3. Ceza Dairesi 2019/4806 E. , 2019/13214 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1) Sanık hakkında tekerrüre esas alınan Gölcük 2.Asliye Ceza Mahkemesince verilmiş 2008/187 Esas, 2010/236 Karar sayılı mahkumiyete konu suçun 5237 sayılı TCK"nin 106/1-1. cümlesinde yazılı tehdit suçuna ilişkin olduğu ve mezkur suçun, 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete"de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun"un 34.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK"nin 253. maddesi uyarınca uzlaşma kapsamına alındığı nazara alınarak, 5237 sayılı TCK"nin 2. ve 7. maddeleri de gözetilerek, sanık hakkında tekerrüre esas alınan hükme ilişkin uzlaştırma işlemi yapılıp yapılmadığı mahkemesinden sorularak, uzlaşmanın sağlanması halinde bu suçun tekerrüre esas alınamayacağı, ancak sanığın adli sicil kaydında başka tekerrüre esas hüküm olup olmadığı tespit edilip sonucuna göre, sanık hakkında TCK"nin 58. maddesinde düzenlenen tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
2) Sanık hakkında hüküm kurulurken, 5237 sayılı TCK"nin 87/1-son maddesi uyarınca belirlenen 3 yıl hapis cezası üzerinden, TCK"nin 29. maddesi gereğince (1/4) oranında indirim yapıldığında sonuç cezanın "2 yıl 3 ay" yerine "2 yıl 6 ay" olarak hatalı hesaplanması, bu ceza üzerinden TCK"nin 62. maddesi gereğince (1/6) oranında takdiri indirim yapıldığında ise sonuç ceza olarak "1 yıl 10 ay 15 gün hapis" yerine "2 yıl 1 ay hapis" cezasına hükmedilmek suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini,
3) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete"de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas - 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK"nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun"un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun"un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme gibi BOZULMASINA, 19.06.2019 gününde oy çokluğuyla karar verildi.
MUHALİF ŞERHİ
Sanık ..."ın müştekinin abisinin evinde sıva yaptığı sırada aralarında çıkan tartışma neticesinde müştekinin kafasını duvara vurmak, suretiyle yüzde sabit iz olacak şekilde yaralaması nedeniyle TCK"nin 86/1, 87/1 c son ve 58 maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verilen olayda;
1 nolu bozma sebebiyle ilgili olarak; Sanığın sabıkasında yer alan mahkumiyet hükmü ile ilgili olarak, sonradan yürürlüğe giren yasa hükümleri uyarınca uyarlama yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiği ileri sürülebilirsede; YCGK"nin 14.06.2011 gün ve 60-126-ile 100-127 sayılı kararlarında; belirtilen araştırmanın infaz aşamasında yapılmasının olanaklı bulunduğu, Cumhuriyet savcılığınca tekerrüre esas alınan ilam ile ilgili olarak gerektiğinde mahkemesinden uyarlama yargılamasının istenebileceği, aksinin kabulü halinde davaların sabıka kaydında yer alan ilamların uyarlama yargılamalarının sonuçlarının beklenmesi için gereksiz yere uzayacağı ve bunun sonucunda da zamanaşamınına uğramasına ve sabıkası bulunan sanıklar ile sabıkasız olan sanıklar arasında yargılama sürecine ilişkin olarak oluşacak adeletsizliklere neden olacağı sonucuna ulaşılmıştır.
2 nolu bozma sebebiyle ilgili olarak; Mahkemece sanığa verilen cezanın hesaplanması sırasında hesap hatası yapılarak fazla ceza tayin edildiği, bu durumun yeniden yargılamayı gerektirmediği gibi hakimin takdir yetkisine giren bir konuda olmadığından düzeltilmesi gerekir.
Sonuç olarak; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2011/214 Esas 2011/270 Karar sayılı, 2012/10-8 Esas 2012/193 Karar sayılı 211/10-215 Esas 2011/279 karar sayılı kararlarıda nazara alındığında, kanun koyucunun temel amacı davaları mümkün olan en kısa sürede bitirmektir. Burada mahkeme hükmünün bozulmasında hiç bir hukuki yarar mevcut olmayıp; aksine bozma kararı adaletin gerçekleşmesinin gecikmesi müeyyidenin etkisizleşmesi hatta dava zamanaşımının gerçekleşmesi gibi olumsuzluklara sebep olacaktır.Bu nedenlerle 1.nolu bozma düşüncesinin infazda nazara alınmasının, 2 nolu bozmanın ise düzeltilerek hükmün onanması düşünçesinde olduğumdan çoğunluğun bozma düşüncesine katılmıyorum.