
Esas No: 2020/10502
Karar No: 2021/8933
Karar Tarihi: 28.06.2021
Danıştay 6. Daire 2020/10502 Esas 2021/8933 Karar Sayılı İlamı
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2020/10502
Karar No : 2021/8933
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALILAR): 1- … Büyükşehir Belediye Başkanlığı / …
VEKİLİ : Av. …
2- … Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
MÜDAHİLLER
(DAVALILAR YANINDA) : 1- …
2- …
3- …
4- …
İSTEMİN ÖZETİ : … İdare Mahkemesinin … tarihli, E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın, usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.
SAVUNMALARIN ÖZETİ :
… Belediye Başkanlığı tarafından, temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmaktadır.
… Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
Dava, davacının hissedarı olduğu Antalya İli, Serik İlçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmazın bulunduğu alanda yapılan parselasyon işleminin onaylanmasına ilişkin Serik Belediye Encümeninin … tarihli, … sayılı kararı ve Antalya Büyükşehir Belediye Encümeninin … tarihli, … sayılı kararı ile parselasyon işleminin tapuda tesciline ilişkin Serik Belediye Encümeninin .. tarihli, … sayılı kararının iptali istemiyle açılmış, İdare Mahkemesince; mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda hazırlanan rapor ile dosyadaki diğer bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, parselasyon işlemine ait
düzenleme sınırının mevzuata uygun olarak geçirildiği, düzenleme ortaklık payı hesabının doğru yapıldığı, uyuşmazlık konusu taşınmaza karşılık davacı ve hissedarlarına aynı yerde ve mevcut yapıları korunacak şekilde oluşturulan … ada, … ve … ada, …sayılı imar parsellerinin tahsis edildiği, uyuşmazlık konusu taşınmaz ve komşuluğunda bulunan … ada, … parsel sayılı taşınmaza ana yola cepheli imar parsellerinden tahsis yapılırken mümkün olduğunca eşitlik ilkesine riayet edildiği, parselasyon işleminin dağıtım ilkeleri, parselasyon teknikleri ve kamu yararına uygun olduğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusu yapılmış, Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesince; mahkeme kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup kararın kaldırılmasını gerektirecek bir neden bulunmadığından istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş, bu karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
3194 sayılı İmar Kanununun dava konusu parselasyon işleminin onaylandığı tarihte yürürlükte olan şekliyle "Arazi ve arsa düzenlemesi" başlıklı 18. maddesinin ilk iki fıkrasında, "İmar hududu içinde bulunan binalı veya binasız arsa ve arazileri malikleri veya diğer hak sahiplerinin muvafakatı aranmaksızın, birbirleri ile, yol fazlaları ile, kamu kurumlarına veya belediyelere ait bulunan yerlerle birleştirmeye, bunları yeniden imar planına uygun ada veya parsellere ayırmaya, müstakil, hisseli veya kat mülkiyeti esaslarına göre hak sahiplerine dağıtmaya ve re'sen tescil işlemlerini yaptırmaya belediyeler yetkilidir. Sözü edilen yerler belediye ve mücavir alan dışında ise yukarıda belirtilen yetkiler valilikçe kullanılır.
Belediyeler veya valiliklerce düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsaların dağıtımı sırasında bunların yüzölçümlerinden yeteri kadar saha, düzenleme dolayısıyla meydana gelen değer artışları karşılığında "düzenleme ortaklık payı" olarak düşülebilir. Ancak, bu maddeye göre alınacak düzenleme ortaklık payları, düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsaların düzenlemeden önceki yüzölçümlerinin yüzde kırkını geçemez." hükümlerine yer verilmiştir.
Yine dava konusu parselasyon işleminin onaylandığı tarihte yürürlükte olan mülga İmar Kanununun 18 İnci Maddesi Uyarınca Yapılacak Arazi ve Arsa Düzenlemesi İle İlgili Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 10. maddesinde, "İmar parsellerinin oluşturulması ve dağıtımında aşağıdaki esaslar dikkate alınır: a) Düzenlemeyle oluşacak imar parsellerinin mümkün mertebe aynı yerdeki veya yakınındaki eski parsellere tahsisi sağlanır, b) Plân ve mevzuata göre korunması mümkün olan yapıların tam ve hissesiz bir imar parseline intibak ettirilmesi sağlanır, ..." düzenlemelerine yer verilmiştir.
Yukarıda yer verilen Kanun hükmüne göre parselasyon işlemiyle amaçlananın; imar planı, plan raporu ve ilgili yönetmeliğe göre imar adasının tüm biçim ve boyutu, yapı düzeni, inşaat yaklaşma sınırı ve bahçe mesafeleri, yapı yüksekliği ve derinliği, yerleşme yoğunluğu, taban alanı ve kat alanı katsayısı, arazinin kullanma şekli, mülk sınırları, mevcut yapıların durumu gözönüne alınmak suretiyle üzerinde yapı yapmaya elverişli, sorunsuz ve düzgün imar parselleri oluşturmak ve düzenleme nedeniyle taşınmazların değerlerinde meydana gelen artışlar karşılığında bu taşınmazlardan belli oranlarda düzenleme ortaklık payı kesmek suretiyle düzenleme sahasındaki umumi hizmet alanlarının bedelsiz olarak oluşturulması olduğu açıktır.
Yukarıda yer verilen Yönetmelik maddesine göre parselasyon işlemi yapılırken düzenlemeye tabi tutulan taşınmazların maliklerine mümkün mertebe, yani hukuki ya da fiili bir engel söz konusu değilse bu taşınmazların bulundukları yerde veya yakınında oluşturulan imar parsellerinden imar tahsisi yapılması; plan ve mevzuata göre korunmasında herhangi bir sakınca bulunmayan yapıların ise yapı sahibine tahsis edilen imar parseli sınırları içerisinde bırakılması gerekmektedir.
Diğer yandan, parselasyon işlemi ile imar parsellerinin yapılaşmaya uygun, düzgün ve olabildiğince taşınmaz malikleri arasında sorunlara yol açmayacak şekilde oluşturulmasına özen gösterilmesi gerekmektedir. Bu nedenle, komşu parsellerin konumlandırılmasında zorunlu olmadıkça dörtgen parseller yerine "L" v.b. şekillerde parseller oluşturulmaması gerekmektedir. Zira; "L" v.b şekillerde parsellerin oluşturulması, bu parsellerin yapılaşmasında zorluklara yol açabileceği gibi komşu parsellerin ortak sınırlarının gereksiz yere uzaması sonucunu doğuracaktır.
Dosyada bulunan bilirkişi raporunda, parselasyon işlemi ile oluşturulan ... ada, ... sayılı parselde davacı ve hissedarlarına ait tarımsal amaçlı yapılar bulunduğundan parselasyon işlemi ile bu yapının korunması ve imar planına uygun daha düzgün imar parsellerinin oluşturulması bakımından anılan parselin davacı ve hissedarlarına verilmesinin daha uygun olacağı görüşüne yer verilmiştir.
İdare Mahkemesince, parselasyon işleminin bilirkişi raporunda yer verilen bu görüş doğrultusunda yapılması halinde, bu durumun üçüncü kişilerin itirazlarına sebep olacağı ve bu itirazların parselasyon işlemin denetimini sağlamaktan öte başka idari işlemleri gerektireceği ve bu görüşe göre uygulama yapılması ile dengenin sağlanmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle bu görüşe itibar edilmediği belirtilmiştir.
Parselasyon işlemine ait harita, kroki ve cetveller incelendiğinde; … ada, … sayılı parselin davacı ve hissedarlarına tahsis edilen … ada, … sayılı parsele doğru girinti oluşturacak şekilde konumlandırıldığı, bu nedenle … ada,… sayılı parselin "L" şeklinde oluştuğu ve … ada, … sayılı parselin oluşturulduğu yerin bir kısmında davacı ve hissedarlarına ait tarımsal amaçlı yapıların bulunduğu görülmektedir.
Olayda, parselasyon işlemi ile hem davacı ve hissedarlarına ait olan mevcut yapının korunması hem de daha düzgün ve olabildiğince sorunsuz parseller üretilmesi bakımından … ada, … sayılı parselin oluşturulduğu yerin mevcut yapıya denk gelen kısmının davacı ve hissedarlarına verilmesi gerekirken komşu taşınmaz maliklerine tahsis edilmesinin dağıtım ilkeleri, parselasyon teknikleri ve kamu yararına uygun olmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu durumda, dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi gerekirken davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında isabet görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın BOZULMASINA, dosyanın adı geçen … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesi gönderilmesine, 28/06/2021 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.