
Esas No: 2020/325
Karar No: 2021/1339
Karar Tarihi: 28.06.2021
Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu 2020/325 Esas 2021/1339 Karar Sayılı İlamı
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2020/325
Karar No : 2021/1339
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurulu
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 17/06/2019 tarih ve E:2016/56742, K:2019/4159 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin zımnen reddine ilişkin kararının iptali ile bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tazminine ve 1.000.000.- TL manevi tazminatın ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 17/06/2019 tarih ve E:2016/56742, K:2019/4159 sayılı kararıyla;
Davacının, ceza yargılaması sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği; davacı hakkında düzenlenen "ByLock Tespit Tutanağı"nın incelenmesinden; davacı tarafından 0505.....94 GSM numarasından, ... IMEI numaralı cihazla ByLock uygulamasının yüklendiği; tanık ifadelerinin ve davacının bu ifadelere karşı beyanlarının değerlendirilmesi sonucunda, davacının beyanlarına itibar edilmeyerek FETÖ ile süregelen bir ilişki içerisinde olduğu; davacının YARSAV üyeliğinin FETÖ ile iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olduğu; davacının 2010-2011 yılları arasında, Yeditepe Üniversitesinde yabancı dil eğitimine gönderildiğine ilişkin tespitin davacı hakkındaki yukarıda aktarılan diğer tespitlerle birlikte değerlendirildiğinde davacının bu beyanına itibar edilmeyerek, Hâkimler ve Savcılar Kurulunda FETÖ'nün etkin olduğu dönemde yabancı dil eğitimine gönderilmesinin anılan örgütle iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olduğu yolundaki bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, dava konusu kararla özel hayatına saygı hakkına yapılan müdahalenin AİHS ve Anayasa anlamında durumun gerektirdiği ölçüde bir tedbir niteliğinde olduğu anlaşıldığından dava konusu kararda hukuka aykırılık görülmediği,
Dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmediğinden davacının bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte iadesi ile 1.000.000 TL manevi tazminatın ödenmesine karar verilmesine yönelik isteminin de reddi gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, savunma hakkının tanınmamasının ölçüsüz olduğu ve durumun gerektirdiği zorunluluk kapsamına girmediği, mesleki hayatında bu örgütle hangi düzeyde irtibat ve bağlantısının bulunduğunun, emir ve talimat aldığının somut olarak ortaya konulamadığı; uyuşmazlıkta 2802 ve 6087 sayılı kanunlar ile Anayasa'nın 139 ve 140. maddelerinin uygulanması gerektiği, Anayasa'nın anılan hükümleri nedeniyle 667 sayılı KHK'nın hakim ve savcılar hakkında uygulanma olanağının olmadığı; 667 sayılı KHK ile yeni bir suç ve ceza ihdas edildiği, bunun temel hak ve özgürlükleri ilgilendiriyor oluşu sebebiyle ancak kanunla yapılabileceği; dava konusu işlemin göreve son verme işlemi olmayıp meslekten çıkarma işlemi olduğu, bu sebeple karar tesis edilmeden önce disiplin hukukuna ilişkin usulü kuralların uygulanması gerektiği, ancak, bu usul kurallarına uyulmadan işlem tesis edildiği, savunması alınmadan meslekten çıkarma kararının tesis edildiği, yeniden inceleme talebinin ve açılan davanın savunma hakkının verilmesi olarak değerlendirilemeyeceği; dava konusu işlemde davacı yönünden hiçbir gerekçe ve açıklamanın bulunmadığı, idari işlemin kişiselleştirme yapılmadan tesis edildiği, davalının gönderdiği evrakın hiçbirinin karar tarihinde olmadığından bu delillere göre işlem tarihinde HSK'nın dava konusu kararı alma ihtimalinin olmadığı; 667 sayılı KHK ile getirilen suç ve bu suça uygulanacak cezanın ancak yürürlüğe girdiği tarihten sonraki fiil ve olaylara uygulanabileceği, suç ve cezaların geçmişe yürütülemeyeceğinden AİHS'nin 7. maddesine aykırı davranıldığı; istihbari verilerin soruşturmalarda delil olarak kullanılamayacağı; anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği yönündeki gerekçenin varsayıma dayalı, soyut ve keyfi olduğu; Bylock kullanıcısı olmadığı, bu iddianın teknik ve hukuki olarak kanıtlanamadığı; tanık beyanlarının disipliner bir suça dayanak olmayacak derecede basit, zayıf nitelikte kişisel yorum ve tahminlerden ibaret olduğu, görgüye dayalı olmadığı; YARSAV üyeliğinin somut delil ve olguyu göstermediği; yabancı dil eğitimine haketmeden gönderilmesi iddiasının kanıtlanmadığı, varsayıma dayalı olduğu; dava konusu işlemin siyasi nitelikte olduğu, yargısal denetimin tarafsız ve bağımsız yapılmadığından adil yargılama hakkının ihlal edildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 17/06/2019 tarih ve E:2016/56742, K:2019/4159 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Adli yardım kararından dolayı ertelenmiş olan temyiz aşamasına ilişkin yargılama giderlerinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için Dairesince müzekkere yazılmasına,
4. Kesin olarak, 28/06/2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.