4. Hukuk Dairesi 2019/212 E. , 2019/5726 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı Başbakanlık Gümrük Müsteşarlığı vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... ve diğerleri aleyhine 01/05/2006 gününde verilen dilekçe ile usulsüz alınan KDV iadesinin ceza ve gecikme zamlarıyla birlikte tahsili istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 27/03/2013 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, davalıların haksız yere almış oldukları vergi iade bedeli ile vergi cezası ve gecikme faizinin tahsili istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Davacı idare vekili; yapılan vergi denetimleri sonucunda, dava dışı ... Ahşap Sanayi Ticaret Anonim Şirketi yetkilileri ile şirketin mali müşavirinin sahte fatura tanzimiyle 1996 yılı Haziran, Temmuz, Ekim ve Aralık dönemlerinde ihraç edilmemiş malları ihraç edilmiş gibi göstererek, ... Mal Müdürlüğünden vergi iadesi aldıklarının tespit edildiğini ancak, vergi iadesi aslı ile bunun üç katı tutarındaki vergi cezası ve gecikme faizinin davalılardan tahsil edilemediğini belirterek, oluşan zararın davalılardan tazmini isteminde bulunmuştur.
Davalılar vekili; iddiaların gerçek dışı olduğunu, dava konusu alacakla ilgili olarak ... Vergi Dairesi tarafından takip yapıldığını ve takibin halen sürdüğünü, bu nedenle açılan davada hukuki yarar bulunmadığını belirterek, davanın usulden ve esastan reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davanın hukuki yarar yokluğundan reddine dair verilen ilk karar, Dairemizce davacı idare alacağının 6183 sayılı Kanun kapsamında takip edilebilir olmasının dava açılmasına engel olmayacağı gerekçesiyle bozulmuş, yerel mahkeme ise Dairemiz bozma ilâmına uyulmasına ve davanın kısmen kabulüne karar vermiştir. Yerel mahkemenin kısmen kabul kararının taraflarca temyiz edilmesi üzerine de karar, Dairemizin 29/02/2012 gün, 2012/1289 esas ve 2012/3131 karar sayılı ilâmıyla, vergi cezası ayrı tüzel kişiliği bulunan şirket hakkında kesildiğine göre, şirket yetkilileri olan davalılar ile şirketin mali müşaviri olan davalı ..."nun vergi cezasından sorumlu kabul edilemeyeceği gerekçesiyle bozulmuştur. İkinci bozma sonrasında mahkemenin vermiş olduğu direnme kararının temyiz edilmesi üzerine de Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 13/05/2015 gün, 2013/4-2220 esas ve 2015/1336 karar sayılı ilamıyla yerel mahkemenin direnme kararı usul ve yasaya uygun bulunarak, tarafların esasa ilişkin temyiz itirazları incelenmek üzere dosyanın Dairemize gönderilmesine karar verilmiş, bu karara karşı taraflarca karar düzeltme ./..
isteminde bulunulması üzerine de karar düzeltme istemleri reddedilerek, dosya Dairemize gönderilmiştir.
Dosyanın yapılan incelemesinde; davalılar vekili Avukat ...’un 02/10/2018 tarihli dilekçesi ile davalıların 7143 sayılı Kanun"dan faydalanmak için başvuruda bulunduklarını ve buna istinaden borcun yapılandırıldığını ve tespit edilen bedelin idareye ödenerek borcun sona erdiğini belirttiği görülmüştür. Dilekçe ekinde bulunan ... Mal Müdürlüğünün 28/09/2018 tarihli yazısından ise ... Ahşap Sanayi Ticaret Anonim Şirketi’nin yeminli mali müşaviri ...’nun şirketin 1996/06-07-10 ve 12 dönem KDV iadesi işleminin incelenmesi sonucu 7143 sayılı Kanun’dan yararlanarak tahakkuk eden borcunu 27/09/2018 tarihinde ödediği ve ilgili dönem tarhiyatı için ödenmemiş borcu bulunmadığının bildirildiği anlaşılmıştır.
Şu halde; yargılama devam ederken davalılarca talebe konu borcun 7143 sayılı Kanun kapsamında yapılandırıldığı ve borcun kapatıldığı iddia edildiğine göre, ilgili Kanun ile ... Mal Müdürlüğünün 28/09/2018 tarihli yazısı birlikte değerlendirilerek, davaya konu borcun sona erip ermediğinin gerekirse bilirkişi incelemesi de yapılarak tespitinin ardından, dosya kapsamına göre karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına ve davalılardan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 02/12/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.