4. Hukuk Dairesi 2018/5377 E. , 2019/5724 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 29/07/2015 gününde verilen dilekçe ile itirazın iptali ve ihtiyati haciz istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 20/09/2017 günlü kararın Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili, duruşmasız olarak incelenmesi de davacı vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne ve tebligat gideri verilmediğinden duruşma isteminin reddine karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, idari para cezasının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Davacı vekili; davalının tarlasında çalışan yabancı işçileri on beş gün içerisinde idareye bildirmesi gerekirken yasal süre içerisinde bildirmediğini, bu nedenle davalı aleyhine idari para cezası tahakkuk ettirildiğini, yapılan tebligata rağmen ödeme yapılmadığını ve davalının para cezasına yapmış olduğu itirazın da sulh ceza mahkemesi tarafından reddedilerek kesinleştiğini, kesinleşmeden sonra da davalıya karşı idari para cezasının tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığını, davalının buna da itiraz ettiğini belirterek, haksız yapılan itirazın iptali ile takibin devamına ve davalı aleyhine icra inkâr tazminatına karar verilmesi isteminde bulunmuştur.
Davalı vekili; olayda müvekkilinin kusuru olmadığını, söz konusu idari para cezasının kaldırılması için kanun yararına bozma yoluna başvurduklarını, Suriye uyruklu şahısların valiliklerin bilgileri dahilinde hiçbir bildirim ve prosedüre bağlı olmaksızın Türk işçiler gibi çalıştırıldıklarının herkesçe bilindiğini belirterek, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, talebe konu idari para cezasının sulh ceza mahkemesinin itirazın reddine dair kararı ile kesinleştiği gerekçesiyle davanın kabulü ile takibin devamına, icra inkâr tazminatı isteminin ise reddine karar verilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 27 maddesinde, davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgililerinin, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip oldukları düzenlenmiş, 184. maddesinde hâkimin, tarafların iddia ve savunmalarıyla toplanan delilleri inceledikten sonra, duruşmada hazır bulunan taraflara tahkikatın tümü hakkında açıklama yapabilmeleri için söz vereceği, tarafların tahkikatın tümü hakkındaki açıklamalarından sonra, tahkikatı gerektiren bir husus kalmadığını görürse, tahkikatın bittiğini taraflara tefhim edeceği, 186. maddesinde ise tahkikatın bitiminden sonra, sözlü yargılama ve hüküm için tayin olacak gün ve saatte mahkemede hazır bulunmalarını sağlamak amacıyla iki tarafı davet edeceği, taraflara çıkartılacak olan davetiyede, belirlenen
gün ve saatte mahkemede hazır bulunmadıkları takdirde yokluklarında hüküm verileceği hususunun bildirileceği ve sözlü yargılamada mahkemenin, taraflara son sözlerini sorarak hükmünü vereceği düzenlenmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden; davalı vekilinin 20/09/2017 tarihli son celse mesleki mazeretini bildirir dilekçe gönderdiği ve mahkemenin de mazeretin kabulüne karar verdiği anlaşılmaktadır. Şu halde; davalı vekilinin son celse göndermiş olduğu mesleki mazeretini kabul eden mahkemenin aynı celse tahkikat duruşmasına son vererek sözlü yargılamaya geçmesi ve 6100 sayılı Kanunun 27, 184 ve 186 maddelerine de aykırı olarak uyuşmazlığın esası hakkında karar verilmesi usul ve yasaya uygun düşmemiş bu durum kararın bozulmasını gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda açıklanan nedenlerle davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına ve davalıdan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 02/12/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.