Abaküs Yazılım
4. Hukuk Dairesi
Esas No: 2018/1181
Karar No: 2019/5690
Karar Tarihi: 28.11.2019

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2018/1181 Esas 2019/5690 Karar Sayılı İlamı

4. Hukuk Dairesi         2018/1181 E.  ,  2019/5690 K.

    "İçtihat Metni"


    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi


    Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... AŞ aleyhine 10/07/2013 gününde verilen dilekçe ile haksız fiil nedeniyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 07/04/2016 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalı vekilleri tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
    Dava, haksız fiil nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    Davacı vekili; dava dışı sürücü ...’ın sevk ve idaresindeki araç ve bu araca takılı dorsenin, davalı şirkete ait ve mevzuata uygun çekilmemiş telefon kablolarına takılarak telefon direğini kırdığını, kırılan direğin müvekkili davacının başına çarparak, beyin kanamasına neden olacak şekilde davacıyı yaraladığını, davacının bu olay nedeniyle uzun süre tedavi görmek zorunda kaldığını belirterek maddi ve manevi tazminat taleplerinde bulunmuştur.
    Davalı vekili; yetki ve husumet konularına ilişkin itirazlarının olduğunu,dava dışı araç sürücüsü ...’ın sevk ve idaresindeki aracın, mevzuata aykırı olarak dört metreden daha yüksek yük taşıması nedeniyle kazanın meydana geldiğini, husumetin araç sahibi veya sürücüsüne yöneltilmesi gerektiğini, davalı şirket açısından illiyet bağının bulunmadığını, davacının yaya yolunda yürümemesi nedeniyle tali kusurlu olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
    Mahkemece; Adli Tıp Kurumu Üçüncü Adli Tıp İhtisas Kurulu’nun davacının maluliyet tayinine mahal olmadığı, iyileşme süresinin dokuz aya kadar sürebileceğine ilişkin raporu, dava konusu olayda taraflara ve varsa üçüncü kişilere yüklenebilecek kusur oranının belirlenebilmesi için aldırılan 19/02/2016 tarihli elektrik-elektronik mühendisi bilirkişi raporu ve 30/09/2015 tarihli hesap bilirkişisi raporu benimsenerek, davalının meydana gelen kazada %40 oranında kusuru olduğu için davacının uğradığı maddi zararının %40"ına tekabül eden kısmından sorumlu tutulması gerektiği gerekçesiyle davanın kısmenkabulüne karar verilmiştir.
    Dava konusu uyuşmazlık; davacının yaya olarak gitmekte iken, davalı ... Telekomünikasyona ait telefon kablolarına, dava dışı ..."ın sevk ve idaresindeki aracın takılması sonucu telefon direğinin davacının başına düşmesi ile davacının yaralanması nedeniyle davacının iş ve güçten mahrum kalması ve maluliyetinin tespiti ile bu maluliyet nedeniyle uğradığı maddi zarar ve bundan dolayı 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56. maddesine göre manevi tazminat istemine ilişkindir.
    6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun(HMK) 266. Maddesinde: “Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir.” hükmü düzenlenmiştir. Buna göre, çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren konularda bilirkişi oy ve görüşünün alınması zorunludur. Genel hayat tecrübesi ve kültürünün sonucu olarak herkes gibi hâkimin de bildiği konularda bilirkişi dinlenmesine karar verilemeyeceği gibi, hâkimlik mesleğinin gereği olarak hâkimin hukuki bilgisi ile çözümleyebileceği konularda da bilirkişi dinlenemez. Her halde seçilecek bilirkişinin mesleği itibarıyla konunun uzmanı olması gerekir. HMK’nın 281. maddesinde, tarafların, bilirkişi raporunda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilecekleri; mahkemenin bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanmasını veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için, bilirkişiden ek rapor alabileceği; ayrıca gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse, yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla, tekrar inceleme yaptırabileceği belirtilmiştir. Bilirkişiler, raporlarını hazırlarken raporun dayanağı olan somut ve özel nedenleri bilimsel verilere uygun olarak göstermek zorundadır. Bilirkişi raporu aynı zamanda Yargıtay denetimine de elverişli olacak şekilde bilgi ve belgeye dayanan gerekçe ihtiva etmelidir. Ancak bu şekilde hazırlanmış raporun denetimi mümkün olup, hüküm kurmaya dayanak yapılabilir.
    Somut olayda dosyadaki bilgi ve belgeler incelendiğinde;mahkemece, hükme esas alınan kusur durumuna ilişkin 19/02/2016 tarihli elektrik-elektronik mühendisi bilirkişi raporunda,davalı ... AŞ"nin davaya konu kazada %40 oranında kusuru olduğu, dava dışı sürücüsü ..."ın Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 128. maddesi 1/b ve d-1,2 fıkrası gereği dorsenin azami yüksekliği dört metreyi geçemeyeceğinden ve dikkatsiz ve tedbirsiz davrandığından kazada %50 oranında kusurlu olduğu, davacı ..."un kaldırımda olmadığı için olayda %10 oranında kusuru olduğu belirtilmiştir. 19/02/2016 tarihli raporincelendiğinde,tarafların kusur durumuna ilişkin olarak yapılan değerlendirmelerinkesin, açık ve anlaşılır olmadığı ve somut olayla ilgili ayrıntılı ve yeterli bilgi içermediği anlaşılmaktadır.
    Mahkemece yapılacak iş; dava konusu olayda taraflara ve varsa üçüncü kişilere yüklenebilecek kusur oranının belirlenebilmesiiçin toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenecek elektrik-elektronik mühendisliği ve inşaat mühendisliği konularında uzman yeni bilirkişilerden oluşan kuruldan rapor almak ve oluşacak sonuca göre karar vermekten ibarettir.
    Mahkemece yetersiz bilirkişi raporu esas alınarak,eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
    SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın, taraflar yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına ve taraflardan peşin alınan harçların istekleri halinde geri verilmesine 28/11/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.







    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi