1. Hukuk Dairesi 2016/1612 E. , 2019/1967 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacılar vekili tarafından yasal süre içerisinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 19.03.2019 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacılar vekili Avukat ... ile temyiz edilen davalı ... vekili Avukat ... geldiler, davetiye tebliğine rağmen temyiz edilen davalılar ... vd. vekili Avukat, İhbar olunan ..., ihbar olunan ... gelmediler yokluklarında duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
-KARAR-
Dava, yolsuz tescil hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir.
Davacılar, ...5. İcra Müdürlüğü"nün 2004/7847 ve ... 1. İcra Müdürlüğü"nün 2004/3036 talimat sayılı dosyaları ile satışa çıkarılan dava konusu 13235 parsel sayılı taşınmazın 120/400 payının 24.09.2007 tarihinde mirasbırakanları ...’a ihale edildiğini, ihalenin 2013 yılında kesinleştiğini ancak 60/400 payın davalılar adına tescil edildiğini, 120/400 pay üzerinde haciz şerhi bulunmasına rağmen davalılar adına yapılan tescillerin yolsuz olduğunu ileri sürerek davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile adlarına tesciline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı idare, yargı kararı ile tesis edilmiş olan mülkiyet hakkının iptali hususunda tapu sicil müdürlüğünün yetkili olmadığını, idareye husumut yöneltilemeyeceğini, davalı ... ve ...; tescillerin hükmen yapıldığını, yolsuz tescil iddiasının yerinde olmadığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davalılar tarafından satış vaadine dayalı tapu iptal tescil davalarının açılmasıyla tapu kayıtlarına ihtiyati tedbir şerhi konulduğu, sonradan yapılan ihale ile hükmen tescil kararlarının iptalinin mümkün olmadığı, davalı ... sicil müdürlüğünün de davalı sıfatı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişmeli taşınmazın dava dışı Mustafa Altıntaş adına kayıtlı 120/400 payına ...5. icra Müdürlüğünün 7847 sayılı takip dosyası ile 09.05.2004 tarihinde haciz koyulduğu ve haczin 15.06.2004 tarihinde tapu kaydına şerh edildiği, 24.09.2007 tarihinde bu payın davacıların mirasbırakanına ihale edildiği ve ihalenin 11.04.2013 tarihinde kesinleştiği, 24.09.1999 tarihinde Bakirkoy 15. Noterliğince düzenlenen taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayalı olarak ...4. Tüketici Mahkemesi"nin 13/06/2005 dava tarihli, 2008/599 Esas-2009/136 sayılı Kararı ile 13235 parsel sayılı taşınmazdaki dava dışı... adına kayıtlı olan 120/400 payın 30/400 payının iptali ile bu payın davalı ...adına tesciline karar verildigi; aynı tarihli diğer satış vaadi sözleşmesine dayanılarak ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan 17.11.2009 dava tarihli, 2009/837 Esas-2011/276 sayılı Karar ile 13235 parseldeki ... adına kayıtlı 30/400 payın iptali ile davalı ... adına tesciline karar verildigi, her iki kararın da hükmen tescil ile tapuda infaz edildiği anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere, 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu 1000.maddesine göre tapu kütüğüne esas itibarıyla mülkiyetin veya sınırlı ayni hakların iktisabına veya bunların kaybedilmelerine ilişkin tesciller yazılır. Geniş anlamda tescil ise TMK." nın 1008.maddesine göre taşınmaza ilişkin kütüğe yazılan mülkiyet, irtifak hakları ve taşınmaz yükleri ile rehin haklarıdır.Nitekim kütük sahifesinde mülkiyet, rehin ve irtifak hakları sütunları dışında bir de “şerh” ve “beyanlar” adı altında iki sütun daha vardır. Şerhten amaç; ilişkin bulunduğu hukuki durumu üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilir hale getirmek, hukuki duruma aleniyet kazandırmaktır. Bu yönü ile şerh bir bakıma ayni etki özelliğini gösterir. İcra ve İflas Kanunun 91. maddesi hükmünce taşınmazın haczi ile tasarruf hakkı, Türk Medeni Kanununun 1010./1-2 maddesi anlamında kısıtlanmış olur. Yine TMK’nın 1010. maddesine göre, tasarruf yetkisi kısıtlamaları şerh verilmekle taşınmaz üzerinde sonradan kazanılan hakların sahiplerine karşı da ileri sürülebilir. Çünkü, haciz şerhinden amaç bu şerhlerin konulduğu tarihten sonra alacaklının haklarını o taşınmaz mal üzerinde sonradan hak edineceklere karşı korumak ve üçüncü kişilerin uyarılmasını sağlamaktır.
Öte yandan, TMK’nın 705. maddesinde düzenlendiği üzere, taşınmazın mülkiyetinin kazanılması tescille olur. Ancak miras, mahkeme kararı, cebri icra ve kamulaştırma halleri ile kanunda öngörülen diğer hallerde mülkiyet tescilden önce kazanılır.
Somut olaya gelince; çekişmeli paya 15.06.2004 tarihinde konulan haciz, davalılar tarafından açılan tapu iptal ve tescil davalarından önce tapuda şerh edilmiş olup davalıların dava dışı... ile akdettitkleri satış vaadi sözleşmelerinin ise tapu kaydına şerh edilmediği kayden sabittir. Diğer taraftan davalıların açtıkları tapu iptal ve tescil davaları ile söz konusu haczin tapu kaydından terkinine de karar verilmemiştir.
Hal böyle olunca, TMK’nın 705 ve 1010. maddeleri dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.
Davacı yanın yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulüyle, hükmün 6100 sayılı HMK"nun geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 Sayılı HUMK."nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 02.01.2019 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince gelen temyiz eden davacılar vekili için 2.037.00.-TL. duruşma vekâlet ücretinin temyiz edilenlerden alınmasına, peşin alınan harcın temyiz edene geri verilmesine,19/03/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.