Abaküs Yazılım
22. Hukuk Dairesi
Esas No: 2015/30728
Karar No: 2015/35647

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2015/30728 Esas 2015/35647 Karar Sayılı İlamı

22. Hukuk Dairesi         2015/30728 E.  ,  2015/35647 K.
"İçtihat Metni"


Y A R G I T A Y İ L A M I

MAHKEMESİ : İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, yıllık izin, fazla mesai, eşit davranmama tazminatı, fark ücret, ikramiye, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatları tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalı işveren nezdinde alt işveren olarak gözüken dava dışı şirketlerde çalıştığını, davalı işveren ile dava dışı şirketler arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğunu, işe alımların il özel idaresi üst düzey yöneticisi tarafından yapıldığını, kurum araçlarını kullanarak çalıştıklarını, tüm emir ve talimatları kurum yetkililerinden aldıklarını, taşeron şirketlerin ayrı bir organizasyon oluşturmadığını, baştan beri asıl işveren işçisi olarak olarak çalıştığını, davalı kurum ile çalıştığı taşeron şirketler arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğunu, iş sözleşmesinin haksız feshedildiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatın, yıllık izin alacağını, kırkbeş saat üzeri çalışması sebebi ile fazla mesai ücretini, genel tatil günleri çalışması sebebi ile genel tatil ücretini, toplu iş sözleşmesinin uygulanması ile hak kazanabileceği ikramiye, fark ücret alacağı ile 4857 sayalı İş Kanunu 5. maddesi uyarınca eşit davranmama tazminatının tahsilini istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davacının bakanlık elemanı olmadığını, ihbar olunan şirket işçileri olduğunu, davanın belirsiz açılamayacağını, alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının iddialarının yerinde olmadığını husumet yönünden davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı kurumun asıl işveren yüklenici firmaların alt işveren olduğu müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları, iş sözleşmesinin kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanamayacak şekilde sona erdiğinin davalı tarafından ispatlanamadığı gerekçesi ile kıdem ve ihbar tazminatının kabulüne, izin alacağının kabulüne, köy yolları bakım onarım asfalt işleri sebebi ile fazla çalışma yapıldığı, genel tatil günleri çalışıldığı gerekçesi ile kabulüne, davacının sendika üyesi olmadığı, dayanışma aidatı ödediğine ilişkin belgenin bulunmadığı toplu iş sözleşmesi hükümlerinden yararlanmadığı belirtilerek ücret farkı ve ikramiye alacağının reddine, eşit işlem borcuna aykırı davranıldığının; hafta tatillerinde çalışıldığının davacı tarafından ispatlanamadığı gerekçesi ile reddine karar verilmiştir
Temyiz:
Kararı davacı ve davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
Taraflar arasındaki temel uyuşmazlık, asıl işveren-alt işveren arasındaki ilişkinin kanuna uygun kurulup kurulmadığı veya muvazaaya dayanıp dayanmadığı noktasında toplanmaktadır.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 2. maddesinin altıncı fıkrasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi; “bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişki” olarak tanımlanmış; aynı maddenin yedinci fıkrasında “asıl işverenin işçilerinin alt işveren tarafından işe alınarak çalıştırılmaya devam ettirilmesi suretiyle hakları kısıtlanamaz veya daha önce o işyerinde çalıştırılan kimse ile alt işveren ilişkisi kurulamaz. Aksi halde ve genel olarak asıl işveren alt işveren ilişkisinin muvazaalı işleme dayandığı kabul edilerek alt işverenin işçileri başlangıçtan itibaren asıl işverenin işçisi sayılarak işlem görürler. İşletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işler dışında asıl iş bölünerek alt işverenlere verilemez” kuralına yer verilmiştir.
Asıl işveren-alt işveren ilişkisinin geçerli olarak kurulabilmesi için iki işverenin bulunması, mal veya hizmet üretimine ilişkin bir işin varlığı ve asıl işin bölünerek alt işverene verilmesi halinde “işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektirme” unsurunun gerçekleşmiş olması gerekir. Bundan başka ilişki muvazaaya dayanmamalıdır. Aksi halde alt işveren işçisi başlangıçtan itibaren asıl işverenin işçisi sayılarak işlem görecektir.
Somut uyuşmazlıkta, davacı taraf, asıl işveren-alt işveren ilişkisinin muvazaaya dayalı olduğunu, davacı işçinin işe ilk giriş tarihinden itibaren il özel idaresinin işçisi sayılması gerektiğini ve buna bağlı olarak da işyerinde yürürlükte bulunan toplu iş sözleşmeleri uyarınca işçilik alacaklarının, ikramiye alacağının ve kadrolu işçilerden farklı davranılması sebebi ile eşit davranmama tazminatının ödenmesi gerektiğini ileri sürmektedir.
Mahkemece 4857 sayılı Kanun"un 2. maddesi ve Alt İşverenlik Yönetmeliği uyarınca il özel idaresi ile davacının hizmet döküm cetvelinde belirtilen hizmet alımı yapılan dava dışı şirketler arasındaki ilişkinin hukuki niteliğinin ve buna bağlı olarak bu ilişkinin muvazaalı olup olmadığının tespit edilebilmesi için, tüm hizmet alım sözleşmeleri temin edilerek, sözleşmelerin yukarıda belirtilen kanuni düzenlemelere uygun kurulup kurulmadığı, muvazaaya dayanıp dayanmadığı bilirkişi aracılığıyla gerekirse mahallinde keşif yapılarak davacı işçilerin hangi işleri yaptıkları net bir şekilde ortaya konularak, yine asıl işverenin kendi işçilerinin bu işlerde çalışıp çalışmadıkları netleştirilerek, hangi işveren yetkilerinin kim tarafından kullanıldığı da somutlaştırılarak araştırılmalıdır. Muvazaa olgusu kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıklığa kavuşturularak sonucuna göre değerlendirme yapılması gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine 24.12.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.




Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


Avukat Web Sitesi