4. Hukuk Dairesi 2019/2884 E. , 2019/5705 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı Türkiye Elektrik İletim AŞ Genel Müdürlüğü vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 02/08/2012 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem nedeniyle maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 16/04/2019 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince:
Dava, haksız eylem nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, davacı TEİAŞ’a ait 154 kv. ... - ... E.İ.Hattının 1985 yılında tamamlanarak enerji verildiğini, hattın yapımından sonra davalı KGM’nce geçirilen ve 1996 yılında trafiğe açılan ... - ... karayolunun, hatta ait 6-7 no"lu direkler arası iletkenleri ile düşey kleransı sağlamadığının anlaşıldığını, bu durumun can ve mal güvenliği açısından mevcut Yönetmeliğe ve yürürlükteki prosedüre aykırı olduğunu, söz konusu ihlalin bir an evvel giderilmesi için muhtelif zamanlarda bir dizi resmi yazışma ve karşılıklı görüşme yapılmasına rağmen herhangi bir sonuç elde edilemediğini, konuya ilişkin olarak ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/91 değişik iş sayılı dosyası ile yapılan tespit sonrasında düzenlenen bilirkişi raporunda da söz konusu ihlal ve tehlikenin varlığının tespit edildiğini, eski direğin sökülüp yerine D2+6 tipi direk yapımı işinin, davacı kuruluş tarafından ivedilikle tamamlandığını, bu işten doğan masrafın ödenmesi için davalıya gerekli ihtarın yapıldığını ancak, davalının ödeme yapmadığı gibi herhangi bir cevap da vermediğini belirterek oluşan zararın tazminini talep etmiştir.
Davalı, dava konusu yolun, köy yolunun genişletilmesi sonucu 1996 yılında trafiğe açıldığını, yolun tarihi zeminden geçtiğini, bu sebeple ilgili Yönetmeliğin klerans esaslarına göre ihlal yapılmadığı gibi köy yolunun doğal zemininden de yükseltme yapılmadığını, sorunun elektrik direklerinin emsallerine göre kısa olması ve kleransının yeterli şekilde ayarlanmamasından kaynaklandığını, zira aynı tehlikenin yol olmasa da traktör, biçerdöver vb tarım araçları için de geçerli olacağını, yolun iddianın dayanağı olan Yönetmeliğin yürürlüğe girmesinden evvel trafiğe açıldığını, direkler dikilmeden önce kamulaştırma
yapılmamış olsa bile mevcut güzergahların 15 metre sağında ve 15 metre solunda herhangi bir tesis yapılmasında Karayolları Umum Müdürlüğünden ruhsat alınması, ruhsatsız yapılan bu gibi tesislerin zabıtaca kaldırılacağının belirtildiğini, davaya konu yolun da kamulaştırmadan önce mevcut olup direklerin dikilmesi sırasında davacı tarafından ruhsat talebinde bulunulmadığını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun’un 2/3. maddesi uyarınca gerçek ve tüzel kişi tacirler arasında haksız eylem dahil her türlü nedenden kaynaklanan alacaklarda istek halinde T.C. Merkez Bankasının kısa vadeli kredilere uyguladığı avans oranında temerrüt faizine hükmedilmesi zorunlu ise de; davalının tacir sıfatına haiz olmadığı, uyuşmazlığın ticari işletmeyi ilgilendirmediği anlaşıldığından yürütülecek faiz, ticari faiz olmayıp yasal faizdir. Mahkemece bu yön gözetilmeksizin avans faizine hükmedilmesi doğru olmamıştır. Ne var ki belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden mahkeme kararının, 6217 sayılı Kanun’un 30. maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen “geçici madde 3” atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda (2) no"lu bentte gösterilen nedenlerle hüküm fıkrasının 1. bendinde yer alan “avans” ibaresinin çıkartılarak yerine ‘‘yasal’’ ibaresinin eklenmesine, davacının tüm, davalının diğer temyiz itirazlarının (1) no"lu bentte gösterilen nedenlerle reddiyle kararın düzeltilmiş bu biçiminin ONANMASINA ve aşağıda yazılı onama harcının davacıya yükletilmesine, peşin alınan harcın bundan mahsubuna 02/12/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.