
Esas No: 2021/1246
Karar No: 2021/4241
Karar Tarihi: 24.06.2021
Danıştay 12. Daire 2021/1246 Esas 2021/4241 Karar Sayılı İlamı
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/1246
Karar No : 2021/4241
TEMYİZ EDEN (DAVALILAR): 1- …Bakanlığı
2- …Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığında emniyet amiri olarak görev yapan davacının, 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 55.maddesinin 19. fıkrası uyarınca resen emekliye sevkedilmesine ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulu'nun … tarih ve … sayılı kararının iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle ödenilmesine, özlük haklarının iadesine ve 3201 sayılı Kanunun 6638 sayılı Kanunun 22. maddesiyle değişik 55/19. maddesinin iptali için Anayasa Mahkemesi'ne başvurulmasına karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi'nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararla; davacının, bulunduğu rütbeye terfi tarihinin 30/12/2008 tarihi olduğu, bu tarihe göre 3 yıllık bekleme süresini 30/12/2011 tarihinde doldurduğu, bu tarihten sonraki ilk rütbe terfi dönemi olan 2012 ve takip eden yıllar olan 2013 ve 2014 yılları ile ilgili olarak terfi etmez kararı verildiği, bu karara karşı açtığı davanın, … İdare Mahkemesinin E:…, K:… sayılı kararıyla reddedildiği, davacının 3201 sayılı Kanunun 55.maddesinin 19. fıkrası gereğince re'sen emekliye sevk edildiği, emniyet hizmetlerinin niteliği ve önemi gereği bu hizmetlerin öngörülen seviyede yürütülmesi için kadro durumu itibariyle bazı memurların re'sen emekli edilmesi konusunda idarenin takdir yetkisinin, kamu yararı ve hizmet gerekleri dışında subjektif nedenlerle kullandığına ilişkin somut bir bilgi belge bulunmadığından, işlem tarihi itibariyle son terfi tarihi olan 30/12/2008'den itibaren beş yıl içinde terfi etmediği anlaşılan ve emeklilik aylığı bağlanabilmesi için gerekli şartları haiz olan davacının re'sen emekli edilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı; öte yandan, dava konusu işlem hukuka aykırı bulunmadığından, bu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının tazminine imkan olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; olayda, emniyet amiri iken 13/08/2015 tarihinde re'sen emekliye sevkedilen davacının, rütbe terfisinin yapılmaması işlemi ile re'sen emeklilik işlemi arasında sebep-sonuç ilişkisi bulunduğundan, bu aşamada davacının 4. sınıf emniyet müdürü rütbesine terfine ilişkin olan davasının değerlendirilmesi gerektiği; davacının, emniyet amiri rütbesinden 4.sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi ettirilmemesine ilişkin Mayıs 2014 tarihli Yüksek Değerlendirme Kurulu kararının iptali hakkında verilen yargı kararı üzerine bekleme süresini 30/12/2012 tarihi itibariyle tamamlaması nedeniyle, iptal kararının gerekçesi doğrultusunda 2015 yılında, 4. sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi edip etmeyeceğine ilişkin olarak yeniden değerlendirmeye alındığı ve yapılan değerlendirme sonucunda davacı hakkında Yüksek Değerlendirme Kurulu'nun … tarih ve … sayılı kararıyla, 2012, 2013 ve 2014 yılları itibariyle ayrı ayrı ''Terfi etmez'' kararı verildiği , bu kararın iptali istemiyle açılan davada, … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla, davanın reddedildiği; ancak, anılan Mahkeme kararına karşı istinaf yoluna başvurulması sonucunda; Dairelerinin 21/02/2018 tarih ve E:2017/6654, K:2018/382 sayılı kararıyla, davacının İstinaf başvurusunun kabulüne idare mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline karar verildiği, Dairelerince verilen kararın; "davacı hakkında 2012, 2013 ve 2014 yılları itibariyle ayrı ayrı ''Terfi etmez'' kararı verilmesine ilişkin Yüksek Değerlendirme Kurulu'nun … tarih ve … sayılı kararının, liyakat değerlendirmesinde dikkate alınması gereken ölçütlerin ele alınarak 2012, 2013 ve 2014 yıllarının her biri için ayrı ayrı değerlendirme yapılmak suretiyle, davacının 4. sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi ettirilip ettirilmeyeceği hususunda bir karar verilmesi gerekirken, belirtilen hususların dikkate alınmadığı anlaşılmış olup, bu durumun işlemin hukuka aykırı olduğunun belirlenmesine ilişkin olduğu bu hukuka aykırılık nedeniyle işlemin iptalinin gerektiği vurgulanırken, aynı zamanda kararın, davacının doğrudan 4. sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi ettirilmesi sonucunu doğurmayacağı, bununla birlikte, davacının rütbe terfi durumunun da görüşüldüğü 2012, 2013 ve 2014 yıllarına ilişkin terfi dönemlerinde, değinilen hususlar da gözönünde bulundurulmak suretiyle davalı idare tarafından davacının durumu "yeniden" değerlendirilerek bir işlem tesis edilmesi gerektiğinin" belirtildiğinin görüldüğü; bu durumda, 13/08/2015 tarihinde re'sen emekliye sevkedilen davacının, rütbe terfisinin yapılmaması işlemi ile re'sen emeklilik işlemi arasında sebep-sonuç ilişkisi bulunduğundan, ifade edilen Daire kararı ile davacının rütbe terfisinin yapılmamasına ilişkin işlemin iptal edildiği ve anılan kararın gerekçesi doğrultusunda, davalı idare tarafından davacının durumu "yeniden" değerlendirilerek 4.sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi ettirilip ettirilmeyeceği hususunda yeni bir karar verileceğinden ve dolayısıyla davacının, re'sen emekli edilmesi ile ilgili davasının sonucu da verilecek bu karara bağlı olacağından, 3201 sayılı Kanunun 55/19. maddesinde öngörülen, bulunduğu emniyet amiri rütbesine terfi ettiği 30/10/2008 tarihinden itibaren beş yıl boyunca terfi etmediğinden bahisle re'sen emekli edilmesine dair dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı ve davacının durumu iş bu karar uyarınca yeniden değerlendirilerek sonucuna göre bir işlem tesis edileceğinden, bu aşamada, davacının bir parasal ve özlük hakkı kaybından bahsedilmesi de mümkün bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, davacının parasal ve özlük hak istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince; Danıştay Başkanlık Kurulu'nun 18/12/2020 tarih ve 2020/62 sayılı "Danıştay Dava Daireleri Arasındaki İş Bölümü Kararı" üzerine Dairemize devredilen dosya incelendi ve tekemmül ettiği anlaşıldığından, yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Emniyet Amiri olarak görev yapan davacının, hakkında verilen yargı kararları uyarınca bulunduğu rütbeye terfi tarihinin 30/12/2008 tarihi olduğu, bu tarihten sonraki ilk rütbe terfi dönemi olan 2012 ve takip eden yıllar olan 2013 ve 2014 yılları ile ilgili olarak terfi etmez kararı verildiği, bunun üzerine 3201 sayılı Kanunun 55.maddesinin 19. fıkrası gereğince bulunduğu rütbeye terfi tarihinden itibaren beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edemediğinden bahisle resen emekli edilmesine ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulu'nun … tarih ve … sayılı kararının iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle ödenilmesine, özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
3201 sayılı Kanun'un 6638 sayılı Kanun ile değiştirilen 55. maddesinin birinci fıkrasında, polis amirlerinin rütbeleri sayılmış, ikinci fıkrasında; polis amirlerinin rütbelerde ve meslek derecelerinde zorunlu en az bekleme süreleri gösterilmiş, üçüncü fıkrasında; her amir rütbesinde bulunması gereken kadro sayısına esas alınacak oran azami olarak gösterilmiş, dördüncü fıkrasında; bu rütbelere terfilerin yetkili kurullarda kıdem sırasına göre görüşüleceği ve maddede öngörülen sınav ve eğitim şartı saklı kalmak üzere liyakata göre yapılacağı belirtilmiş, beşinci fıkrasında; kıdem sırasının tespitinde, bulunulan rütbeye terfi tarihinin esas alınacağı, aynı tarihte terfi edenlerden sicil notu yüksek, sicil notlarının eşitliği halinde ödül ve takdirnamesi fazla, ödül ve takdirnamelerin sayıca eşitliği halinde ise, sicil numarası daha küçük olanların diğerlerine göre kıdemli sayılacağı öngörülmüş, onbirinci fıkrasında; rütbe terfiinin yetkili kurullarda görüşülebilmesi için gerekli koşullar hükme bağlanmıştır.
Aynı maddenin diğer fıkralarında da, rütbeler, bu rütbelere terfi esasları, terfi ve atama zamanı gibi hususlarda doğrudan Kanun hükümleriyle belirlen çerçeve dahilinde kalmak koşuluyla, liyakat koşullarını belirlemek, üst rütbedeki boş kadro sayısına göre terfileri önermek ya da ikinci meslek derecesindeki görev unvanlarına ataması yapılacak personeli değerlendirmek ve öneride bulunmak üzere Genel Müdürlük Merkez Değerlendirme ve Yüksek Değerlendirme Kurullarının oluşturulması öngörülmüştür.
Anılan maddenin ondokuzuncu fıkrasında; "Bulundukları rütbelere terfi ettikleri tarihten itibaren beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edemeyen Emniyet Amirleri ile Dördüncü, Üçüncü ve İkinci Sınıf Emniyet Müdürleri, emeklilik veya yaşlılık aylığı bağlanabilmesi için gerekli şartları haiz olmaları kaydıyla, Yüksek Değerlendirme Kurulunun teklifi ve Bakan onayı ile emekliye sevk edilirler" hükmüne yer verilmiş, ve yirmibirinci fıkrasında ; ondokuzuncu fıkra hükümlerine göre emekliliğe sevk edilen emniyet amirlerine, emekliye sevk edildikleri tarihi takip eden ay başından itibaren, en yüksek devlet memuru aylığının %110'u oranında altmış yaşına kadar Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından kadrosuzluk tazminatı ödeneceği hüküm altına alınmıştır.
3201 sayılı Kanun'un yukarıda aktarılan 55. maddesinde değişiklik yapan 6638 sayılı Kanun'un genel gerekçesinde, "Polis amirlerinin rütbe terfilerinde, tüm çağdaş ülkelerin aksine kıdeme dayalı bir sistem benimsenmiş, liyakat ikinci plana bırakılmıştır. Polis amirleri bulundukları rütbede zorunlu en az bekleme süresini tamamlamaları ve herhangi bir ceza almamaları halinde mesleki yeterliliklerine bakılmaksızın otomatik olarak bir üst rütbeye terfi etmeye başlamışlardır. Bu sistem, ihtiyaç duyulan amir rütbelerinde sayısal azlığa ve ihtiyaç duyulmayan rütbelerde ise aşırı yığılmalara neden olmuştur.
Yapılan düzenleme ile bozulan personel piramidinin görev ve hizmet gereklerine uygun hale getirilmesi amacıyla; her rütbede yer alacak amir sayısı/oranı belirlenmekte, her rütbe terfiinde yazılı ve sözlü sınav şartı getirilmekte ve terfi için öngörülen asgari şartlara sahip personel arasından en kıdemli olanın değil en liyakatli olanın terfi etmesi öngörülmektedir. Ayrıca ihtiyaçtan fazla sayıdaki Birinci, İkinci, Üçüncü, Dördüncü Sınıf Emniyet Müdürlerine ve emniyet amirlerine belli bir miktar ek ödeme yapılmak suretiyle resen emeklilik sistemi getirilmektedir." değerlendirilmesine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen Kanun hükümleri ile gerekçesi bir arada değerlendirildiğinde, Yasa'nın amacının, emniyet hizmetlerinin hizmet gereklerine uygun olarak yürütülebilmesi için her bir rütbede ihtiyaç duyulan emniyet amirlerinin azami kadro sayılarının belirlenmesi, bunun sonucunda ihtiyaç fazlası durumunda kalacak olan emniyet amirlerinin emekliye sevki ve azami sayıları Yasa ile belirlenen kadrolara atamalarda liyakat ilkesi çerçevesinde bir değerlendirmeye ve seçmeye imkan sağlanması olduğu anlaşılmaktadır.
Dava konusu işlemin dayanağı olan 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun yukarıda aktarılan 55. maddesinin 19. fıkrasında, ilgili personelin re'sen emekliye sevk edilebilmesi için, bulunulan rütbeye terfi edilen tarihten itibaren, bekleme süresi de dahil olmak üzere beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edememe koşulu getirildiğinden, söz konusu beş yıl içinde kalan yıllardaki rütbe terfi işlemleri ile re'sen emeklilik arasında bir sebep-sonuç ilişkisi bulunmakta olup, re'sen emekliye sevk edilen personelin en az zorunlu bekleme sürelerini doldurdukları tarih itibariyle terfi değerlendirmesine alınıp alınmadığı, terfi ettirilmediği yıllara ilişkin davasının bulunup bulunmadığı ve davaların sonucu önem arz etmektedir.
Ayrıca anılan düzenlemede "bulundukları rütbelere terfi ettikleri tarihten itibaren" ibaresi ile personelin re'sen emekliye sevk edilmesinde bulunulan rütbede fiili olarak çalışmaya başlanılan tarihin değil, bulunulan rütbeye hukuki olarak terfi edilen tarihin esas alınacağı anlaşılmaktadır. Dolayısıyla, kıdeme esas alınan ve üst rütbeye terfiin hak edildiği tarihin geriye çekildiği durumlarda, polis amirlerinin re'sen emekliye sevk koşulları değerlendirilirken, bulundukları rütbelerde kıdemlerine esas alınan tarih dikkate alınacak ve zorunlu en az bekleme süreleri de bu tarihten itibaren hesaplanarak, takip eden yıllarda rütbe terfi değerlendirmesine alınmaları gerekecektir.
Olayda, davacı hakkında Yüksek Değerlendirme Kurulu'nun … tarih ve … sayılı kararıyla, 2012, 2013 ve 2014 yılları itibariyle ayrı ayrı ''Terfi etmez'' kararı verildiği bu kararın iptali istemiyle açılan davada, … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla davanın reddedildiği, ancak, anılan Mahkeme kararının istinaf yoluyla incelenerek kaldırılması istemiyle yapılan başvuru sonucunda, … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; rütbe terfi değerlendirmesinin, geçmiş yıldan başlanmak suretiyle "ilgili yıla ilişkin terfi edecekler listesi'' oluşturularak bu liste ile sınırlı olarak liyakata göre değerlendirme yapılması, bu listeden o yılda bir üst rütbeye terfisine karar verilenler varsa terfi edenler dışarıda bırakılarak bir sonraki yıla ilişkin terfi edecekler listesinin oluşturulması ve bu şekilde her yıl için ayrı ayrı değerlendirme yapıldıktan sonra Değerlendirme Kurulunun karar aldığı yıla ilişkin terfi edecekler listesine son şeklinin verilmesi ve bu son liste üzerinden liyakat ölçütlerine göre o yıla özgü değerlendirme yapılması gerektiği, dolayısıyla davacı hakkında da oluşturulan bu listelere göre liyakat değerlendirmesinde dikkate alınması gereken ölçütlerin ele alınarak 2012, 2013 ve 2014 yıllarının her biri için ayrı ayrı değerlendirme yapılmak suretiyle 4. sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi ettirilip ettirilmeyeceği hususunda bir karar verilmesi gerekirken, belirtilen hususların dikkate alınmadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle istinaf isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline karar verildiği görülmüştür.
Davacının resen emekliliğe sevki için ön koşul olan, bekleme süresi dahil olmak üzere beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edip edemediğinin değerlendirilebilmesi için, yukarıda aktarılan yargı kararından sonra 2012, 2013 ve 2014 yıllarına yönelik davalı idare tarafından kıdem ve liyakat yönünden davacının yeniden terfi değerlendirilmesine alınıp alınmadığı, alınmış ise bir üst rütbeye terfi ettirilip ettirilmediği, terfi ettirilmemiş ise bu işlemlere karşı dava açıp açmadığı hususlarının da araştırılması gerekmektedir.
Bu durumda; 2012, 2013 ve 2014 yıllarına ilişkin üst rütbeye terfi durumu hakkında araştırma yapılarak bir karar verilmesi gerekirken, davacının 2012, 2013 ve 2014 yıllarında terfi ettirilmemesine ilişkin açılan davada iptal kararı verildiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali, davacının parasal ve özlük hak istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığı yolunda verilen Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davalı idarelerin temyiz isteminin kabulüne,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan davacının istinaf başvurusunun kabulü, İdare Mahkemesi kararının kaldırılması, dava konusu işlemin iptali ve davacının parasal ve özlük hak istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 24/06/2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.