4. Hukuk Dairesi 2019/593 E. , 2019/5728 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... ve diğerleri aleyhine 02/05/2013 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 12/03/2015 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalılar ... ile ... ve ... tarafından süresi içinde istenilmekle ..."ten gayrı tarafların temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Mahkeme gerekçeli kararında; dava tarihinin 02/05/2013 olarak yazılması gerekirken 16/08/2016 olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak görülmekle bozma sebebi yapılmamıştır.
1-Davalı ...’in temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dava, 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun kapsamında yapılan yersiz ödemelerin tahsili istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, asıl ve birleşen davaların kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ile davalılar ..., ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı idare vekili asıl ve birleşen davalarda; 5233 sayılı Kanun kapsamında davalıların zarar beyanında bulunduklarını ve kendilerine bu beyan esas alınarak ödemeler yapıldığını, ancak gelen ihbar üzerine yapılan incelemede, davalıların gerçeğe aykırı bildirimde bulunarak Devletten tazminat aldığının tespit edildiğini belirterek, haksız ve yersiz yapılan ödemenin davalılardan tazmini isteminde bulunmuştur.
Davalılar, taraflar arasında sulhname imzalandığını, davacı kurumun sulhnameye aykırı olarak hareket ettiğini, terör ve terörden doğan nedenlerden dolayı mülkiyetlerini terk etmek zorunda kaldıklarını, her ne kadar arazi babaları üzerine kayıtlı ise de üzerinde her bir davalının kendilerine ait evi olduğunu belirterek, davanın reddi gerektiğini savunmuşlardır.
Mahkemece, davalıların üzerine kayıtlı taşınmaz bulunmamasına rağmen varmış gibi beyanda bulunarak, tazminat aldıkları gerekçesiyle istemin kabulüne dair verilen ilk kararın davacı vekili ve davalılar ... ile ... tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce, taraf delilleri toplanıp değerlendirilmek ve tazminat talep edilebilmesi için 5233 sayılı Yasa 1 ve 2. maddesi açık hükmüne göre, zarar gören olunması yeterli olup sırf üzerine kayıtlı taşınmaz kaydı bulunmadığı gerekçesiyle zilyetlik konusunda gerekli araştırma usulünce yapılıp değerlendirilmeden davanın kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle bozulmuştur. Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyulmasına karar verilmesinin ardından asıl ve birleşen davaların kabulüne karar verilmiştir.
Davalı ..., ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 12/03/2015 gün, 2013/360 esas ve 2015/182 karar sayılı ilamına karşı temyiz kanun yoluna başvurmamış olduğundan hakkında verilen ilk hüküm kesinleşmiştir. Diğer davalıların temyiz istemi ile onlar lehine yapılmış olan bozma ilamı davalı ... hakkındaki hükmün kesinleşmesine engel değildir. Şu halde, bozmadan sonra davalı ... aleyhine yeniden hüküm kurulmuş olması hukuki sonuç doğurmaz. Bu nedenle, 23/02/2018 tarihli hükmün davalı tarafından temyizinde hukuki yarar bulunmadığından temyiz dilekçesinin reddi gerekir.
2-Davacı ile davalı ... ve ...’in temyiz itirazlarına gelince;
Dairemizin 09/05/2016 gün, 2015/6871 esas ve 2016/6335 karar sayılı ilamının 2/b bendinde “... Dosyadaki bilgi ve belgelerden; davalıların kullanımında olan ev ve müştemilatın köyün boşaltılması ve terör olayları nedeniyle zarar gördüğü iddiası ile tazminat talebinde bulundukları ve kendilerine ödeme yapıldığı anlaşılmaktadır. Tazminat talep edilebilmesi için 5233 sayılı Kanunun 1 ve 2. maddesi açık hükmüne göre, zarar gören olunması yeterli olup sırf üzerine kayıtlı taşınmaz kaydı bulunmadığı gerekçesiyle zilyetlik konusunda gerekli araştırma usulünce yapılıp değerlendirilmeden davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır... ” şeklindeki gerekçeyle ilk karar bozulmuş, mahkemece Dairemiz bozma ilâmına uyulmasına karar verilmiş ancak bozmanın gereği tam olarak yerine getirilmemiştir. Şöyle ki, davalıların zilyetlik durumları usulünce araştırılıp 5233 sayılı Kanunun öngördüğü koşulların gerçekleşip gerçekleşmediği bu yöndeki taraf delilleri tam olarak toplanıp gerekirse zabıta araştırması da yapılarak ve ceza dosyasında sanık olarak yargılanmışlarsa ceza davası sırasında vermiş oldukları beyanları da dosya içerisine alınıp birlikte değerlendirilmesinin ardından bir karar verilmesi gerekirken, sadece dosyada bozma öncesinde yapılmış olan işlemler yorumlanarak, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya uygun düşmemiş, bu durum kararın bozulmasını gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenle davacı ile davalılar ... ve ... yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, davalı ...’in temyiz dilekçesinin ilk bentte açıklanan nedenle reddine ve davalılardan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 02/12/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.