
Esas No: 2016/3693
Karar No: 2021/8935
Karar Tarihi: 28.06.2021
Danıştay 6. Daire 2016/3693 Esas 2021/8935 Karar Sayılı İlamı
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2016/3693
Karar No : 2021/8935
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Belediyesi Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN ÖZETİ : ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararın, usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ : Temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
Dava, davacının hissedarı olduğu İstanbul İli, Adalar İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı ve ... parsel sayılı taşınmazların tevhid edilmesi istemiyle yapılan ... tarihli başvurunun ... parsel sayılı taşınmazdaki ruhsata aykırı imalatların yıkımı ve imar para cezası verilmesine ilişkin ... tarihli, ... sayılı belediye encümeni kararının bulunduğu gerekçesiyle reddine ilişkin ... tarihli, ... sayılı Adalar Belediye Başkanlığı işleminin iptali istemiyle açılmış, İdare Mahkemesince; dosyadaki bilgi ve belgelerin değerlendirilmesinden, davacının tevhid talebinin yerine getirilmesine dava konusu işlemde bahsi geçen belediye encümeni kararı engel teşkil ediyor ise bu kararın gereğinin yerine getirilmesi ve verilen süre içerisinde ilgilisince giderilmeyen aykırılıkların davalı idarece resen giderilmesi gerektiği, davacının tevhid talebinin İmar Kanunu ve Kat Mülkiyeti Kanunu hükümleri gereğince değerlendirilerek karara bağlanması gerekirken reddedilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş, bu karar davalı idarenin vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı tarafından 17/10/2014 tarihinde uyuşmazlık konusu taşınmazların tevhid edilmesi istemiyle başvuruda bulunulmuş olup bu başvurunun reddine ilişkin işlemin 24/11/2014 tarihinde davacıya tebliği üzerine 20/01/2015 tarihinde açılan davada süre aşımı bulunmadığından davalı idarenin bu itirazı yerinde görülmemiştir.
Mahkeme kararında davacı tarafından yapılan başvurunun uyuşmazlık konusu taşınmazlar üzerinde kat mülkiyeti tesis edilmesi istemiyle yapıldığından bahsedilmiş ve yer yer Kat Mülkiyeti Kanunu hükümlerine yer verilmişse de; bakılan dava taşınmazların tevhid edilmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
3194 sayılı İmar Kanunu'nun "İfraz ve Tevhid" başlıklı 15. maddesinin işlem tarihinde yürürlükte olan halinde, "İmar planlarına göre yol, meydan, yeşil saha, park ve otopark gibi umumi hizmetlere ayrılan yerlere rastlayan gayrimenkullerin bu kısımlarının ifrazına veya tevhidine izin verilmez.
İmar parselasyon planı tamamlanmış olan yerlerde yapılacak ifraz veya tevhidin bu planlara uygun olması şarttır. İmar planlarında parsel cepheleri tayin edilmeyen yerlerde yapılacak ifrazların, asgari cephe genişlikleri ve büyüklükleri yönetmelikte belirtilen esaslara göre tespit edilir.
İmar planı dışında kalan alanlarda yönetmeliklerinde tayin edilecek miktarlardan küçük ifrazlara izin verilmez." hükmüne yer verilmiştir.
Dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olan mülga İmar Kanununun 18 inci Maddesi Uyarınca Yapılacak Arazi ve Arsa Düzenlemesi ile İlgili Esaslar Hakkında Yönetmeliğin "İfraz ve Tevhit işlemleri" başlıklı 15. maddesinde ise, "Arazi ve arsa düzenlemesi yapılmış imar adalarındaki bir veya birkaç parselde, meskun alanlardaki kadastro parsellerinde, maliklerin müracaatı üzerine imar planı ve mevzuatına uygun olmak şartıyla ifraz ve tevhit işlemleri yapılabilir." düzenlemesine yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte uyuşmazlık konusu taşınmazların bulunduğu alanda yürürlükte bulunan bir uygulama imar planının bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Yukarıda yer verilen Kanun hükmü ve Yönetmelik maddesinin birlikte değerlendirilmesinden, bir alanda ifraz ve tevhid işlemlerinin yapılabilmesi için yürürlükte bulunan bir uygulama imar planının bulunması gerektiği sonucuna ulaşılmaktadır.
Bu nedenle, yürürlükte bulunan bir uygulama imar planının bulunmadığı alandaki uyuşmazlık konusu taşınmazların tevhid edilmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Öte yandan, uygulama imar planında tevhid koşulu yoksa hisseli taşınmazların tevhid edilebilmesi için bütün hissedarların bu işleme muvafakat etmesi gerekmekte olup tek başına taşınmazların hissedarlarından biri olan davacının başvurusu üzerine tevhid talebinin kabul edilmesine hukuken olanak bulunmadığından dava konusu işlem bu yönüyle de hukuka uygundur.
Bu durumda, İdare Mahkemesince davanın reddine karar verilmesi gerekirken dava konusu işlemin iptali yolunda verilen temyize konu kararda isabet görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, ... İdare Mahkemesince verilen ... tarihli, E: ..., K: ... sayılı kararın BOZULMASINA, dosyanın adı geçen Mahkemeye gönderilmesine, bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 gün içinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere 28/06/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.