19. Hukuk Dairesi 2017/1865 E. , 2018/4443 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. ... gelmiş diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onların yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan davacı vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, taraflar arasında cari hesap ilişkisi bulunduğunu, davalının müvekkili tarafından teslim edilen faturalara itiraz etmediği için fatura içeriklerinin kesinleştiğini, davalı şirkete ait taşınmazın 28.12.2009 tarihinde 1.500.000,00 TL bedelle davacı lehine ipotek edildiğini, diğer davalı ..."in taşınmazı ipotekli bir şekilde 19/10/2012 tarihinde devraldığını, davalı borçlu şirket ile diğer davalı ..."e borcun ödenmemesi halinde ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takibe girişileceği hususunda keşide edilen ihtarnamenin tebliğ edilmesine rağmen borç ödenmediğinden tahsilde tekerür olmamak kaydıyla ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takibe girişildiğini, davalı borçlu şirketin borca itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Mobilya ve Elektronik Ticaret ve Sanayi Ltd. Şti. vekili, 2011 yılına ilişkin 225.000 TL"lik çekin iptal edilmiş olmasına rağmen davalıya iade edilmediğini, davalı şirketin ticari defterlerinde davacının alacak bakiyesinin 846.000,00 TL gözüktüğünü, davacı tarafın davalı şirkete 2011 yılından bayilik ilişkisinin sonuna kadar 27 aylık kira desteği parası ödemesi gerekirken ödemediğini, kira desteği anlaşmasının ispatı sadedinde tanıklarının dinlenilmesini, 27 aylık kira bedelinin hesabından sonra alacaktan mahsup edilmesini ve bu durumda alacaklıya borçlu olmadıklarının ortaya çıkacağını savurak davanın reddi ile %20 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... Deniz, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile davalı şirket arasındaki ticari ilişki nedeniyle davacının davalı şirketten 1.402.671,18 TL alacaklı olduğu, daha önceki yıllarda yapılan kira desteğinden dolayı davacının 2010-2011 yıllarının tamamı ile bayilik ilişkisinin sona erdiği 2012 yılı ilk çeyreğine kadar yapılmayan kira desteği ödemelerinin davacı alacağından mahsup edilmesi gerektiği buna göre toplam 1.402.671,18 TL alacakdan davalıya ödenmesi gerekirken miktarın 535.457,40 TL kira desteği mahsup edildiğinde davacının bakiye 867.214,38 TL alacaklı olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, itirazın kısmen iptali ile takibin 867.214,38 TL üzerinden devamına, davacı lehine %20 icra inkar tazminatına karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalılardan ... Mob. Ltd. Şti.ne yaptığı satış bakiyesinin tahsili amacıyla ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapmış ve itiraz üzerine iş bu davayı açmıştır. Davalı şirket davacının mal satışından kaynaklanan alacağının miktarı konusunda itirazda bulunmamış, ancak taraflar arasındaki anlaşma gereğince davacının davalıya düzenli kira yardımı yapması gerektiğini ancak, davacının bu yardımı bir müddet yaptıktan sonra kestiğini, bu kira alacağının davacının alacağından mahsubu halinde davacının alacağının azalacağını bildirmiştir. Mahkemece, yaptırılan ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda; taraflar arasında davacının davalıya düzenli kira yardımı yapacağı konusunda yazılı sözleşme olmamasına rağmen davacının davalı şirkete gönderdiği bir kısmında kira açıklaması bulunan ödemelerden böyle bir anlaşma olduğu kabul edilmiş ve ödenmemiş olduğu belirlenen kira alacakları yönünden yıllara göre kira artış oranına göre ödenmesi gereken kira desteği hesaplanarak saptanan miktarın davacı alacağından mahsup edilmesi suretiyle sonuca gidilmiş ise de bu kabul doğru olmamıştır. Zira davalı şirketin, davacı tarafından kendisine düzenli kira yardımı yapacağı hususundaki iddiasını kanuni delillerle ispat etmesi gerekir. Bu yapılmadıkça davacının yaptığı bir kısım ödemelerden hareketle yazılı şekilde sonuca gidilemez. Davacının belli bir süre davalıya kira ya da başka bir isimle yardımda bulunması, ilişkinin sonuna kadar aynı şekilde davranacağı sonucuna gitmek için elverişli değildir. Mahkemece bu hususlar üzerinde hatalı değerlendirme yapılarak mahsup yapılması doğru olmamış mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 1.480,00TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 25/09/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.