Abaküs Yazılım
10. Daire
Esas No: 2020/2995
Karar No: 2021/3759
Karar Tarihi: 05.07.2021

Danıştay 10. Daire 2020/2995 Esas 2021/3759 Karar Sayılı İlamı

T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2020/2995
Karar No : 2021/3759

TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- …
2- …
VEKİLLERİ : Av. …

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ : Av. …

TEMYİZ EDEN MÜDAHİL
(DAVALI YANINDA) : …
VEKİLİ : Av. …

DİĞER MÜDAHİLLER
(DAVALI YANINDA): 1- …
VEKİLİ : Av. …
2- …

İSTEMLERİN_KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, davacılar, davalı idare ve davalı yanında müdahillerden … tarafından aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacılar tarafından, davalı idareye bağlı Gaziosmanpaşa Taksim ve Bağcılar Eğitim ve Araştırma Hastanelerinin acil servislerinde uygulanan tedavi neticesinde kızları …'in 13/11/2014 tarihinde vefat etmesinde idarenin hizmet kusuru bulunduğundan bahisle 2.000,00 (miktar artırım ile 97.207,51 TL) maddi (destekten yoksun kalma) ve 500.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 502.000,00 (miktar artırım ile 597.207,51) TL tazminatın ölüm tarihi olan 13/11/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; ilgililer hakkında yürütülen ceza soruşturması kapsamında olaya yönelik olarak Adli Tıp 1. İhtisas Kurulunca düzenlenen 28/09/2016 tarihli rapor doğrultusunda idarenin bütünlüğü ilkesi gereği hizmet kusurun varlığının sabit olması karşısında, davacıların zararının karşılığı tazminata hükmedilmesi gerektiği, oluşan maddi tazminat miktarları yönünden aktüerya tazminat hesabı bilirkişisi tarafından hazırlanan 22/06/2018 tarihli bilirkişi raporunda, davacı …'in nihai kazanç kaybının 41.364,93 TL, davacı …'in nihai kazanç kaybının 55.842,58 TL olduğu yönünde görüş bildirildiği, söz konusu tutarın, dava dilekçesinde talep edilen toplam 2.000,00 TL kısmı için davalı idareye başvuru tarihi olan 08/02/2017 tarihinden, artırılan 95.207,51 TL kısım için miktar artırım dilekçesinin davalı idareye tebliğ tarihi olan 18/07/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacılara ödenmesi gerektiği, olayın vuku buluş şekli, davacıların kızlarının vefat etmesi nedeniye duydukları elem ve ızdırabın bir nebze de olsa karşılığı olarak davacı baba …'e 50.000,00 TL, davacı anne …'e 50.000,00 TL olmak üzere 100.000,00 TL manevi tazminatın, davalı idareye başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu ... İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu belirtilerek davacılar, davalı idare ile davalı yanında müdahillerden … ve … tarafından yapılan istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
I- Davacılar tarafından; Dava konusu olayda ağır hizmet kusuru bulunduğu, hükmedilen manevi tazminat tutarının çok az olduğu, hükmedilen tazminata olay tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
II- Davalı idare tarafından; Usul hukuku yönünden davanın süresi içinde açılmadığı, esas yönünden ise olayda hizmet kusurunun bulunmadığı, epikriz raporu olmadan 112 ekibinin hastayı devralamayacağı, Adli Tıp Kurumu raporunda da fiil ile sonuç arasında kesin illiyet bağının kurulamadığı, dikkat ve özen yükümlülüklerinin yerine getirildiği, manevi tazminata niteliği gereği faiz yürütülemeyeceği ileri sürülmektedir.
III- Davalı yanında müdahillerden … tarafından; Epikrize bağırsak perforasyonu ve pnömotoraks tanılarını yazarak 112 ekibine verdiği, aksinin abesle iştigal olacağı, sevk işlemlerinin hızla gerçekleştirildiği, küçüğün özafagus perforasyonu ve buna bağlı göğüs boşluğu enfeksiyonu nedeniyle vefat ettiği, bunun tomografide görünmediğinden anlaşılamayacağı, ölüm nedeni dikkate alındığında pnömotoraks tanılı epikrizin Bağcılar Eğitim ve Araştırma Hastanesine ulaşmamasının sonucu etkilemeyeceği, manevi tazminata faiz yürütülemeyeceği ileri sürülmektedir.

TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Davacılar tarafından, davanın süresinde açıldığı, ceza soruşturması neticesinde düzenlenen iddianamenin tebliği ile idari eylemi öğrendikleri, olayda ağır hizmet kusurunun bulunduğu, karşı tarafın temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuş olup, davalı idare ve davalı yanında müdahiller tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …

DÜŞÜNCESİ : Bakılan davada, davacılara ödenecek maddi tazminatın miktar artırımına ilişkin dilekçe ile artırılan tazminat miktarı yönünden de yasal faizin başlangıç tarihinin ön karar için davalı idareye yapılan başvuru tarihi olduğu, bu nedenle miktar artırım dilekçesinin davalı idareye tebliğ edildiği tarihten itibaren faiz işletilmesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bu kısmının bozulması, diğer kısımları usul ve hukuka uygun olduğundan onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacıların, davalı idarenin ve davalı yanında müdahillerden Pervin Sarıkaya'nın temyiz istemlerinin reddine,
2. Davanın kısmen kabulü kısmen reddi yolundaki … İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine, artan posta ücretinin istemi halinde taraflara iadesine, 05/07/2021 tarihinde esas yönünden oy birliğiyle, miktar artırımına konu maddi tazminat miktarına işletilecek yasal faizin başlangıç tarihi yönünden ise oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi.

(X)- KARŞI OY :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 13. maddesinde, idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gerektiği kuralı yer almakta olup, anılan maddede, idari eylemler nedeniyle uğranılan zararın tazmini için idareye başvuruda bulunulmasının, dava ön şartı olarak öngörülmesi ve zararın idare tarafından en erken bu tarihte sulhen ödenebilecek olması nedeniyle yargı yerince hükmedilecek tazminat miktarına, ön karar için idareye yapılan başvuru tarihi, görevli olmayan adli yargıda dava açılması halinde adli yargıda dava açıldığı tarih itibarıyla yasal faiz uygulanması, Danıştay’ın yerleşik içtihatlarıyla kabul edilmiştir.
Dava şartı olan ön karar için idareye yapılan başvuruda ihlal edilen hakkın yerine getirilmesinin istenilmesi esas olup, idare ile işin esasında ihtilafa düşüldükten, başka bir ifadeyle idare tazminat istemi karşısında direnmeye (temerrüde) düşürüldükten sonra davacının tazminat miktarını dava açarken serbestçe tayinine hukuki bir engel bulunmamaktadır. Nitekim Danıştay’ın yerleşik içtihatları da bu doğrultudadır.
AİHM tarafından, devletin sorumluluğuna ilişkin tam yargı davalarında talep edilen tazminatın daha yüksek olduğunun dava devam ederken anlaşılması durumunda, davacıya talep edilen miktarı arttırma hakkı verilmemesinin adil yargılanma hakkının ihlali olarak kabul edilmesi nedeniyle istemle bağlı olma kuralının sebep olduğu hak kayıplarının giderilmesi amacıyla 2577 sayılı Kanun'un 16. maddesinin 4. fıkrasına 30/04/2013 tarihinde yürürlüğe giren 6459 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile, “Ancak, tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktar, süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabilir ve miktarın artırılmasına ilişkin dilekçe otuz gün içinde cevap verilmek üzere karşı tarafa tebliğ edilir.” cümlesi; aynı Kanun'un 5. maddesi ile de, 2577 sayılı Kanuna Geçici 7. madde olarak, “Bu maddeyi ihdas eden Kanunla, bu Kanunun 16. maddesinin dördüncü fıkrasına eklenen hüküm, kanun yolu aşaması dahil, yürürlük tarihinde derdest olan davalarda da uygulanır.” cümlesi eklenmiştir.
Aktarılan düzenlemeyle, nihai karar verilinceye kadar harcı ödenmek ve bir defaya mahsus olmak üzere, “süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin” dava dilekçesinde gösterilen tazminat miktarının artırılmasına imkan verilmektedir. Böylelikle, artırılan miktar açısından da dava dilekçesinin verildiği tarihteki hukuksal koşullar geçerli bulunmaktadır.
Yapılan bu açıklamalar karşısında, miktar artırımına ilişkin dilekçenin yeni bir dava niteliğinde olmayıp mevcut davada talep edilen tazminat miktarının ıslah suretiyle artırımına olanak sağlayan yasal bir hakkın kullanımına ilişkin olduğu da göz önünde bulundurulduğunda, artırılan tazminat miktarı yönünden davanın kabul edilmesi halinde, yasal faizin başlangıcının bu miktar yönünden de, idarenin uyuşmazlığın esasında ihtilafa, bir başka anlatımla temerrüde düştüğü tarih olduğu; aksi bir durumun hakkaniyete aykırı olacağı sonucuna varılmaktadır.
Bu itibarla, olayda, davacılara ödenecek maddi tazminatın miktar artırımına ilişkin dilekçe ile artırılan tazminat miktarı yönünden de yasal faizin başlangıç tarihinin ön karar için davalı idareye yapılan başvuru tarihi olduğu, artırılan tazminat miktarına miktar artırım dilekçesinin davalı idareye tebliğ edildiği tarihten itibaren faiz işletilmesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bu kısmının belirtilen gerekçe ile bozulması gerektiği oyuyla çoğunluk kararına bu yönden katılmıyoruz.



Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


Avukat Web Sitesi