21. Hukuk Dairesi 2017/4672 E. , 2018/6186 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
TÜRK MİLLETİ ADINA
Davacı, davalılardan iş verene ait iş yerinde 20.04.2001-20.04.2007 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılar vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi.
K A R A R
Dava, davacının 20.04.2001- 20.04.2007 tarihleri arasında çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozma ilamına uyulup, davanın kısmen kabulü ile davacının davalı iş yerinde 06.05.2002-20.04.2007 tarihleri arasında kesintisiz, asgari ücretle çalıştığının tespitine, sigortalı gösterildiği sürenin dışlanmasına, bu hizmetlerinin diğer hizmetleriyle birleştirilmesine karar verilmiştir.
Bozmaya uyulduğu halde, bozma gerekleri yerine getirilmemiştir. 09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca bozma kararına uyan mahkeme artık bozma kararı gereğince işlem yapmak ve hüküm vermek zorundadır.
Mahkemenin, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu"nun 06.03.2002 gün ve 1/119-135 sayılı kararında da belirtildiği üzere; bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak doğar ve mahkemenin bozma kararı doğrultusunda işlem yapma ve hüküm verme yükümlüğü vardır. Bu ilke Usul Kanunu"nun dayandığı ana esaslardan olup kamu düzeni ile ilgilidir. Yargıtay"ın bozma kararına uymuş olan mahkemenin, bu uyma kararı ile bağlı olup bozma gereğince değerlendirme yaparak yeni hükümünü tesis etme zorunluluğu vardır.
Somut olayda, Mahkemece 28.03.2013 tarih 2012/84 E. 2013/133K. sayılı kararı ile " Davacının davasının kısmen kabülüne, kısmen reddine; Davacının davalı işyerinde 06/05/2002 - 30/12/2006 tarihleri arasında kesintisiz asgari ücretli çalıştığının tespitine, sigortalı gösterildiği sürelerin dışlanmasına, bu çalışmanın diğer hizmetleri ile birleştirilmesine" karar verilip sadece davalıların temyiz ettiği ve yerel mahkeme kararının Dairemizin 06.11.2014 tarih 2014/19143 E. 2014/23015 K. sayılı ilamı ile " Yapılacak iş; davacıya davalılara ait işyerlerinden hangisinde, hangi süreler içerisinde çalıştığını açıklatmak suretiyle Kurum"dan hizmet cetvelinde ihtilaf konusu dönem içerisinde bildirimde bulunan işyerlerine ait tescil kayıt ve belgeleri ile tüm dönem bordrolarını getirtmek, işyerlerinin Yasa kapsamına alınma tarihi ile tespiti istenen dönem içerisinde Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarınca yapılan bir denetim olup olmadığını sormak, öncelikle dava konusu dönemi kapsar biçimde bordro tanıklarını dinlemek,gerek görüldüğünde talep edilen dönemde çalışması bulunan komşu işyeri çalışanları zabıta marifetiyle veya Kurum"dan sorulup belirlenerek komşu işyeri tanıklarının da beyanları alınarak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle ihtilaflı dönemde davacının davalı işyerlerinde geçen çalışmasını, kesintisiz olup olmadığını tereddüte yer vermeyecek şekilde belirleyip davanın nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiği de nazara alınıp gerektiğinde araştırma genişletilerek çıkacak sonuca göre karar vermektir." gerekçesi ile bozulduğu, bozma ilamına uyulduğu halde bozma gerekleri yerine getirilmeden ve kararı sadece davalılar temyiz ettiği için davalılar lehine usuli müktesep hak oluştuğu gözetilmeden karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Yapılacak iş; yukarıda açıklanan dairemize ait bozma ilamında belirtildiği üzere araştırma yapmak, ayrıca dinlenen tanıkların hizmet cetvellerini davalı kurumdan istemek, davacının davalı işyerinde çalıştığının tespiti halinde davalıya ait hangi işyerinde hangi sürelerde çalıştığını infazda tereddüt oluşturmayacak şekilde ortaya koymak, müktesep hak kuralları da gözönünde tutularak sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Kabule göre de; davalı işverenin ticaret sicil kayıtlarındaki tam ünvanı ... İnş. İth. İhr. ve Müşavirlik Ltd. Şti. olduğu halde gerekçeli karar başlığında davalı işveren ünvanının eksik yazılması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalılar vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalılardan ..."ne iadesine,
11.09.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.