Abaküs Yazılım
6. Daire
Esas No: 2019/15422
Karar No: 2021/8904
Karar Tarihi: 28.06.2021

Danıştay 6. Daire 2019/15422 Esas 2021/8904 Karar Sayılı İlamı

T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2019/15422
Karar No : 2021/8904

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : … A.Ş. … Müdürlüğü(…)
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN ÖZETİ : … İdare Mahkemesinnce verilen dava konusu işlemin iptali yolundaki …. tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın, usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.

SAVUNMANIN ÖZETİ : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ…'IN DÜŞÜNCESİ : Mevzuat hükümlerine göre uygulama imar planının ilgili belediye meclisince onaylandıktan sonra yürürlüğe girip bir ay süreyle ilan edildikten sonra kesinleşeceği açık olup bu süre içinde yapılan itirazların tamamı ya da bir kısmının kabul edilmesi halinde uygulama imar planının yeniden bu süreci takip edip ilan edilerek kesinleştirilmesi gerektiği, ayrıca davacının iddialarının taşınmazın kuzeyinden 7 metre, güney ve doğusundan geçen 10 metrelik yolla bölündüğünden bahisle trafo alanının bütünlüğünün bozulduğu noktasında yoğunlaştığı, ancak uyuşmazlık konusu taşınmazın doğusundan ortadan geçerek teknik altyapı alanını ikiye bölen 10 metrelik yolun 1990 tarihli 1/15000 ölçekli nazım imar planında da 1/1000 ölçekli uygulama imar planında da gösterildiği, kuzeyinden geçen 7 metrelik yol ile konut ve park alanı arasında ve güneyinden geçen 10 metrelik yol ile 1.derece arkeolojik sit alanı arasında bir tampon bölge oluştururlmasında kamu yararı bulunduğu sonucuna da ulaşıldığından dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planı ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planının iptali yolundaki kararın bu gerekçeyle onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
Dava, Zonguldak ili, Karadeniz Ereğli ilçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan davacı şirkete ait Ereğli-I Trafo Merkezini de kapsayan alanda imar yolu planlamasına ilişkin olarak … tarihli, … sayılı belediye meclisi kararıyla kabul edilen 1/5000 ölçekli nazım ve ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planının iptali istemiyle açılmış, İdare Mahkemesince, mahallinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporu ile dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, kentin ve sanayinin zaruri ihtiyacı olan elektrik enerjisini karşılamak üzere oluşturulan elektrik enerjisi iletim hattı/güzergahı ve trafo merkezlerini içeren teknik altyapıya etki eden planların yapım aşamasında yatırımcı kuruluşun görüşünün alınmadığı, arkeolojik alan kesimindeki yolun devamının Bügünkü Kullanımı Devam Ettirilecek Alan (BAKDEA) olarak belirlendiği ve devamının planlama dışında kaldığı, diğer kesimde trafo merkezi üzerinde oluşturulan yolun ayrıca bir erişim sağlamadığı, gelişen sosyal ve ekonomik ihtiyaçlarla içerisinde ve çevresinde hat direkleri bulunan trafo merkezlerine yeni bağlantıların yapılması söz konusu olabileceğinden, yüksek gerilim trafo merkezlerinin kapladığı alanların daraltılmasının işletme emniyeti ve elektrik enerjisi iletimine ilişkin olarak kamu hizmetinin devamlılığını olumsuz etkileyeceği, uyuşmazlık konusu alanın imar yolları geçirilmek suretiyle daraltılmasına ilişkin dava konusu imar planlarının bu kısmında hukuka uyarlık bulunmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle iptaline karar verilmiş, Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesince bu karara karşı davalı tarafından istinaf başvurusu reddedilmiş, bu karar davalı idare vekili tarafından temyiz edilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7.maddesinde, ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresinin ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı, ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililerin düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilecekleri hüküm altına alınmakla, ilanı gereken düzenleyici işlemler yönünden ilgililere uygulama üzerine dava açma olanağı tanındığı tartışmasızdır.
3194 sayılı İmar Kanununun 5. maddesinin işlem tarihinde yürürlükte olan halinde, "Nazım imar planı; varsa bölge veya çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, detaylı bir raporla açıklanan ve raporuyla beraber bütün olan plan; uygulama imar planı da; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan" olarak tanımlanmıştır.
Aynı Kanununun 8.maddesinin 1.fıkrasının (b) bendinde, imar planlarının, nazım imar planı ve uygulama imar planından meydana geldiği, mevcut ise bölge planı ve çevre düzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediye sınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulama imar planlarının ilgili belediyelerce yapılacağı veya yaptırılacağı, planların, belediye meclisince onaylanarak yürürlüğe gireceği, bu planların onay tarihinden itibaren belediye başkanlığınca tespit edilen ilan yerlerinde ve ilgili idarelerin internet sayfalarında bir ay süreyle eş zamanlı olarak ilan edileceği, bir aylık ilan süresi içinde planlara itiraz edilebileceği, belediye başkanlığınca belediye meclisine gönderilen itirazların ve planların belediye meclisince on beş gün içinde incelenerek kesin karara bağlanacağı, onaylanmış planlarda yapılacak değişikliklerin de yukarıdaki usullere tabi olduğu hükümlerine yer verilmiştir.
Yukarıya alıntılanan mevzuat hükümlerine göre imar planının ilgili belediye meclisince onaylandıktan sonra yürürlüğe girip bir ay süreyle ilan edildikten sonra kesinleşeceği açık olup bu süre içinde yapılan itirazların tamamı ya da bir kısmının kabul edilmesi halinde imar planının yeniden bu süreci takip edip ilan edilerek kesinleştirilmesi gerekmektedir.
Danıştay Altıncı Dairesinin E:2019/20796, E:2019/20889, E:2019/19495, E:2019/13061, E:2018/5425, E:2018/9521, E:2018/353, E:2019/21319, E:2018/6903, E:2019/15431, E:2018/9521 sayılı dosyalarının birlikte incelenmesi sonucunda, … tarihli, … sayılı Karadeniz Ereğli Belediye Meclisi kararıyla 1/5000 ölçekli nazım imar planının onandığı, … tarihli, … sayılı Karadeniz Ereğli Belediye Meclisi kararıyla 1/1000 ölçekli revizyon uygulama imar planının onandığı, ancak 02/07/2012 tarihli belediye meclisi kararında 1/5000 ölçekli ilave revizyon nazım imar planının değiştirilmesine ilişkin düzenlemelerin de bulunduğu, anılan belediye meclisi kararının 03/07/2012 ile 03/08/2012 tarihleri arasında askıya çıkarıldığı, askıda yapılan itirazların … tarihli, … sayılı Karadeniz Ereğli Belediye Meclisi kararıyla değerlendirilerek yapılan itirazların bir kısmının kabul edildiği, bir kısmının ise reddedildiği ancak itirazlar kısmen kabul edilmesine rağmen anılan belediye meclisi kararının yeniden askıya çıkarılmadığı anlaşılmıştır.
Bu durumda, dava konusu imar planlarına askı süresi içinde yapılan itirazlar kabul edildiği halde imar planının yeniden ilan edilerek kesinleştirilmesi gerekirken anılan süreç takip edilmeden tesis edilen işlemlerde bu yönden hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Diğer taraftan, İdare Mahkemesince, mahallinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda, Karadeniz Ereğli Belediye Meclisinin … tarihli, … sayılı kararıyla kabul edilen Karadeniz Ereğli İlave Revizyon Nazım ve Uygulama İmar Planının “29.03.1990 onaylı 1/1000 ölçekli planın ömrünü tamamlamış olması ve kentin ihtiyaçlarına cevap verememesi, süreç içinde köy statüsünden mahalle statüsüne geçerek belediyeye bağlanan bölgelerin olması ve Bakanlıkça tamamlanan bölgeye ait 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planının varlığının planın yenilenmesini gerektirmesi” gibi ilave revizyon imar planı yapılması için gerekli ve yeterli gerekçelere dayandığı, ilave revizyon imar planının; her tür ve ölçekteki planın ihtiyaca cevap vermediği veya uygulamasının mümkün olmadığı veya sorun yarattığı durumlar ile üst ölçek plan kararlarına uygunluğun sağlanması amacıyla planın tamamının veya plan ana kararlarını etkileyecek bir kısmının yenilenmesi için ve mevcut plana bitişik ve mevcut planın genel arazi kullanım kararları ile süreklilik, bütünlük ve uyum sağlayacak biçimde yapılan planlar olması nedeniyle plan ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğünü, teknik ve sosyal donatı dengesini bozmayan nitelikteki plan değişikliği işleminden farklı olduğu ve dava konusu işlem değerlendirilirken konunun bu çerçevede ele alınması gerektiği, plan revizyonlarında planın aksayan yönleri ile yeni girdilere bağlı olarak yeniden ele alındığı, bu kapsamda kullanım kararlarının ve alan büyüklüklerinin yeniden değerlendirilebileceği gibi ulaşım sisteminin de yeniden kurgulanabileceği, plan değişikliklerinde zorunlu olan hizmet etki alanı içinde eşdeğer alan ayırma vb. yaptırımların revizyon planlarda zorunlu olmadığının Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 26/b maddesinde “yol hariç” denilerek ifade edildiği, dava konusu ilave revizyon imar planının tüm kentin geleceğini şekillendirme, yönlendirme, sağlıklı kentsel çevrelerin oluşabilmesini yönlendiren bir nitelik taşıması nedenleriyle üstün kamu yararı taşıdığı, yolların birçok farklı kentsel kullanımı birbirine bağlayan toplumun gündelik yaşamındaki gereksinimleri karşılayan iletişim kanalları olması ve bunlar vasıtasıyla uyuşmazlık konusu alanın kentin diğer bölgeleriyle özellikle de yeni gelişme alanlarıyla bütünleşmesinin gerektiği, dava konusu işlemde mahalle birimlerine ve yakın çevreye hizmet veren 10 metre ve 7 metre servis yollarının devamlılığının sağlanarak ana yollara ve yeni gelişme alanlarına bağlanma zorunluluğu nedeniyle davacı taşınmazının etrafında yeni imar yolları önerilmesi, dava konusu yolların yapılaşma ve mülkiyet şartları doğrultusunda genişletilmesi ve devamlılığının sağlanması, dolayısıyla artan nüfusa bağlı olarak kentin gelişmeye açılacak olan bölümleriyle plan bütünlüğünün kurulması amacını taşıdığı, arkeolojik sit alanına komşu olması nedeniyle, uyuşmazlığa konu teknik altyapı alanının mülkiyetine girmeden Yönetmelikte belirtilen ve mahalleye hizmet veren en dar taşıt yolu niteliğindeki 10 metrelik öneri taşıt yolu açılmasının olanaklı olduğu, trafo alanlarının, yeni teknolojilerle birlikte daha küçük ebatlı inşa edilerek daha az yer kaplamasının söz konusu olabileceği gibi uyuşmazlık konusu yolun inşa edileceği döneme kadar davacı tarafından kullanılabileceği, her ne kadar ilave revizyon imar planı yapılırken kurum görüşü alınması gerekirken davalı idare tarafından bu işlemin atlanmış olması planlama ilkelerine uyarlık göstermese de, söz konusu planlama işleminin şehircilik esaslarına uygun olduğu yolunda görüş bildirilmiştir.
Uyuşmazlıkta, davacının iddialarının taşınmazın kuzeyinden 7 metre, güney ve doğusundan geçen 10 metrelik yolla bölündüğünden bahisle trafo alanının bütünlüğünün bozulduğu noktasında yoğunlaştığı, ancak taşınmazın doğusundan ortadan geçerek teknik altyapı alanını ikiye bölen 10 metrelik yolun 1990 tarihli 1/15000 ölçekli nazım imar planında da 1/1000 ölçekli uygulama imar planında da gösterildiği, kuzeyinden geçen 7 metrelik yol ile konut ve park alanı arasında ve güneyinden geçen 10 metrelik yol ile 1.derece arkeolojik sit alanı arasında bir tampon bölge oluştururlmasında kamu yararı bulunduğu sonucuna ulaşılmakta ise de yukarıda belirtilen nedenlerle dava konusu imar planlarının iptali yolundaki Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında sonucu itibariyle isabetsizlik bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararının yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine 28/06/2021 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi



Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


Avukat Web Sitesi