21. Hukuk Dairesi 2018/138 E. , 2018/6074 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
A)Davacı İstemi:
Dava, sigorta başlangıç tarihinin 01/10/1984 olarak tespiti ile 1 günlük eylemli çalışmasının tespiti istemine ilişkindir.
B)Davalı Cevabı:
Davalı Sosyal Güvenlik Kurumu vekili özetle; hak düşürücü sürenin geçtiğini, davacı iddiasının yazılı delillerle ispatının gerektiğini belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
C)İlk Derece Mahkemesi Gerekçesi ve Kararı:
İlk derece Mahkemesince; “Mahkemece yapılan yargılama, SGK , vergi, nufüs kayıtları, davacı tanıkları ... ve ..."ın beyanları, ... bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davalı iş yerinin 13/04/1983 tarihinde yasa kapsamına alındığı, 31/12/1984 tarihinde yasa kapsamından çıkarıldığı, talep tarihinde faal ve kapsamda olduğu, işe giriş bildirimindeki fotoğrafın ve imzanın davacıya ait olduğu, davacının işe giriş bildirgesi verilen tarihte fiili olarak çalışmaya başladığı, davacının doğum tarihinin 02/12/1967 olup, 02/12/1985 tarihinde 18 yaşını doldurduğu, her ne kadar giriş bildirgesindeki tarihin esas alınması gerekir ise de yasa hükümleri gereğince davacının 18 yaşından önce sigortalılık tescili olamayacağından sigorta başlangıç tarihinin 18 yaşını doldurduğu , 02/12/1985 olarak tespitine karar vermek gerekmiş, SGK yönünden davanın kısmen kabulüne, davalı işveren yönünden açılmamış sayılmasına ilişkin; aşağıdaki hüküm kurulmuştur. ” gerekçesiyle “ I)Davalı ... ya karşı açılan davanın KISMEN KABULÜ ile davacının sigorta başlangıç tarihinin 18 yaşını doldurduğu 02/12/1985 olarak tespitine,
II)Davalı ... hakkında açılan davanın açılmamış sayılmasına, ” karar verilmiştir.
İstinaf Başvurusu;
Davalı ... vekili tarafından mahkemece verilen kararın dosya içeriğine ve delil durumuna aykırı olduğu belirtilerek davanın reddine karar verilmesini talep edilmiş.
D)Bölge Adliye Mahkemesi Gerekçesi ve Kararı:
Bölge Adliye Mahkemesince ""Davacının celp edilen SGK kayıtlarına göre sigortalı işe giriş bildirgesinin 05/10/1984 tarihinde kuruma verildiği, işe giriş tarihi olarak da 01/10/1984 tarihinin gösterildiği görülmüştür. İşe giriş bildirgesinin düzenlendiği işyerinin anılan tarihte faal olduğu, grofolog bilirkişi raporuna göre , işe giriş bildirgesindeki işçinin imzasının davacının eli ürünü olduğu, fotoğrafın da davacıya ait olduğunun dosya içerisindeki bilgi ve belgelerle yaptırılan bilirkişi incelemesinden anlaşıldığı gibi, bordro tanıkları da davacının calışmasınn doğrulamıştır. Hal böyle olunca davacının işe giriş bildirgesinde işe giriş tarihi olarak gösterilen tarihte eylemli olarak çalıştığı, işe giriş bildirgesinin verilmiş bulunmasına göre de hak düşürücü süreden söz edilemeyeceği ortadadır.” gerekçesiyle
“ ... 1. İş Mahkemesinin 19/12/2016 tarihli, 2015/157 Esas- 2016/372 Karar sayılı kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davalı kurum vekilinin istinaf dilekçesinin kapsamına göre istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,” karar verilmiştir.
E)Temyiz:
Davalı Kurum vekili “ Mahkemece hiçbir resmi belge ve kayıt irdelenmeksizin hüküm kurulmuştur. Karara esas alınan bilirkişi raporuna karşı itirazlarımız dikkate alınmaksızın karar verilmiştir. Davacının T.C kimlik numarası ile yapılan incelemeden 1993 yılından itibaren çalışmasının bulunduğu saptanmıştır. Bu tarihten önce çalışması ve prim ödemesi mevcut değildir. Hakdüşürücü süre itirazımız dikkate alınmamıştır. ” gerekçeleriyle temyiz yoluna başvurmuştur
F) Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa"nın 108.maddesinin 1. fıkrasında; " Malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarının uygulanmasında nazara alınacak sigortalılık süresinin başlangıcı, sigortalının, yürürlükten kaldırılmış 5417 ve 6900 sayılı kanunlara veya bu kanuna tabi olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarihtir." hükmü düzenlenmiştir.
Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli değildir. Aynı zamanda o kimsenin Yasa"nın belirlediği biçimde (506 sayılı Yasa"nın 2. maddesi ve 5510 sayılı Yasa"nın 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Yasa"nın 6. maddesi ile 5510 sayılı Yasa"nın 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu"nun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır. Fiili veya gerçek çalışmayı ortaya koyacak belgeler, işe giriş bildirgesiyle birlikte 506 sayılı Yasa’nın 79. maddesinde belirtilen sigortalının gün sayısını, kazanç durumunu, çalışma tarihleriyle birlikte ortaya koyan aylık sigorta gün bilgileri ile Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği’nin 17. maddesinde belirtilen 4 aylık prim bordroları gibi Kuruma verilmesi zorunlu belgelerdir. Yöntemince düzenlenip süresi içerisinde Kuruma verilen işe giriş bildirgesi, kişinin işe alınmış olduğunu gösterirse de fiili çalışmanın varlığının ortaya konulması açısından tek başına yeterli kabul edilemez. Sigortalılıktan söz edebilmek için, çalışmanın varlığı, Yargıtay uygulamasında 506 sayılı Yasanın 79/10. maddesine dayalı sigortalılığın tespiti davaları yönünden kabul edilen ilkelere uygun biçimde belirlenmelidir. Zira, sigortalılığın başlangıcına yönelik her dava sigortalılığın tespiti istemini de içerir. Aksine düşünce, özellikle yaşlılık aylığının kabulü için öngörülen sigortalılık süresi yönünden çalışanlar ile çalışmayanlar arasında adaletsiz ve haksız bir durum yaratır. Bu nedenle, işe giriş bildirgesinin verildiği ancak yasal diğer belgelerin bulunmadığı durumlarda çalışma olgusunu ortaya koyabilecek inandırıcı ve yeterli kanıtlar aranmalı, kamu düzenine dayalı bu tür davalarda hakim, görevi gereği doğrudan soruşturmayı genişleterek sigortalılık koşullarının oluşup oluşmadığını belirlemelidir. Bu yön, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555, 5.2.2003 gün 2003/21-35-64, 15.10.2003 gün 2003/21-634-572, 3.11.2004 gün 2004/21-480-579 ve 2004/21-479-578, 10.11.2004 gün 2004/21-538 ve 1.12.2004 gün 2004/21-629 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır.
Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmeli, buna göre dönem bordrosunda yer alan ve davacının talep ettiği tarihte çalışması mevcut tanıklar ile gerektiğinde komşu işyerleri çalışanları olduğu kayıtlarla ya da kolluk yolu ile yaptırılacak araştırma ile belirlenen kimselerin beyanlarına başvurulmalı, sonucuna göre karar verilmelidir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; 02/12/1967 doğumlu davacının, bildirgedeki giriş tarihi olan 01/10/1984 tarihinde 16 yaşında olduğu, işe giriş bildirgesinin 386318 sigorta sicil numaralı, ... ünvanlı, ... adresindeki işyerinden 05/10/1984 tarihinde 621602 varide sayısı ile Kuruma verildiği, bilirkişinin işe giriş bildirgesindeki imza ve fotoğrafın davacıya ait olduğunu bildirdiği, oto tamirhanesi işyerinin 13/04/1983-31/12/1984 tarihleri arasında yasa kapsamında olduğu,işyerinden 1984/3 dönem ve 1985/1-2. dönem bordrosu verilmediğinin bildirildiği, komşu işyeri-davacı tanıkları ... ve ...’ın davacının iddiasını doğruladıkları ancak tanıkların Vergi kaydında 1996 yılından itibaren faal olduklarının bildirildiği, talep tarihinde faal olmadıkları, Kurumdan anılan tarihte komşu olabilecek işyeri olarak ... Tic. Ünvanlı işyerinin tespit edildiği ve 1984/4. dönem bordrosunun gönderildiği ancak ne işyeri sahibinin ne de bordrodaki çalışanın tanık olarak beyanına başvurulmadığı, davacının hizmet cetvelinde 1993/1. dönemde 4/a çalışmasının başladığı, Zabıta araştırmasında 1984 yılından komşu işyeri tespit edilemediği, davacının 02/07/1987-02/03/1989 tarihleri arasında askerlik yaptığı, eylemli çalışma olgusunun yeterli ve gerekli bir araştırmayla sağlıklı bir biçimde belirlenmeden davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece yapılacak iş; dinlenen komşu işyeri tanıklarının beyanları kabule yeterli olmadığından (işyerleri talep tarihinde faal olmadığından) Kurum tarafından anılan tarihte komşu olabilecek işyeri olarak bildirilen ... Tic. Ünvanlı işyeri sahibinin ve 1984/4. dönem bordrosunda ismi bulunan çalışanının tanık olarak bilgisine başvurmak, bunun mümkün olmaması halinde 1984 yılında faal başka komşu işyeri tanıklarının beyanlarına başvurmak, bu kişilerin sigorta kayıtlarını ve işyeri tescil bilgilerini getirterek beyanlarının içeriğini sorgulamak, çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde 506 sayılı Yasanın 2, 6, 9 ve 79/8. maddeleri gereğince ortaya koyduktan sonra sonucuna göre karar karar vermekten ibarettir.
O halde, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, Bölge adliye Mahkemesince eksik inceleme ve araştırma sonucu davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yeniden hüküm kurulması gerekirken, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebepten dolayı kaldırılmasına ve ilk derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
G)SONUÇ:
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı 6100 sayılı HMK"nun 373/1. maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA, ilk derece mahkemesi kararının BOZULMASINA, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05/07/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.