
Esas No: 2020/2317
Karar No: 2021/1344
Karar Tarihi: 28.06.2021
Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu 2020/2317 Esas 2021/1344 Karar Sayılı İlamı
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2020/2317
Karar No : 2021/1344
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurulu
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 28/01/2020 tarih ve E:2016/57032, K:2020/316 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile yine aynı Kurulun ... tarih ve ... sayılı yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin kararının iptali ve bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının işlem tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 28/01/2020 tarih ve E:2016/57032, K:2020/316 sayılı kararıyla;
Davacı hakkındaki silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yürütülen ceza yargılamasının ... Ağır Ceza Mahkemesinin E: ... sayılı dosyasında devam ettiği; davacı hakkında düzenlenen 14/01/2020 tarihli ByLock raporunun ve Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının ... tarih ve ... sayılı CBS Soruşturma Dosyası sayılı üst yazısı ekinde Hakimler ve Savcılar Kuruluna gönderilen ByLock kullanıcı bilgilerini içeren belgenin incelenmesinden; davacı tarafından 0505.....38 GSM numarasından, ... IMEI numaralı cihazla ByLock uygulamasının yüklendiği; davacının örgütün içinde yer aldığına, örgüt toplantılarına katıldığına, örgüt için himmet topladığına, 2014 yılı HSK seçimlerinde örgütün sözde ''bağımsız'' adaylarını desteklediğine ve diğer hususlara yönelik tanık ifadeleri ile davacının bu ifadelere karşı beyanlarının değerlendirilmesi sonucunda, davacının beyanlarına itibar edilmeyerek FETÖ ile süregelen bir ilişki içerisinde olduğu; davacının YARSAV üyeliğinin FETÖ ile iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olduğu; davacının, 2013-2014 yılları arasında (3 ay) ve 02/12/2013-02/06/2014 tarihleri arasında (6 ay) yurt dışına gönderildiğine ilişkin tespitin, davacı hakkındaki diğer tespitlerle birlikte değerlendirildiğinde, FETÖ'nün Adalet Bakanlığında ve HSK'da etkin olduğu dönemde yabancı dil eğitimine ve AİHM çalışma ziyaretine gönderilmesinin anılan örgütle iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olduğu yolundaki bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, dava konusu kararlarla özel hayatına saygı hakkına yapılan müdahalenin AİHS ve Anayasa anlamında durumun gerektirdiği ölçüde bir tedbir niteliğinde olduğu anlaşıldığından dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmediği,
Dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmediğinden, davacının bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmesine yönelik isteminin de reddi gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, işlem tesis edilmeden önce savunma hakkı verilmediği, mahkeme kararı olmaksızın bir örgüt mensubuymuş gibi suçlamaya maruz bırakıldığı, belirtilen suç tarihinden sonra geriye yürüyecek şekilde suç ihdas edildiği; işlemin dayanağı KHK'nın Anayasa'ya aykırı olduğu; meslekten çıkarma kararının HSK 2. Dairesince verilmediğinden işlemin yetki yönünden sakat olduğu; 2802 ve 6978 sayılı Kanunlar gereği hakkında soruşturma yapılmayışının işlemi şekil yönünden sakatladığı; davalı idare savunmasının ve savcı görüşünün taraflarına tebliğ edilmediği; davanın 2802 sayılı Kanun'un 95. maddesi uyarınca süresinde sonuçlandırılmadığı; delillerin yasaya uygun toplanmadığı, usule uygun değerlendirilmediği, Bylock delilinin tartışmalı bir delil olduğu, Yargıtay kararlarına göre user İD ve içerik bulunmadığından delil olarak kabul edilemeyeceği, tanık ifadelerinin çelişkili olduğu, YARSAV üyeliğinin ve yurt dışı dil eğitiminin delil olamayacağı, Danıştayca delil toplanmadığı ceza yargılaması dosyasına göre karar verildiği, yeni gelişmelere ve belgelere bakılmadığı; kararın bütününde sanki darbe teşebbüsü ile bağlantısı varmış gibi bir algı oluşturulduğu, hangi davranışlarının anayasal sadakat prensiplerine aykırı olduğunun gösterilmediği, mesleği nedeniyle suçlamaya maruz kaldığına göre meslek hayatında yaptığı işlerin incelenmesinin gerektiği ancak böyle tespitlerin yapılmadığı, ceza hukuku anlamında delil sayılmayacak soyut bilgiler ile desteklenmeye çalışılarak sonuca ulaşıldığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Davacı tarafından idarenin savunması ve savcı görüşünün tarafına tebliğ edilmediği ileri sürülmekte ise de dosyada yer alan tebliğ mazbatalarından hem davalı idare savunmasının, hem savcı düşüncesinin davacı vekiline tebliğ edildiği görülmektedir.
Öte yandan, UYAP kayıtlarının incelenmesinden, davacının ceza yargılaması sonucunda, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan 7 yıl 9 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği görülmüştür.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 28/01/2020 tarih ve E:2016/57032, K:2020/316 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Adli yardım kararından dolayı ertelenmiş olan temyiz aşamasına ilişkin yargılama giderlerinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için Dairesince müzekkere yazılmasına,
4. Kesin olarak, 28/06/2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.