23. Hukuk Dairesi 2017/685 E. , 2020/1069 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali, alacak davalarının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne yönelik verilen hükmün asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekilince duruşmalı, asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekilince duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde asıl ve birleşen davada davacı vekili Avukat ... gelmiş, tebligata rağmen diğer taraftan gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Asıl davada davacı vekili; davalının 16.03.2013 ve 29.06.2013 tarihli kooperatif genel kurullarında belirlenen aidatları ödemekle yükümlü olduğunu, her ne kadar icra takibi açılırken aidat alacaklarına kooperatif genel kurul kararları gereği %2 faiz işletilmesi talep edilmiş ise de, davalı borçlunun aidat borçlarına TBK"nın 120. maddesi uyarınca yıllık %18 oranında faiz işletilmek kaydıyla tahisiline karar verilmesini istediğini ileri sürerek, 29.760 TL asıl alacak ile 1.133,42 TL işlemiş faiz borcu da eklenerek 30.893,42 TL üzerinden itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davacı vekili, davalı kooperatif tarafından 29.06.2013 tarihli genel kurul kararı ile kanuna aykırı olarak her üyeden m² başına 170 TL aidat toplanmasına karar verildiğini ancak dava dışı başka bir üye tarafından açılan iptal davası ile genel kurulun aidata ilişkin gündem maddesinin yok hükmünde olduğunun karara bağlandığını, müvekkilinden fazladan alınan nakit 22.050 TL"nin iadesinin gerektiğini, ayrıca vadesi gelmemiş toplam 12.500 TL değerinde 3 adet senet verildiğini, iptal kararı ile birlikte senet borcunun da sona erdiğini ileri sürerek, müvekkilinin senetlerden dolayı borçlu olmadığının tespiti ile 22.050 TL"nin tahsilini talep ve dava etmiş, ıslahla dava değerini yükselterek, menfi tespit istemini istirdata dönüştürmüştür.
Mahkemece iddia, savnma ve tüm dosya kapsamına göre; kooperatif alacağına esas teşkil eden kooperatifin 26.09.2013 tarihli genel kurul kararının 10. gündem maddesinin kesinleşmiş mahkeme ilamı ile iptali sebebiyle kooperatifin 29.06.2013 tarihli genel kurulun 10. maddesine dayanarak üyelerden aidat toplanmasının söz konusu olamayacağı, üyelerden inşaat mali farklarının talep edilemeyeceği, birleşen dava tarihi itibariyle davalının 18.640,00 TL fazla ödemesinin olduğu, asıl davada takip tarihi itibariyle kooperatifin alacağının bulunmadığı, kooperatife verilmiş olan toplam 12.500 TL bedelli 3 adet senet bedellerinin
tahsil edilmeleri sebebiyle ıslah doğrultusunda istirdatının gerektiği gerekçesiyle, asıl davanın reddine ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekili ile birleşen davada davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Asıl ve birleşen davada taraf vekillerinin aşağıdaki bent dışındaki sair temyiz sebeplerinin reddine,
2-Asıl davada itirazın iptali istemine dayanak teşkil eden takip dosyası 25.09.2013 tarihlidir. Davacı kooperatif vekili, takipte, kooperatifin 16.03.2013 ve 29.06.2013 tarihli genel kurul toplantılarından alınan kararlar uyarınca aidat borçlarını talep etmiştir. Bu takipten sonra taraflar serbest iradeleri ile 02.03.2014 tarihinde uzlaşma tutanağı düzenlemişler ve toplam 40.000 TL borcun ödenmesi konusunda anlaşmışlardır. Ancak uzlaşma tarihinden sonra 29.06.2013 tarihli genel kurul toplantısının 10. gündem maddesinin ... 15. ATM’nin 01.04.2014 tarihli ve 2013/155 Esas, 2014/91 Karar sayılı kesinleşmiş ilamı ile yok hükmünde sayılmasına karar verildiğinden, anılan genel kurulun 10 no.lu gündem maddesiyle belirlenen aidat borcu artık talep edilemeyeceğinden, halen yürürlükte olan 16.03.2013 tarihli genel kurulda kararlaştırılan meblağ esas alınarak üyenin borcu bilirkişi marifetiyle tespit edilmeli, ..."ın icra takibi borcu nedeniyle ödediği toplam meblağ, itirazın iptali davasının açıldığı tarih itibariyle belirlenerek asıl dava bu şekilde hükme bağlanmalıdır.
Birleşen dava açısından ise, asıl davada davalı ..."ın itirazın iptali davasında borçlu olmadığına ilişkin itiraz ve defilerini ileri sürme imkanı varken takipte istenen meblağlarla ilgili ayrıca menfi tespit davası açmasında hukuki menfaati olmadığı gibi, henüz takip konusu yapılmayan ve ihtarname ile talep edilmeyen bir meblağla ilgili menfi tespit davası açmasında da hukuki menfaatinin bulunmadığı da dikkate alınarak bir karar verilmesi gerekir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz sebeplerinin kabulü ile, kararın taraf vekilleri yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edenlere iadesine, Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan asıl davada davacı-birleşen davada davalı yararına takdir olunan 2.540,00 TL duruşma vekalet ücretinin asıl davada davalı-birleşen davada davacıdan alınarak, asıl davada davacı-birleşen davada davalıya verilmesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 18.02.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.