
Esas No: 2019/4602
Karar No: 2021/3423
Karar Tarihi: 28.06.2021
Danıştay 3. Daire 2019/4602 Esas 2021/3423 Karar Sayılı İlamı
T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/4602
Karar No : 2021/3423
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : …Vergi Dairesi Başkanlığı/…
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Petrol Ürünleri Madeni Yağ Otomotiv Kimya Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
İSTEMİN KONUSU: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının aleyhe olan hüküm fıkrasına davalı idarece yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin …Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına, yasal defter ve belgelerini incelemeye ibraz etmemesi nedeniyle katma değer vergisi indirimlerinin reddi suretiyle yeniden oluşturulan beyan tablosu uyarınca Ocak ila Aralık 2013 dönemleri için re'sen salınan üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 355. maddesinin 1. bendi gereğince kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu döneme ilişkin defter ve belge isteme yazısının 29/05/2017 tarihinde şirket müdürüne tebliğ edildiği fakat ibraz ödevinin yerine getirilmediği, ibraz süresi geçtikten sonra davacı tarafından idareye sunulan dilekçe ile defter ve belgelerin yangında zayi olduğunun iddia edildiği ve yangın raporunun dilekçeye eklendiği, söz konusu raporda, hasar gören eşyalar arasında şirket defter ve belgelerinin yer almadığı, öte yandan yetkili mahkemeden alınmış zayi belgesinin de bulunmadığı, dava dosyasına davacı tarafından gönderilen 12/09/2018 tarihli dilekçe ile defter ve belgelerin Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı Bursa Küçük ve Orta ölçekli Mükellefler Grup Başkanlığı'nın 25/06/2018 tarihli yazısı ile tekrar istenildiğinin belirtildiği, Mahkemelerince verilen ara kararı üzerine davalı idarece davacı şirketin 2013 yılı hesaplarının sahte belge kullanımı yönünden incelenmesi için 25/06/2018 tarihli defter ve belge ibraz yazısının şirket müdürüne tebliğ edildiği, 27/07/2018 tarihli inceleme başlama tutanağı ile incelemeye başlanıldığı, fakat davacı şirketin 7143 sayılı Kanun'un 5. maddesine istinaden 2013 dönemi için kurumlar ve katma değer vergisi yönünden matrah arttırımında bulunmasından dolayı vergi incelemesi yapılmadığı ve sahte belge kullanma konulu sınırlı incelemenin 05/10/2018 tarihli yazı ile kapatıldığı, hali hazırda devam eden bir vergi incelemesi olmadığı, davacının 2013 yılı için 7143 sayılı Kanun'un kurumlar vergisi matrah arttırımı ile ilgili 5. maddesinin 1. fıkrasının a ve c, katma değer vergisi matrah arttırımı ile ilgili 5. maddesinin 3. fıkrasının a bendinden yararlanmak için başvuruda bulunduğu, başvurusunun kabul edilerek matrah arttırımı tablosu düzenlendiğinin belirtildiği, katma değer vergisini artırarak belirtilen süre ve şekilde ödeyen mükellefler hakkında söz konusu vergiyi ödemeyi kabul ettikleri yıllara ait vergilendirme dönemleri ile ilgili olarak katma değer vergisi incelemesi ve tarhiyatı yapılamayacağından matrah artırılan döneme ilişkin olarak salınan cezalı vergide hukuka uygunluk bulunmadığı, davacı tarafından uyuşmazlık konusu döneme ilişkin defter ve belgeler ibraz edilmediğinden kesilen özel usulsüzlük cezasının ise hukuka uygun olduğu gerekçesiyle üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi kaldırılmış, özel usulsüzlük cezası yönünden ise dava reddedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının, üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin kaldırılmasına ilişkin hüküm fıkrasının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu döneme ilişkin defter ve belge isteme yazısının şirket müdürüne bizzat tebliğ edildiği, ancak ibraz süresi geçtikten sonra şirket evraklarının yangında zayi olduğuna dair dilekçe verildiği, olaya ilişkin olarak itfaiye tarafından tutulan yangın raporunda hasar gören eşyalar arasında davacı defter ve belgelerinin yer almadığı, süresi içinde yetkili mahkemeden alınmış zayi belgesi de sunulmadığı, geçerli bir mücbir sebep olmadan ibrazdan kaçınıldığı, 1 seri No'lu Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin 7143 sayılı Kanun Genel Tebliğinde 213 sayılı Kanun'un 359. maddesinin b fıkrasındaki belirtilen defter, kayıt ve belgeleri yok edenler veya defter ve sahifelerini yok ederek yerine başka yaprak koyanlar veya hiç yaprak koymayanlar veya belgelerin asıl ve suretlerini tamamen veya kısmen sahte olarak düzenleyenler hakkında 7143 sayılı Kanun'ın yayımlandığı tarihten önce vergi incelemesine yetkili olanlarca düzenlenen raporlar ile tespit yapılmış olması halinde anılan anılan Kanun'un 5. maddesine göre matrah ve vergi artırımında bulunmalarının mümkün olmadığının düzenlendiği ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ…'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacının 2013 yılı defter ve belgelerinin ibrazına ilişkin yazının şirketin faaliyeti 31/05/2014 tarihinde sona erdiğinden şirket müdürünün mernis adresinde bizzat kendisine 29/05/2017 tarihinde tebliğ edildiği, verilen süre içerisinde ibrazın gerçekleşmediği, ancak 07/07/2017 tarihli yazı ile defter ve belgelerin 22/02/2016 yangında zayi olduğunun bildirildiği, 28/03/2016 tarihinde zayi belgesi almak için yapılan başvuruya dair dilekçenin ve itfaiye yangın raporunun sunulduğu, söz konusu raporda hasar gören eşyalar arasında defter ve belgelere rastlanılmadığı, süresi içinde zayi belgesi için başvurulmadığı ve bu hususta alınmış mahkeme kararı olmadığından davacı iddialarına itibar edilmemesi nedeniyle dava konusu tarhiyatın yapıldığı ve özel usulsüzlük cezasının kesildiği, davalı idarece davacı şirketin 2013 yılı hesaplarının sahte belge kullanımı yönünden incelenmesi için 25/06/2018 tarihli defter ve belge ibraz yazısının daha sonra yeniden şirket müdürüne tebliğ edildiği, 27/07/2018 tarihli inceleme başlama tutanağı ile incelemeye başlanıldığı, fakat davacı şirketin 2013 dönemi için 7143 sayılı Kanun'un 5. maddesine istinaden 16/08/2018 tarihinde kurumlar ve katma değer vergisi yönünden matrah arttırımında bulunmasından dolayı vergi incelemesi yapılmadığı ve sahte belge kullanma konulu sınırlı incelemenin 05/10/2018 tarihli yazı ile kapatıldığı anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT:
18/05/2018 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına ilişkin 7143 sayılı Kanun'un 5. maddesinin 3. fıkrasında, mükelleflerin, bu fıkrada belirtilen şartlar dâhilinde katma değer vergisini artırarak bu maddede belirtilen süre ve şekilde ödemeleri halinde, kendileri nezdinde söz konusu vergiyi ödemeyi kabul ettikleri yıllara ait vergilendirme dönemleri ile ilgili olarak katma değer vergisi incelemesi ve tarhiyatı yapılmayacağı, 7. fıkrasında ise bu maddeye göre matrah veya vergi artırımında bulunulmasının, bu Kanunun yayımı tarihinden önce başlanılmış olan vergi incelemeleri ile takdir işlemlerine engel teşkil etmeyeceği hükme bağlanmıştır.
2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 40. maddesinin 4. fıkrasında, İçtihatları Birleştirme Kurulu tarafından verilen kararlara, Danıştay daire ve kurulları ile idari mahkemeler ve idarenin uymak zorunda oldukları hüküm altına alınmıştır.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 3. maddesinin (b) bendinde, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 1. maddesinde, ticari faaliyet çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin katma değer vergisine tabi tutulduğu, 20. maddesinde teslim ve hizmet işlemlerinin karşılığını teşkil eden bedelin katma değer vergisi matrahını oluşturduğu, 29. maddesinde, mükelleflerin, vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden, kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak, düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisini indirebilecekleri, 34. maddesinin 1. bendinde ise yurt içinden sağlanan veya ithal olunan mal ve hizmetlere ait katma değer vergisinin alış faturası veya benzeri vesikalar üzerinde ayrıca gösterilmek ve bu vesikalar kanuni defterlere kaydedilmek şartıyla indirilebileceği kuralına yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
7143 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesinden önce davacı adına 07/09/2017 tarihinde tanzim edilen vergi inceleme raporuna dayanılarak düzenlenen 26/10/2017 tarihli ihbarnamelerle 10/11/2017 tarihinde tebliğ edilen vergi ve cezaların dava konusu edildiği olayda, sözü edilen Kanun'un 5. maddesinin 7. fıkrası gözönüne alındığında, katma değer vergisi yönünden matrah artırımında bulunulmasının tarhiyatı hukuka aykırı kıldığından söz edilemez.
25/07/2019 tarih ve 30842 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu'nun E:2013/3, K:2019/1 sayılı kararında mücbir sebep olmaksızın defter ve belgelerini incelemeye yetkili olan inceleme elemanlarına ibraz etmeyen katma değer vergisi mükellefleri adına yapılan cezalı tarhiyatlara karşı açılan davalarda, davacılar tarafından, vergilendirme dönemine ilişkin yasal defterler ve belgelerin mahkemeye sunulabileceğinin ileri sürülmesi halinde, bu defter ve belgeler davacıdan istenilip, defterlerdeki kayıtlar incelenip bu kayıt ve belgeler hakkında davanın diğer tarafı olan vergi idaresinin görüşü ve saptamaları da alınarak yapılacak hukuki değerlendirmeye göre karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Buna göre; dava dilekçesinde defter ve belgelerin incelenmek üzere istenmesi halinde ibraz edilebileceğini ileri süren davacının defter ve belgelerinin re'sen araştırma ilkesi uyarınca istenmesi ve Vergi Dairesi Müdürlüğüne gönderilerek, söz konusu defter ve belgeler üzerinde idarece inceleme yaptırılarak karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle verilen tarhiyatın kaldırılmasına ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yöneltilen istinaf başvurusunun reddi yolundaki Vergi Dava Dairesi kararında hukuka uygunluk görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin kabulüne,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesine,
4.492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13. maddesinin (j) bendi parantez içi hükmü uyarınca alınması gereken harç dahil olmak üzere yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine 28/06/2021 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.