduğu, ...’in kardeş olan sanıklar ..., ... ve ...’ın dayılarının oğlu olup aynı zamanda ...’in kayınbiraderleri oldukları, tarafsız tanığı bulunmayan olayda, aşamalarda çelişkili beyanlarına itibar edilmeyen mağdur ... ile yine kendi aralarında ve aşamalarda çelişkili savunmalarda bulunan sanıkların beyanlarının karşı tarafı suçlayıcı inkar mahiyetinde olduğu; bu nedenle beyanlara itibar etmek mümkün olmamakla birlikte; maktul ve mağdurların ... il merkezinde sanıklarla karşılaştıklarında aralarında bir tartışma ve ... çıktığının anlaşıldığı, bu ... sırasında sanık ...’in sol el ve sol uyluk bölgesinden tabancayla, sanık ...’ın ise sırtından ... akciğere nafiz olacak şekilde yaralandıkları, aynı kavgada, sanıklardan biri veya birden fazlasının açtığı ateş sonucunda maktul ...’ın biri bitişik atış olmak üzere 6 yerinden maktul...’nın ise 3 yerinden tabancayla vurularak öldürüldükleri, olay yerinde bulunduğu anlaşılan mağdur ...’in yara almadan kaçarak kurtulduğu, maktuller ve sanık ... de toplam 11 adet isabet bulunduğu halde olay yerinde iki ayrı silaha ait beş kovanın ele geçip silahların ele geçmediği anlaşılan olayda;
a)- Eylemin başından sonuna kadar fikir ve eylem birliği içerisinde birlikte hareket edip, bir kısmı silahlı olup kavgaya dahil oldukları anlaşılan sanıklar ..., ..., ...’ın kasten öldürme ve kasten öldürmeye teşebbüs fiilleri üzerinde hakimiyet kurarak eyleme asli fail sıfatıyla katıldıkları ve TCK"nin 37/1. maddesi kapsamında sorumlu tutulmaları gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde sanık ...’in maktul ...’a yönelik eylemi dışındaki tüm sanıkların TCK"nin 39. maddesi kapsamında sorumlu tutulmaları suretiyle eksik cezalar tayini,
b)- Mağdur ile sanıkların itibar edilmeyen karşılıklı suçlayıcı beyanları dışında olayın nasıl ve ne şekilde başladığı, ilk haksız hareketin hangi taraftan ve kimden geldiği hususunda belirsizlik bulunduğu, bununla birlikte her iki tarafın silahlı olup kavganın iki grup arasında silahlı çatışma şeklinde cereyan ettiği anlaşılan olayda; haksız tahrik yönünden oluşan şüphenin sanıklar lehine yorumlanması ve olayda kullanılan silahların niteliği, ölüm ve yaralanmaların meydana gelmiş olması karşısında her bir sanık için haksız tahrik hükümleri uygulanarak cezalardan makul düzeyde indirimler yapılması suretiyle TCK"nin 29. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
c)- Nüfus kaydına göre 03/04/1994 doğumlu olan mağdur ..."in suç tarihinde 18 yaşını ikmal ederek ... vasfından çıktığı nazara alınmadan, sanıklar hakkında uygulama yeri bulunmayan TCK"nin 82/1-e maddesinin uygulanması suretiyle fazla cezalar tayini,
Bozmayı gerektirmiş olup sanıklar müdafiilerinin ve katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden kısmen re"sen de temyize tabi hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA, cezaların miktarı ve temyiz incelemesi dışında tutuklulukta geçen sürelere göre tutuklu sanıkların tahliye taleplerinin ve sanık ... hakkındaki yakalama kararının kaldırılması talebinin reddine, 24/09/2019 günü oy birliği ile karar verildi.
24/09/2019 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet savcısı ..."ın huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanıklar ..., ... ve ... müdafii Avukatlar ..., ... ve ..."ın yokluklarında 26/09/2019 gününde usulen ve açık olarak anlatıldı.