4. Hukuk Dairesi 2019/2915 E. , 2019/5685 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 06/07/2015 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem nedeniyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; maddi tazminat davası yönünden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, manevi tazminat davasının kısmen kabulüne dair verilen 25/06/2019 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre yerinde görülmeyen davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince;
a) Dava; haksız eylem nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece maddi tazminat davası yönünden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, manevi tazminat davasının kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya kapsamından, mahkemece, davacının maddi tazminat talebi yönünden kurulan hükmün kesinleşmiş olması nedeniyle maddi tazminat yönünden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verildiği ancak, hüküm fıkrasında maddi tazminata yönelik karar ve ilam harcının, manevi tazminata ilişkin karar ve ilam harcı ile bir arada hesaplanarak hükmedilmesi usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekirse de belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 6217 sayılı Kanunun 30. maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu"na eklenen "Geçici madde 3" atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu 438/7 maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
b) Karar gününde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi"nin 10. maddesi uyarınca manevi tazminat davalarında avukatlık ücretinin, hüküm altına alınan miktar üzerinden Tarifenin üçüncü kısmına göre belirleneceği, manevi tazminat davasının kısmen reddi durumunda ise, karşı taraf vekili yararına Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücretin, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemeyeceği hükmü yer almaktadır.
Aynı Tarifenin 13. maddesinde, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla Tarifenin üçüncü kısmına göre belirleneceği ancak, hükmedilen ücretin kabul veya reddedilen miktarı geçemeyeceği hüküm altına alınmıştır.
Mahkemece, dava kısmen kabul edildiğine göre Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi"nin yukarıda anılan maddeleri gereğince kabul ve reddedilen miktarlar yönünden taraflar yararına maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, davalı yararına maktu vekalet ücreti takdir edilmemiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekirse de belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası"nın 438/7 maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2-a) nolu bentte gösterilen nedenlerle hüküm fıkrasının 5. ve 6. bendinde yer alan “Alınması gereken 954,64 TL karar ve ilam harcından davacı tarafından peşin yatırılan 256,17 TL harç ile ıslah harcı olarak yatırılan 102,04 TL"nin toplam 358,21 TL"nin mahsubu ile bakiye 596,43 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, davacı tarafından yatırılan 358,21 TL karar harcı, 27,70 TL başvuru harcı ve 206,30 TL keşif harcının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, " söz dizisinin çıkarılarak yerine "Hükmedilen manevi tazminata ilişkin alınması gereken 204,93 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına” söz dizisinin yazılmasına; yukarıda (2-b) nolu bentte gösterilen nedenlerle hükme yeni bir bent eklenerek “Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden manevi tazminatın reddolunan kısmına göre hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince tayin ve takdir olunan 2.725,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,” söz dizisinin yazılmasına, davalının diğer temyiz itirazlarının (1) nolu bentte gösterilen nedenlerle reddi ile kararın düzeltilmiş bu biçiminin ONANMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 28/11/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.