Abaküs Yazılım
9. Hukuk Dairesi
Esas No: 2016/10669
Karar No: 2019/22378
Karar Tarihi: 16.12.2019

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2016/10669 Esas 2019/22378 Karar Sayılı İlamı

9. Hukuk Dairesi         2016/10669 E.  ,  2019/22378 K.

    "İçtihat Metni"


    MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

    Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

    YARGITAY KARARI

    A) Davacı İsteminin Özeti:
    Davacılar vekili, davacılar murisinin davalı işyerinde 11/10/2003-24/07/2014 tarihleri arasında kaloriferci ve acil hizmetlisi olarak asgari ücretle çalıştığını, ayrıca bir öğün yemek ve yol ücreti verildiğini, bir gün 16 saat çalışıp 48 saat izin kullandığını, hafta sonları 24 saat nöbet tuttuğunu, haftalık 56 saat çalışmaya rağmen fazla mesai alacaklarının ödenmediğini, iş akdinin ölümle sona erdiğini iddia ederek, kıdem tazminatı ile ulusal bayram genel tatil ücreti, fazla mesai ücreti ve yıllık izin ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
    B) Davalı Cevabının Özeti:
    Davalı vekili, davanın usul yönünden reddini talep ettiklerini, idarelerin ihtiyaç duydukları mal ve hizmetleri alınacak hizmet ve malın niteliğine göre Kamu İhale Kanunu ya da Devlet İhale Kanunu"nda öngörülen usullere göre tedarik ettiklerini, müvekkili kurumun kendisinin işin bir bölümünde bizzat işçi çalıştırmadığını, müvekkilinin sadece ihale makamı olup asıl işveren olmadığını, davacılar murisi belirli süreli iş sözleşmeleriyle çalıştığından kıdem tazminatı ve yıllık izin ücretine hak kazanmadığını, fazla mesai ve resmi tatil ücreti alacaklarının varlığının kabulü halinde dahi bu taleplerin zamanaşımına uğradığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
    C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
    Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
    D) Temyiz:
    Kararı yasal süresi içinde davalı vekili temyiz etmiştir.
    E) Gerekçe:
    1-Anayasa’nın 138 ve 141. maddeleri uyarınca Hakimler, Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanı kanaatlerine göre hüküm verirler ve bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır. Bu gerekçede hukuki esaslara ve kurallara dayanmalı, nedenleri açıklanmalıdır.
    Diğer taraftan 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK.’un 27. Maddesinde hukuki dinlenilme hakkı kurala bağlanmıştır. Hukukî dinlenilme hakkı, Anayasanın 36. maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının en önemli unsurudur. "Hukuki Dinlenilme Hakkı" gereğince davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hakkın yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içermektedir. Mahkemeler, kararlarını somut ve açık bir şekilde gerekçelendirmek zorundadırlar. Eksik, şeklî ve görünüşte gerekçe yazılması adil yargılanma hakkının (hukukî dinlenilme hakkının) ihlâlidir.
    HMK.’un 297. maddesinde de, verilecek hükümde tarafların iddia ve savunmalarının özetinin, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususların, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delillerin, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesinin, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin yer alması gerektiği açıkça vurgulanmıştır. Kararın gerekçesinde maddi olay saptanmalı, hukuki niteliği ve uygulanacak hukuki kurallar belirlenmeli, bu konuda gerekli inceleme ve delillerden söz edilmeli, hukuk kuralları somut olaya uygulanmalı ve sonunda hüküm kurulmalıdır. Maddi olgularla hüküm fıkrası arasındaki hukuki bağlantı da ancak bu şekilde kurulabilecek, ayrıca yasal unsurları taşıyan bu gerekçe sayesinde, kararların doğruluğunun denetlenebilmesi mümkün olacaktır.
    Somut uyuşmazlıkta, Mahkemenin gerekçeli kararında bu dava ile hiç bir ilgisi olmayan açıklamalara yer verilmiştir. Örneğin davacının ihbar tazminatı talebi olmadığı halde "..davacının kıdemi itibariyle kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı kabul görmüştür." denilmiş, yine dosyada tek davalı olduğu halde iki davalı varmış gibi "..her iki davalı açısından da haklı herhangi bir neden olmaksızın belirsiz süreli iş aktini feshetmeleri nedeniyle işçilik alacaklarından sorumlu oldukları kabul edilmiştir. .." şeklinde ifadelere yer verilmiştir. Ayrıca gerekçede davalının zamanaşımı itirazının neden dikkate alınmadığına ilişkin bir açıklamaya da yer verilmemiştir.
    Mahkemenin gerekçeli kararının içerik itibarı ile dosyaya özgü olmadığı çok açıktır.
    Yukarıdaki açıklamalar karşısında bir bütün ve dosyaya özgü olması gereken gerekçeli kararda dosya ile ilgisiz açıklamalar yer almakta olup, bu husus aynı zamanda belgelendirmeyi de bozucu nitelikte olduğundan hatalıdır.
    2-Kabule göre ise;
    a) Davalı vekilinin davaya karşı süresi içinde zamanaşımı def"inde bulunmasına rağmen, zamanaşımı def"i değerlendirilmeden karar verilmesi isabetsizdir.
    b) Davacılar vekili murisin çalışma sistemine ilişkin olarak dava dilekçesinde “bir gün 16 saat çalışıp 48 saat izin kullandığı, hafta sonları da 24 saat nöbet tuttuğu” şeklinde iddiada bulunmuş olup, bilirkişi denetime elverişsiz şekilde davacıların talebini dikkate almadan sonuca gitmiştir.
    Mahkemece yapılacak iş, dava dilekçesinde iddia edilen günlük 16 saatlik çalışmanın hangi saatler arasında olduğunu saptamak ve taleple bağlı kalınarak sonuca gitmektir.
    Fazla mesainin talep dikkate alınmadan soyut, denetime elverişli olmayan bir şekilde yapılan hesaba itibarla hüküm altına alınması hatalıdır.
    Ayrıca yapılacak hesaplamada davacılar murisinin raporlu olduğu dönemlerin dışlanması gerektiği de gözden kaçırılmamalıdır.
    c) Davacılar murisinin çalışma sistemine göre genel tatillerin tamamında çalıştığının kabulü hatalı olup, genel tatillerin 1/3 ünde çalıştığının kabulü gerekir.
    Ayrıca yapılacak hesaplamada davacılar murisinin raporlu olduğu dönemler dışlanmalı ve karineye dayalı makul indirim (taktiri indirim) uygulanmalıdır.
    d) 492 Sayılı Harçlar Kanunu’nun 13/j maddesi uyarınca harçtan muaf olan davalı Bakanlığa harç yüklenmesi ve yargılama giderlerine harç katılması da hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
    F) Sonuç:
    Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 16/12/2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.







    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi