Abaküs Yazılım
4. Hukuk Dairesi
Esas No: 2019/592
Karar No: 2019/5619
Karar Tarihi: 27.11.2019

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2019/592 Esas 2019/5619 Karar Sayılı İlamı

4. Hukuk Dairesi         2019/592 E.  ,  2019/5619 K.

    "İçtihat Metni"


    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi


    Davacı ... Genel Müdürlüğüne izafeten ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... ve diğerleri aleyhine 26/11/2013 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem nedeniyle maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 21/04/2016 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
    Dava, haksız eylem nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, istemin kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    Davacı vekili; davalıların murisi ... tarafından ormanda açma yapılması nedeniyle müvekkili idarenin 6831 sayılı yasanın 113. ve 114. maddesi uyarınca meydana gelen tazminat ve ağaçlandırma gideri zararının tazmini isteminde bulunmuştur.
    Davalı; davanın reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
    Mahkemece, alınan bilirkişi raporu benimsenerek istemin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
    Mahkeme kararlarının gerekçe bölümünde; tarafların iddia ve savunmalarının özeti, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan deliller, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin gösterilmesi zorunludur(HMK 297/1-c). Gerekçe, mahkemenin benimsediği olgular ile hüküm bölümü arasında yasal ve mantıksal bir bağ niteliğinde olduğundan hükümle gerekçe arasında ve gerekçenin kendi içinde çelişkiye sebep olunmaması da gerekir.
    Öte yandan, 31/01/2004 tarihinde yürürlüğe giren 5083 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Para Birimi Hakkında Kanun"un 1. maddesi uyarınca Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Para Birimi Yeni Türk Lirasıdır. Yeni Türk Lirasının alt birimi Yeni Kuruştur. 1 Yeni Türk Lirası 100 Yeni Kuruşa eşittir. Aynı Kanun"un 2. maddesi uyarınca ödeme aşamalarında yarım Yeni Kuruş ve üzerindeki değerler 1 Yeni Kuruşa tamamlanır, yarım Yeni Kuruşun altındaki değerler dikkate alınmaz. Muhasebat Genel Müdürlüğünün 21 sıra numaralı Genel Tebliğinin 9. maddesi gereğince Yeni Türk Lirasının rakamla yazılmasında binlik ayraç için nokta (.) kuruş gösterimi için ise ondalık ayraç olarak virgül (,) kullanılır.
    Dava konusu olayda, mahkemece kısa kararda ""Davanın Kısmen Kabulüne, 114.375,00 TL kesim zararı ve 1.215,27 TL ağaçlandırma giderinin 15/10/2011"den itibaren yasal faizi ile davalılardan alınarak davacıya verilmesine"" şeklinde karar verilmiş; bilahare gerekçe bölümünde "...Mahkememiz kısa hükmünde kesim zararı olarak 114.375 TL yazılacak iken sehven iki sıfır atılarak miktar 114.375,00 TL şeklinde yazılmış ise de asıl miktar 114.375 TL dir." denilerek ""...Davanın Kısmen Kabulüne, 114.375 TL kesim zararı ve 1.215,27 TL ağaçlandırma giderinin 15/10/2011"den itibaren yasal faizi ile davalılardan alınarak davacıya verilmesine,"" şeklinde hüküm kurulmuştur. Buna göre, mahkeme kısa kararda yazmış olduğu 114.375,00 TL rakamlarının yanlış olduğunu, doğrusunun 114.375 TL olduğunu belirtmiştir. Ancak uygulamada kuruş değer sıfır (00) ise hiç yazılmamakta, sadece TL değerin yazılması ile yetinilmektedir. Mahkemenin kastının 114,38 TL yazmak olduğu anlaşılmaktadır. Ancak mahkeme bunu gerekçede de doğru olarak ifade edememiş, kuruşsuz olarak kısa karardaki rakamları tekrar etmiştir. Yazım kurallarına göre kısa karardaki rakam ile mahkemenin gerekçe kısmında düzelttim dediği rakam aynıdır. Bu şekliyle mahkeme kastı kısa karardaki rakamı düzeltmek olduğu halde bunu düzeltemeyerek çelişkiye düşmüş ve hükmün infazında teşevvüşe sebebiyet vermiştir.
    Az yukarıda açıklandığı üzere kısa karar ile gerekçeli karar arasında veya gerekçeli kararın kendi içinde çelişkili olması hali mutlak bozma sebebidir. Bozmadan sonra mahkemenin önceki kısa kararla bağlı olmaksızın çelişkiyi giderme koşuluyla vicdani kanaatine göre karar verebileceğine, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu’nca 10/04/1992 gün ve 7/4 sayıyla karar verilmiştir. Bu durumda, mahkemece kısa kararla gerekçeli karar arasındaki çelişkinin giderilmesi için kararın bozulması gerekmiştir.
    SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına 27/11/2019 gününde oy çokluğuyla karar verildi.

    KARŞI OY YAZISI

    Davacı vekili dava dilekçesinde, davalıların ormanlık alanda tarla açmak suretiyle 6831 Sayılı yasaya muhalefet ettiğini bildirerek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak kaydıyla 616,70 TL tazminat ve 7.097,56 TL ağaçlandırma giderinden oluşan toplam 7.714,26 TL"nin suç tutanağı tarihi olan 15/10/2011 gününden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsilini istemiş; 02/05/2014 havale tarihli dilekçe ile Nazilli Sulh Ceza Mahkemesinin 2011/868 esas sayılı dosyasında verilen karar nedeniyle davalı tarafın 114,37 TL kesim zararı ile 15/10/2011 tarihinden itibaren işlemiş faizi olan 25,63 TL toplamı 140 TL"yi 29/04/2014"de davacı idareye ödediği belirtilerek mahkemece tespit olunacak zararlarının zarar tarihinden itibaren işleyecek faizlere ilişkin haklarını saklı tutarak davalarının kabulünü istemiştir.
    Mahkemece kısa kararda "Davanın kısmen kabulüne, 114.375,00 TL kesim zararı ve 1.215,27 TL ağaçlandırma giderinin 15/10/2011 tarihinden itibaren yasal tarihi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine" şeklinde hüküm kurulmuş; Gerekçeli kararda "Davanın kısmen kabulüne, 114.375 TL kesim zararı ve 1.215,27 TL ağaçlandırma giderinin 15/10/2011" den itibaren yasal tarihi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine" şeklinde hüküm kurulmuştur. 114.375,00 TL ile 114.375 TL arasında fark olmayıp, virgülden sonraki iki sıfır kısa karar ve gerekçeli karar arasında hükmedilen miktar yönünden çelişkiye yol açmamıştır. Bu haliyle temyiz incelemesinin esastan yapılması gerektiğini ve temyiz edenin de davacı olduğu gözetilerek kararın onanması geriktiğini düşündüğümüzden sayın çoğunluğun kısa kararla gerekçeli karar arasında çelişki olduğuna dair düşüncesine katılmamaktayız. 27/11/2019














    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi