
Esas No: 2021/3160
Karar No: 2021/3843
Karar Tarihi: 06.07.2021
Danıştay 10. Daire 2021/3160 Esas 2021/3843 Karar Sayılı İlamı
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2021/3160
Karar No : 2021/3843
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLLERİ : Huk. Müş. Av. …
Huk. Müş. Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Endokrinolojisi Bilim Dalı başkanlığını yürütmekte iken, çocuk endokrinolojisi yan dal uzmanlığına ilişkin tanı koyma ve reçete yazma yetkisinin kaldırılmasına dair işleme karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün ... tarih ve E… sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; uyuşmazlıkta, davacının Hacettepe Üniversitesinde 1990 yılında çocuk sağlığı ve hastalıkları alanında uzmanlık eğitimini tamamladığı, 1990-1991 yılları arasında öğretim görevlisi olarak görev yaptığı, üniversite tarafından çocuk endokrinolojisi yan dal eğitimi için ABD SUNY (The State Unıversity of New York)'a gönderildiği, 1995 yılında Maimonides Sağlık Merkezinde çocuk endokrinolojisi üst ihtisasını tamamladığı ve dönüşünde ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalında göreve başladığı ve aynı yıl içinde Üniversite Senatosu kararı ve YÖK'ün onayı ile ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Endokrinolojisi Bilim Dalını kurduğu ve halen Endokrinoloji Bilim Dalı Başkanlığını sürdürdüğü, dava dilekçesi ekinde pasaport suretlerinin sunulduğu ve Amerika Birleşik Devletlerinde eğitim yaptığı sürelere ilişkin giriş ve çıkış kayıtlarının bulunduğu, davacının uzmanlık eğitimini Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliği'nin yürürlüğe girmesinden çok önce yaptığı, söz konusu Yönetmeliğin incelenmesinden ise Bakanlığın her ne kadar uzmanlık eğitimine veya uzmanlık belgesine ilişkin belgeleri inceleme yetkisi ve yabancı ülkelerde yapılan uzmanlık eğitiminin o ülkenin usul ve esaslarına uygun olarak yapılıp yapılmadığını araştırma yetkisi bulunsa da, davacının uzmanlık eğitimini o ülkenin usul ve esaslarına göre yapıp yapmadığı konusunda herhangi bir ihtilaf olmadığı, bu nedenle de kanıtlayıcı her türlü belge ve dokümanın davacıdan istenmesinin yerinde olmadığı, ayrıca davacının söz konusu belgeleri ibraz ettiği, söz konusu belgelerin doğruluğunda herhangi bir şüphe hasıl olması durumunda ise davalı idarenin denklik işlemlerinde izlenilen usul ve esaslara göre davacının uzmanlık eğitimini yaptığı Maimonides Sağlık Merkezi ile yazışma yaparak durumu açıklığa kavuşturabileceği ve uzmanlık eğitimine ilişkin belgelerin aslına ulaşılabileceği sonucuna varıldığından dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu, kararın kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı belirtilerek davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacının çocuk endokrinolojisi yan dal uzmanlığının bulunmadığı, ihtilafın bu durumdan kaynaklandığı, yurt dışında yapılan uzmanlık eğitiminin denkliğinin Türkiye'de kabul edilmesine ilişkin usul ve esasların öteden beri tıpta uzmanlık mevzuatında düzenlendiği, davacı tarafından sunulan belgelerin konsolosluk onaylı olmadığı, bu nedenle talep hakkında değerlendirme yapılamadığı, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davacı tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Diğer taraftan, dava konusu işlem, davalı idare tarafından yapılan inceleme neticesinde bazı bilgi ve belgelerin eksik olması sebebiyle davacının denklik talebinin değerlendirilememesine ilişkin olup, işbu kararın, doğrudan davacının çocuk endokrinolojisi yan dal uzmanlığı denklik talebinin kabulü sonucunu doğurmayacağı açıktır. Bu durumda, davacının denklik talebinin ilgili mevzuat kapsamında aranan diğer şartları taşıyıp taşımadığına ilişkin olarak yapılacak değerlendirmenin ardından yeniden bir işlem tesis edilmesi mümkündür.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin iptaline ilişkin .... İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçe de eklenmek suretiyle ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın .... İdare Mahkemesine gönderilmesine, artan posta ücretinin istemi halinde davalıya iadesine, 06/07/2021 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Tıp ve diş hekimliği alanlarında uzmanlık eğitimi, uzmanlık belgelerinin verilmesi ve Tıpta Uzmanlık Kurulunun çalışma usul ve esaslarını belirlemek amacıyla 26/04/2014 tarih ve 28983 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan ve dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliğinin Beşinci Bölümünde "Yurt Dışında Yapılan Uzmanlık Eğitiminin Denklik İşlemleri" düzenlenmiştir.
Yönetmeliğin "Uzmanlık eğitiminin ve belgelerin incelenmesi" başlıklı 23. maddesinde "(1) Yurt dışında uzmanlık eğitimi vermeye yetkili olan bir sağlık kurumunda uzmanlık eğitimi veya uzmanlık belgesi almış olanların talepleri halinde, yabancı ülkedeki Türk misyon şefliklerince veya ilgili yabancı ülkenin Türkiye’deki misyon şefliğince onaylanmış uzmanlık eğitimine ilişkin belgeleri Bakanlıkça incelenir.
(2) Bakanlık, yabancı ülkelerde yapılan uzmanlık eğitiminin o ülkenin usul ve esaslarına uygun olarak yapılıp yapılmadığını araştırır, kanıtlayıcı her türlü belge ve dokümanın verilmesini isteyebilir.
(3) (Değişik:RG-9/4/2015-29321) Uzmanlık eğitiminin bir yıldan fazlasını Türkiye'de yapmış olan Türk vatandaşlarının denklik işlemlerinde, Türkiye'de yapılan eğitim süresinin bir yıldan fazlası dikkate alınmaz." hükümlerine yer verilmiştir.
Aynı Yönetmeliğin 24. maddesinde uzmanlık belgesi almamış olanlar hakkında yapılacak işlemler ile 25. maddesinde ise uzmanlık belgesi almış olanlar hakkında yapılacak işlemler düzenlenmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, davacının ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı öğretim üyesi olduğu ve halen anılan Üniversitenin Çocuk Endokrinolojisi Bilim Dalında başkanlık yaptığı, Sağlık Bakanlığının ÇKYS-Doktor Bilgi Bankası uzmanlık tescil kayıtlarının incelenmesi sonrasında çocuk sağlığı ve hastalıkları ana dalında 19/02/1990 tarihinde uzman olduğu ve 28607 uzmanlık tescil numarasıyla kaydının 03/05/1990 tarihinde yapıldığı, "çocuk endokrinolojisi" yan dal uzmanlığına ilişkin tescil kaydının ise bulunmadığının tespit edilmesi üzerine, çocuk endokrinolojisi ile ilgili tanı koyma ve reçete yazma yetkisinin kaldırıldığı, bunun üzerine Üniversite tarafından davalı idareye yetkinin tekrar verilmesi için başvuruda bulunulduğu, davalı idare tarafından ise davacının Amerika Birleşik Devletlerinde tamamlamış olduğu çocuk endokrinolojisi uzmanlık eğitimine ilişkin denklik işlemlerinin başlatılabilmesi için istenilen belgelerin Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü Tescil ve Denklik İşlemleri Dairesi Başkanlığı'na gönderilmesi halinde gerekli değerlendirmenin yapılacağının … tarih ve … sayılı yazı ile Üniversiteye bildirildiği, bu arada davacı tarafından yapılan 21/01/2020 tarihli CİMER başvurusu ile de çocuk endokrinolojisi yan dal uzmanlığı ile ilgili denklik işlemlerinin yapılarak tanı koyma ve reçete yazma hak ve yetkisinin talep edildiği, yapılan inceleme neticesinde "çocuk endokrinolojisi" yan dal uzmanlık eğitimi ile ilgili yurt dışından alınan belgelerin Konsolosluk tasdikli olmadığı ve yurt dışı giriş-çıkış kaydının bulunmadığının tespit edildiği, bu nedenle dilekçe hakkında işlem yapılamadığı, istenilen belgelerin gönderilmesi halinde denklik talebinin yeniden değerlendirileceğinden bahisle dava konusu işlemin tesis edilmesi üzerine anılan işlemin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Davacı tarafından denklik ve tescil işlemleri için davalı idareye başvuruda bulunulan tarihte yürürlükte olan Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliğinin 23. maddesinde açıkça yurt dışında uzmanlık eğitimi vermeye yetkili olan bir sağlık kurumunda uzmanlık eğitimi veya uzmanlık belgesi almış olanların talepleri halinde, yabancı ülkedeki Türk misyon şefliklerince veya ilgili yabancı ülkenin Türkiye’deki misyon şefliğince onaylanmış uzmanlık eğitimine ilişkin belgelerin Bakanlıkça inceleneceği hüküm altına alınmış olup, buna göre uzmanlık eğitiminin denklik ve tescil işlemlerinin yapılabilmesi ve davalı idare tarafından yabancı ülkelerde yapılan uzmanlık eğitiminin o ülkenin usul ve esaslarına uygun olarak yapılıp yapılmadığının araştırılabilmesi için ön koşulun, yabancı ülkedeki Türk misyon şefliklerince veya ilgili yabancı ülkenin Türkiye’deki misyon şefliğince onaylanmış uzmanlık eğitimine ilişkin belgelerin sunulması olduğu sonucuna varılmaktadır.
Davacı tarafından sunulan belgelerin ise, konsolosluk onaylı olmadığı, noterden tasdikli olduğu görülmekte olup, buna göre mevzuatta belirlenen yabancı ülkedeki Türk misyon şefliklerince veya ilgili yabancı ülkenin Türkiye’deki misyon şefliğince onaylanmış olma şartının karşılanmadığı, bu nedenle davalı idare tarafından gerekli değerlendirmelerin yapılamadığı görülmektedir.
Bu durumda, davacı tarafından denklik ve tescil işlemleri için gerekli olan belgelerin usulüne uygun olarak sunulmadığı, bu haliyle davalı idare tarafından anılan hususta herhangi bir değerlendirme yapılabilmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile temyize konu kararın bozulması gerektiği oyuyla çoğunluk kararına katılmıyorum.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.