
Esas No: 2018/322
Karar No: 2021/3384
Karar Tarihi: 24.06.2021
Danıştay 8. Daire 2018/322 Esas 2021/3384 Karar Sayılı İlamı
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/322
Karar No : 2021/3384
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Valiliği
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E: ..., K: ... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 1989 yılından beri Şırnak İli Beytüşşebap ilçe Jandarma Komutanlığı emrinde görevli köy korucusu olarak görev yapmakta iken, istifa eden davacı tarafından, çağrıldığı halde göreve gelmemesi nedeniyle görevine son verilmesine ilişkin 02.05.2016 günlü Şırnak Valiliği işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararda; her ne kadar davacı tarafından operasyonlardan önceki bir tarihte tazminat alıp ayrılmak isteğinin var olmasına rağmen operasyonlara katılmadığı gerekçesiyle görevine son verilmesine ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu iddia edilmiş olsa da, istifa beyanı doğrudan sonuç doğurmayıp idarenin kabulüne bağlı olduğundan ve istifa dilekçesi kabul edilmediği sürece davacının göreviyle ilgili yükümlülükleri yerine getirmesi gerektiğinden, davacı vekilinin aksi yöndeki iddiasına itibar edilmediği; bakılan davada, Şırnak İli sorumluluk bölgesinde görev yapmakta olan Geçici Köy Korucularının tamamının görev alanlarının 01/01/2016-30/06/2016 tarihleri arasında 10/12/2015 tarihli Valilik Olur'u ile genişletilerek aynı ilçe veya gerektiğinde diğer ilçe sınırları içerisinde görevlendirilebilmelerinin uygun bulunduğu görüldüğünden davacı vekilinin bu yöndeki itirazlarına itibar edilmediği; diğer taraftan; Geçici Köy Korucuları Yönetmeliğinde göreve çağrı usulü hakkında ayrıntılı bir düzenlemeye gidilmemesinin eksiklik değil, görevin niteliği gereği olduğu; acil ve öngörülemeyen terör olaylarının ortaya çıktığı dönemlerde ve bölgenin içinde bulunduğu durumun gözönüne alınması suretiyle, geçici köy koruculuğu sisteminin oluşturulma amacının da birlikte değerlendirilmesiyle, sözlü emirle verilen talimatların yerine getirilmesinin zorunlu olduğu; ayrıca Geçici Köy Korucuları Yönetmeliği'nin 18'inci maddesinin 2'nci fıkrasında, geçici köy korucularına "...savunma hakkı verilmeden disiplin cezası uygulanamayacağı" güvence altına alınmış olmakla birlikte, savunma hakkına ilişkin usuli ve emredici başkaca bir düzenlemeye yer verilmediği; Olayda; 28/03/2016 tarihli savunma istem yazısıyla davacının savunmasının istenildiği ve davacının savunma hakkını kullandığı anlaşıldığından, bu hususta da hukuka aykırılık görülmediği sonucuna varıldığı gerekçeleriyle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E: ..., K: ... sayılı istinaf başvurusuna konu kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı / davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : İstemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E: ..., K: ... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 24/06/2021 tarihinde kesin olarak oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY :
X-Davcının göreve başladığı 1989 tarihinde yürürlükte olan 24.10.1986 tarihli Geçici Köy Koruculuğu Yönetmeliğinin "Köy Korucularının Görevden Ayrılması ve Görevlerinin sona Ermesi ile idari Nedenlerle Görevine Son Verilmesi başlıklı 23. maddesinde; "Köy Korucuları; Kaymakamlığa yazılı olarak başvurmak suretiyle ayrılma isteğinde bulunabilirler. Bu istek, kaymakamlıkça değerlendirilerek atamalarındaki usule göre sonuçlandırılır. Gerektiğinde ayrılma isteği 30 gün süre ile kabul edilmeyebilir," düzenlenmesi yer almakta iken işlem tarihinde yürürlükte olan 09.01.2008 günlü Geçici Köy Korucuları Yönetmeliğinde istifa ve istifanın kabulünün zorunlu olduğuna dair bir düzenleme yer almamıştır.
Öte yandan Anayasa Mahkemesinin 10.12.1985 gün ve E:1985/5, K:1985/23 sayılı kararında geçici köy korucularının yerine getireceği görevlerin, genel idare esaslarına göre yürütülmesi gereken görev niteliğinde olmadığı belirtilerek; geçici köy korucularının kamu görevlisi olmadığı ortaya konulmuştur.
Bu itibarla; geçici köy korucularının istifası halinde, istifanın kabulünün zorunluluğuna ilişkin uygulamaya son verilmesi ve geçici köy korucularının kamu görevlisi sayılmaması karşısında, kamu görevlileri için gerekli olan istifanın kabulüne dair müessesenin geçici köy korucuları için uygulanmaması gerektiği açıktır. Kaldı ki; istifa; şarta bağlı bir tasarruf olmayıp, kişinin kendi iradesi ile ilgili hukuki bir muameledir, ki; idareyi de bağlamaktadır.
Olayda; davcının; görevine son verilmesi işlemine esas olan görevlendirmelere (operasyonlar) gitmemesine ilişkin tutanakların; istifasından sonraki tarihlerde tutulduğu ve tutanak tarihinde davacının istifa suretiyle görevle ilişiğinin kesildiği açık olmakla; göreve gelmediğinden bahisle görevine son verilmesine ilişkin işlemde hukuka uyarlık; aksi gerekçe ile davanın reddine dair kararın istinaf istemini reddeden Bölge kararında hukuki isabet görülmediğinden kararın bozulması gerektiği oyu ile çoğunluk kararına katılmıyorum.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.