Abaküs Yazılım
2. Daire
Esas No: 2021/14975
Karar No: 2021/2198
Karar Tarihi: 17.06.2021

Danıştay 2. Daire 2021/14975 Esas 2021/2198 Karar Sayılı İlamı

T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/14975
Karar No : 2021/2198

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Başkanlığı
VEKİLİ : ...

İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E: ... , K: ... sayılı kararın, yargılama giderleri ve vekalet ücretine ilişkin hüküm fıkrası ile manevi tazminat yönünden, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem : Dava; Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığında sözleşmeli uzman personel pozisyonunda bulunan ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun Geçici 41. maddesi uyarınca genel idare hizmetleri sınıfındaki Uzman kadrosuna atanmasına ilişkin 21/10/2013 günlü işlemin, ... İdare Mahkemesinin ... günlü, E: ..., K: ... sayılı kararıyla iptal edilmesi üzerine, ... günlü, ... sayılı işlem ile Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Uzman Yardımcılığına atanan davacı tarafından, yargı kararının yanlış uygulandığından bahisle söz konusu atamasının iptal edilerek, 21/10/2013 tarihinden geçerli olacak şekilde Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Uzmanı kadrosuna atamasının yapılması ve 21/10/2013 tarihinden itibaren derece ve kademesine uygun maaş farkının yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin ... günlü, ... sayılı işlemin iptali ile 1.000,00-TL manevi tazminat ödenmesine hükmedilmesi istemiyle açılmıştır.
... İdare Mahkemesinin ... günlü, E: ..., K: ... sayılı kararı ile; davacının, ... İdare Mahkemesinin ... günlü, E: ..., K: ... sayılı kararı doğrultusunda, Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Uzman Yardımcılığına atanmasına ilişkin ... günlü, ... sayılı işlemin iptali istenilmekle birlikte, söz konusu işlemin Mahkeme kararının uygulanması amacıyla tesis edildiği, ancak anılan Mahkeme kararının Danıştay Onaltıncı Dairesinin 16/03/2015 günlü, E:2015/280, K:2015/966 sayılı kararı ile bozulduğu, dolayısıyla davacının yeterlik sınavına tabi tutulan ve kariyer bir meslek olan Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Uzman Yardımcılığı unvanına değil, genel idare hizmetleri sınıfındaki Uzman kadrosuna atanması gerektiğinin anlaşıldığı, davalı idarece Danıştay Onaltıncı Dairesinin kararı sonrasında ... İdare Mahkemesinin vereceği karara göre davacının durumunun yeniden değerlendirileceği, bu aşamada anılan işlemin iptali isteminin reddi gerektiği, öte yandan dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığından davacı tarafından talep edilen 1.000,00-TL manevi tazminat isteminin de reddi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Anılan kararın davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Danıştay İkinci Dairesinin 26/06/2019 günlü, E:2019/807, K:2019/3911 sayılı kararıyla; davacının temyiz isteminin kısmen kabulüne, ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E: ..., K: ... sayılı kararın; dava konusu işlemin, davacının Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Uzman Yardımcılığına atanmasının iptali talebine yönelik davanın reddine ilişkin kısmının bozulmasına; davacının temyiz isteminin kısmen reddine, anılan kararın, maddi ve manevi tazminat isteminin reddine ilişkin kısmının ise onanmasına hükmedilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : Kısmen bozma kararına uyulmak suretiyle bozulan kısım yönünden verilen ... İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; davacı lehine ... İdare Mahkemesince verilen iptal kararının, davalı idarenin temyiz başvurusu üzerine, Danıştay Onaltıncı Dairesinin 16/03/2015 tarih ve E:2015/280, K:2015/966 sayılı kararı ile bozulduğu, bozma kararına uyularak davanın reddedildiği ve anılan kararın taraflarca temyiz edilmeksizin kesinleştiği; bu durumda, davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun Geçici 41. maddesi uyarınca genel idare hizmetleri sınıfındaki Uzman kadrosuna atanmasına ilişkin işleme karşı açtığı davanın ret ile sonuçlanarak kesinleştiği görülmekle, gelinen bu aşamada davacı lehine durum oluşturacak bir yargı kararının mevcut olmadığı, dolayısıyla, davacının, Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Uzman Yardımcılığına atanması işleminin de dayanağı kalmadığı; yargı kararının uygulanmasını sağlamak amacıyla tesis edilen ve davacının, Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Uzman Yardımcılığına atanmasına ilişkin olan ... tarih ve ... sayılı işlemde sebep unsurunun ortadan kalkması nedeniyle davacının, yargı kararının yanlış uygulandığından bahisle söz konusu atamasının iptal edilerek, 21/10/2013 tarihinden geçerli olacak şekilde Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Uzmanı kadrosuna atamasının yapılması ve 21/10/2013 tarihinden itibaren derece ve kademesine uygun maaş farkının yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle yaptığı başvurusunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, dava kısmen iptal kısmen ret ile sonuçlandığından, yargılama giderinin yarısının davacı üzerinde bırakılmasına, kalan diğer yarısının da davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, AAÜT uyarınca duruşmalı dosyalar için belirlenen 2.590,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; davalı idarece, ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı iptal kararı doğru uygulanmış olsaydı, işbu davanın açılmasına gerek kalmayacağının açık olduğu; bu davanın açılış sebebi ve tarihi itirabıyla, yargılama giderlerinin yarısının kendi üzerinde bırakılmasına ve yine vekalet ücretinin kendisinden alınmasına hükmedilmesinin hakkaniyete uygun olmadığı, dolayısıyla tüm yargılama giderlerinin davalı idareden alınması gerektiği; dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş olması ile işbu davanın açılış sebebi ve tarihi dikkate alındığında, manevi tazminat talebinin tekrar değerlendirilmesi gerektiği ileri sürülerek, temyize konu kararın, yargılama giderleri ve vekalet ücretine ilişkin hüküm fıkrası ile manevi tazminat yönünden temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN CEVABI : Davalı idare tarafından; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca, bozma kararına aynen uyulmak suretiyle verilen temyize konu kararın onanması gerektiği yolundadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Manevi tazminata ilişkin davacının temyiz isteminin incelenmeksizin reddine, temyize konu kararın yargılama giderleri ve vekalet ücretine ilişkin hüküm fıkrasının ise onanmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmüştür.


TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
I- Temyize konu kararın manevi tazminat yönünden temyiz istemine yönelik yapılan incelemede;
2577 sayılı Kanun'un 49. maddesindeki düzenlemeden anlaşılacağı üzere; temyiz, yargı yerince verilen bir kararın hukuka aykırılığı halinde bozulması amacıyla yasa koyucu tarafından getirilmiş bir kanun yolu olup; olayda, kısmen bozma kararına uyulmak suretiyle dava konusu işlemin iptali yolunda verilen temyize konu kararın, davacı tarafından, manevi tazminat talebinin tekrar değerlendirilmesi için temyiz talebinde bulunulmuş ise de, davacının maddi ve manevi tazminat isteminin reddine ilişkin kısmın, daha önce temyiz incelemesi sonucunda Danıştay İkinci Dairesince onanarak kesinleştiği, temyize konu kararda kesinleşen kısım hakkında davacı yönünden yeni bir hukuki durumun doğmadığı ve manevi tazminata ilişkin bir hükmün de yer almadığı anlaşılmakla, onanarak kesinleşen kısım yönünden yapılan temyiz isteminin incelenmesine hukuken olanak bulunmamaktadır.
II- Temyize konu kararının yargılama giderleri ve vekalet ücretine ilişkin hüküm fıkrası kısmına yönelik yapılan incelemede;
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın yargılama giderleri ve vekalet ücretine ilişkin hüküm fıkrası usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Öte yandan; davacı tarafından işbu davada temyiz yoluna başvurulmasıyla birlikte yeniden adli yardım isteminde bulunulmuş ise de; dava dosyasının incelenmesinden, davacının işbu davadaki adli yardım talebinin daha önce, ... İdare Mahkemesinin ... günlü, E: ..., K: ... sayılı esas kararı ile birlikte kabul edildiği görüldüğünden, davanın bu aşamasındaki adli yardım talebi hakkında yeniden karar verilmesine gerek bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E: ..., K: ... sayılı kararın manevi tazminat yönünden, DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN KISMEN İNCELENMEKSİZİN REDDİNE,
2. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN KISMEN REDDİYLE, anılan kararın yargılama giderleri ve vekalet ücretine ilişkin hüküm fıkrası kısmının ONANMASINA,
3. Davacının adli yardım istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
4. Davacının adli yardım istemi kabul edildiğinden, adli yardım kararından dolayı ertelenmiş olan temyiz aşamasındaki yargılama giderlerinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 339. maddesi, 1. fıkrası uyarınca, karar kesinleştiğinde davacıdan tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına,
5. Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
6. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren (15) onbeş gün içinde Danıştay'da karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 17/06/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.





Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


Avukat Web Sitesi