
Esas No: 2021/2809
Karar No: 2021/2551
Karar Tarihi: 29.06.2021
Danıştay 13. Daire 2021/2809 Esas 2021/2551 Karar Sayılı İlamı
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2021/2809
Karar No:2021/2551
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Fonu (…)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİLERİ : Av. …
Av. …
İSTEMİN KONUSU : .... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından … Mümessillik İthalat İhracat ve Ticaret A.Ş.'nin kanunî temsilcisi olduğundan bahisle 51.785.495,00-TL fon alacağının tahsili amacıyla adına düzenlenen … tarih ve … sayılı ödemeye çağrı mektubunun iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... İdare Mahkemesi'nce Dairemizin … tarih ve E:…, K:… sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda; dava konusu fon alacağına konu olan kredilerin kullanıldığı veya ödenmesi gerektiği tarihler ile davacının kanunî temsilcilik sürelerinin açıklığa kavuşturulması ve söz konusu dönemlerde borçtan sorumluluk yönünden davacının yönetim kurulu üyesi ve kanunî temsilci olup olmadığının araştırılması amacıyla Mahkemelerinin 14/10/2020 ve 06/01/2021 tarihli ara kararları ile davalı idareden bu yönde bilgi ve belge istenildiği, ara karalarına verilen cevabî yazılardan, ödemeye çağrı mektubuna konu kredilerin 05/10/1999 ve 07/10/1999 tarihlerinde kullanıldığı, davacının başka bir yönetim kurulu üyesinin istifa etmesi üzerine 15/11/1999 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında yönetim kurulu üyeliğine seçildiği ve 31/03/2000 tarihli olağan genel kurul toplantısında yönetim kurulu üyesi seçilmeyerek üyeliğinin sona erdiği, alacağa konu kredilere ilişkin borcun tamamının muaccel olmasına neden olan hesap kesim (kat) ihtarnamesinin düzenlenme tarihinin ise 30/04/2001 olduğu, davacının ... Mümessillik İthalat İhracat ve Ticaret A.Ş.'nin kanuni temsilcisi olduğundan bahisle dava konusu ödemeye çağrı mektubuna konu fon alacağından dolayı sorumluluğu yoluna gidilmiş ise de, 15/11/1999-31/03/2000 tarihleri arası yaklaşık dört buçuk aylık bir dönemde kanunî temsilcilik görevini yürüten davacının, fon alacağına konu olan kredilerin kullanıldığı veya ödenmesi gerektiği tarihlerde anılan şirketin kanunî temsilcisi olmadığı ve söz konusu fon alacağının ödenmesi yönünde hukuken bir sorumluluğunun bulunmadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, dava konusu ödemeye çağrı mektubuna esas olan ... Mümessillik İthalat İhracat ve Ticaret A.Ş.'ye kullandırılan kredilerin "rotatif krediler" olduğu, bu kredilerin nakit akışı belirli olmayan küçük ve orta ölçekli firmalara kısa süreli nakit ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla verildiği, bankanın firma için bir kredi limiti belirlediği ve firmanın ihtiyaç duydukça kredi çektiği, bunların aylık sabit ödemeli bir geri ödeme planı olmadığı, rotatif kredilerin kullanıldığı andan itibaren geri ödenebileceği, bu tür kredilerde vadenin sadece limitin geçerli olduğu son tarihini ifade ettiği, ... A.Ş. kaynaklarından yasal sınırlamaları dolanarak 3. şahıslar üzerine kurulu bulunan şirketler ve/veya yeni kurdurulan paravan şirketlere krediler kullandırılmak suretiyle bu kredilerin kısmen veya tamamen ... Grubu firmalarına aktarılmasının hâkim ortağın kullandığı en önemli banka kaynağı istismar yöntemlerinden biri olduğu, ... Mümessillik İthalat İhracat ve Ticaret A.Ş.'nin de kendi adına fakat ... Grubu hesabına kredi kullanan/kullandıran firmalardan olduğu, kredi rotatif olmasa bile kredinin kullandırıldıktan sonra hâkim ortağa aktarıldığı, kredi borcu bankanın Fon'a devir tarihi itibarıyla da geri ödenmemiş olduğundan banka kaynağı hâline geldiği, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun Geçici 26. maddesi uyarınca banka kaynağının kullanıldığı tarihten itibaren borcun devam ettiği dönem boyunca şirkette kanunî temsilci olarak görev yapan kişilerin kanunî temsilci sıfatını haiz olduğu, bu süreçteki tüm kanunî temsilcilerin borçtan sorumlu olduğu, her türlü resim ve harçtan muaf olduklarından kararda harcın kendilerine yükletilmesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, ticaret sicil kayıtları ile sabit olduğu üzere ilk kez 15/11/1999 tarihinde şirketin yönetim kurulu üyesi olunduğu, bu görevin sadece 4,5 ay sürdüğü ve 31/03/2000 tarihinde sona erdiği, Mahkeme'ce celbedilen Murakıp Raporu'na göre, kredinin alındığı 05/10/1999 tarihinden, bu krediye ilişkin vade kaydı taşıyan tek belge olan 09/08/2000 tarihli yönetim kurulu kararı tarihine kadar kredinin geri ödenmesine ilişkin hiçbir vadelendirme yapılmadığı, davacının görev yaptığı dönemde ... Mümessillik İthalat İhracat ve Ticaret A.Ş.'nin krediyi geri ödeme yükümlülüğünün henüz başlamadığı, yine söz konusu rapora göre ... A.Ş. Yönetim Kurulu'nun 09/08/2000 tarihli kararından sonra bankanın yönetiminin 27/10/2000 tarihinde davalıya geçtiği, bankanın yönetimi davalıda iken ... Mümessillik İthalat İhracat ve Ticaret A.Ş. tarafından ilk kez kredi geri ödeme planı sunulduğu, geri ödeme planının 20/11/2000 tarihinde banka tarafından onaylandığı, 30/04/2001 tarihinde kredi borcuna ilişkin hesap kat edilerek şirkete ihtarname gönderildiği, 05/10/1999 ile 09/08/2000 tarihleri arasında banka yönetimince kredinin vadelendirilmesine ve geri ödenmesine yönelik hiçbir karar alınmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali yolundaki .... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Kullanılmayan …-TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davalıya iadesine,
5. Dosyanın anılan Mahkeme'ye gönderilmesine,
6. 2577 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesi uyarınca, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 29/06/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.