3. Ceza Dairesi 2019/4230 E. , 2019/13179 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Katılan sanıklar ... ve ...."ın temyiz istemlerinin "sanık" sıfatı ile kendileri hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik olduğu anlaşılmakla yapılan incelemede;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) Sanık ... hakkında katılan ..."a karşı kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmü yönünden; katılan hakkında Elbistan Devlet Hastanesinde görevli KBB uzmanı tarafından düzenlenen ve hükme esas alınan 13.03.2014 tarihli adli raporda, burun kemiğindeki kırığın hayat fonksiyonlarını orta derecede etkileyeceği belirtildiği ancak; kemik kırığının hayat fonksiyonlarını kaçıncı derecede etkilediğinin rakamsal olarak belirtilmediği anlaşılmakla, katılanın geçici ve kesin raporları ile yaralanmasına ilişkin tüm tıbbi evrakları en yakın Adli Tıp Şube Müdürlüğüne gönderilerek, kırığın derecesini de içerir şekilde 5237 sayılı TCK"nin 86. ve 87. maddelerinde belirlenen ölçütlere uygun rapor aldırılması ve sonucuna göre kırık artırım oranının belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2) Katılan sanıklar hakkında karşılıklı yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükümleri yönünden; katılan sanıkların olayın çıkış sebebini ve gelişimini farklı şekilde anlattıkları, tanıkların da olayın ne şekilde başladığını yeterince aydınlatmadıkları anlaşılmakla, olayın çıkış sebebi ve gelişimi üzerinde durularak ilk haksız hareketin kimden geldiğinin tespitine çalışılması; bunun mümkün olmaması halinde Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarih ve 2002/4-238 Esas - 367 sayılı Kararı uyarınca ve bu kararla uyumlu Ceza Dairelerinin yerleşmiş ve süreklilik gösteren kararlarında kabul edildiği üzere, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediğinde, şüpheli kalan bu halin sanıklar lehine 5237 sayılı TCK"nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin asgari seviyede (1/4) oranında uygulanmasını gerektirdiğinin gözetilmemesi,
3) Sanık ... hakkında katılan ..."ya karşı kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmü yönünden; sanık hakkında tekerrüre esas alınan Gölcük Sulh Ceza Mahkemesinin 14.09.2012 tarih ve 2007/405 Esas - 2012/611 Karar sayılı ilamıyla sanığın 5237 sayılı TCK"nin 106/1-1. cümlesi gereğince tehdit suçundan cezalandırılmasına karar verildiği ancak; 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete"de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun"un 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK"nin 253. maddesi gereğince uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenerek, tekerrüre esas alınan suçun da uzlaşma kapsamına alındığı anlaşılmakla; TCK"nin 2. ve 7. maddeleri de gözetilerek, sanık hakkında tekerrüre esas alınan ilama ilişkin uzlaştırma işlemi yapılıp yapılmadığı mahkemesinden sorularak ve sanığın adli sicil kaydına konu tekerrüre esas olabilecek başka ilamının bulunup bulunmadığı da değerlendirilerek sonucuna göre TCK"nin 58. maddesinde düzenlenen mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanıp uygulanmayacağının belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
4) Katılan sanıklar hakkında karşılıklı yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükümleri yönünden; Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete"de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas - 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK"nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun"un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun"un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden ceza miktarı itibariyle CMUK"un 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 19.06.2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.