14. Ceza Dairesi 2018/9212 E. , 2019/8789 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Çocuğun basit cinsel istismarı, müstehcenlik
HÜKÜM : Sanığın atılı suçlardan mahkumiyetine dair İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 27.12.2017 gün ve 2017/29 Esas, 2017/449 Karar sayılı hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan kabulü ile sanığın atılı suçlardan mahkumiyetine
Bölge Adliye mahkemesince verilen hükümler sanık müdafisi tarafından temyiz edilmekle, dosya incelendi.
Sanık müdafisinin duruşmalı inceleme talebinin 5271 sayılı CMK"nın 299. maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanık hakkında mağdureye karşı çocuğun basit cinsel istismarı suçundan hükmün temyiz incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, ilk derece mahkemesinin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdiri ile anılan hükme ilişkin Bölge Adliye Mahkemesinin kararı nazara alındığında yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
T.C. Anayasasının 41. maddesinde ailenin huzur ve refahı ile özellikle anne ve çocukların korunmasına yönelik olarak her türlü istismar ve şiddete karşı çocukları koruyucu tedbirleri alma görevinin Devlete ait olduğu, aile ve çocukların korunması hakkının Anayasa ile güvence altına alındığı, 6284 sayılı Kanunun 20/2. maddesi gereğince Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının kadın, çocuk ve aile bireylerine yönelik olarak uygulanan şiddet veya şiddet tehlikesi nedeniyle açılan davalara katılabileceği, ancak Bakanlığın davaya katılmasının doğrudan Anayasa ve kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkin olup Bakanlığa yüklenen bir kamu görevi olduğu, CMK"nın 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan doğrudan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı, ayrıca sanığın mahkumiyeti halinde suçtan doğrudan zarar gören sıfatıyla davaya katılan kişiler lehine sanığın vekalet ücretine mahkum edildiği de dikkate alındığında, sanığın ikinci bir vekalet ücretine mahkum edilmesi suretiyle maddi zarara uğratılmasının da hakkaniyete uygun olmayacağı gözetilmeden katılan Bakanlık vekili lehine vekalet ücretine hükmedilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafisinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin 12.07.2018 ve 2018/532 Esas, 2018/1406 Karar sayılı vaki istinaf başvurusunun esastan kabulüne yönelik hükmünün 5271 sayılı CMK"nın 302/2-4. madde ve fıkrası gereğince BOZULMASINA, ancak bu hususun yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanunun 303. maddesinin verdiği yetki uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin 12.07.2018 ve 2018/532 Esas, 2018/1406 Karar sayılı hükmünde yer alan katılan Bakanlık lehine vekalet ücreti verilmesine ilişkin bölümün karardan çıkartılması suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan istinaf mahkemesi hükmünün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15 . Ceza Dairesine gönderilmesine,
Sanık hakkında mağdureye karşı müstehcenlik suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
Mağdura bir çok kez cinsel içerikli görüntüler izlettirdiğinden bahisle sanık hakkında müstehcenlik suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş ise de, Yargıtay denetimine elverişli herhangi bir görüntü ve başkaca bir delilin dosyada bulunmadığı hususu da nazara alındığında sanığın müsnet suçtan mahkumiyetine yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verildiği nazara alınarak ilk derece mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine yazılı şekilde vaki istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin 12.07.2018 ve 2018/532 Esas, 2018/1406 Karar sayılı vaki istinaf başvurusunun esastan kabulüne yönelik hükmünün 5271 sayılı CMK"nın 302/2-4. madde ve fıkrası gereğince BOZULMASINA, 04.04.2019 tarihinde üye ...’ in karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Sanığın mağdureye karşı müstehcenlik suçundan mahkumiyetine ilişkin İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin 12.07.2018 gün ve 2018/532 Esas, 2018/1406 Karar sayılı ilamının sanık müdafisi tarafından temyizi üzerine Yargıtay 14. Ceza Dairesince yapılan incelemede sayın Daire çoğunluğu ile uyuşmazlığımız, müstencenlik suçunun sübutuna ilişkindir.
Ceza muhakemesinde delil bir ispat aracıdır. İspat hakimin vakanın olduğuna ikna olmasıdır.
Vakanın delil yoluyla belli bir hale gelmesi, sübut konusunda kanaatin oluşmasına sebebiyet verir.
Delilleri takdir yetkisi de hüküm verecek olan hakime aittir.
Yargılamada delil değerlendirilmesi yapılmış ve hükme bu delil esas alınmışsa ayrıca bu delilin bir kısmının kabul edilmemesi mümkün değildir.
Somut olayda dosya kapsamındaki tek delil mağdurenin beyanlarıdır. Yerel mahkeme yüz yüze ilkesi gereği delili incelemiştir ve kabul etmiştir.
Bu itibarla mağdurenin aşamalardaki istikrarlı beyanları ile yargılama aşamasında görüşü alınan uzmanların mağdurenin beyanlarına itibar edilebileceğini belirtmeleri ve tüm dosya içeriğine göre, mağdurenin beyanlarının yargılamanın tüm aşamalarında çelişkisiz olarak aynı doğrultuda olduğu, cinsel suçların ispatında ağırlıklı olarak mağdure beyanlarının göz önünde bulundurulduğu, derdest davada da bu beyana dayanılarak cinsel suç yönünden sübut kabul edilmesine karşın, müstehcenlik suçuna ilişkin olarak beyana itibar edilmemesinin beyanın bölünemeyeceği karinesine aykırı olduğu nazara alınarak; sanığın mağdureye bir çok kez cinsel içerikli görüntüler izlettirdiği ve bu şekilde atılı müstehcenlik suçunu işlediğinin anlaşılması karşısında, Bölge Adliye Mahkemesinin bu konudaki kararı isabetli olduğundan sayın çoğunluğun bozma kararına iştirak edilmemiştir.