
Esas No: 2015/4183
Karar No: 2021/2363
Karar Tarihi: 17.06.2021
Danıştay 13. Daire 2015/4183 Esas 2021/2363 Karar Sayılı İlamı
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2015/4183
Karar No:2021/2363
TEMYİZ EDENLER : 1. (DAVALI) … Büyükşehir Belediyesi … Genel Müdürlüğü
VEKİLLERİ : Av. … , Av. …
2. (DAVACI) … A.Ş.
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN_KONUSU : ... İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İzmir Büyükşehir Belediyesi Eshot Genel Müdürlüğü'nce 09/04/2009 tarihinde gerçekleştirilen "İki Kalem Akaryakıt Ürünleri Satın Alınması" ihalesine katılan ve en avantajlı teklif sahibi olarak belirlenen davacı şirket tarafından, kamu ihalelerine katılma yasağı olduğu hâlde ihaleye katıldığından bahisle 24/04/2009 tarihinde irat kaydedilen 1.500.000,00-TL geçici teminatının irat kaydedildiği tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tazminine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen kararda; İzmir Büyükşehir Belediyesi Eshot Genel Müdürlüğü'nce 09/04/2009 tarihinde gerçekleştirilen "İki Kalem Akaryakıt Ürünü Satın Alınması" ihalesine katılan davacı şirket tarafından yatırılan 1.500.000,00-TL geçici teminatın kamu ihalelerine katılmaktan yasaklı olduğu hâlde ihaleye katıldığından bahisle 24/04/2009 tarihinde irat kaydedildiği, öncesinde, Milli Savunma Bakanlığı İzmir İç Tedarik Bölge Komutanlığı'nca gerçekleştirilen ihaleye katılan ve ihale uhdesinde kalan davacı şirketle 11/08/2008 tarihinde imzalanan sözleşmenin feshedilmesi üzerine Milli Savunma Bakanlığı'nca davacı şirketin taahhüdünü ihale dokümanı ve sözleşme hükümlerine uygun olarak yerine getirmediğinden bahisle bir yıl süreyle ihalelere katılmaktan yasaklanmasına karar verildiği, 28/02/2009 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan yasaklama kararına karşı açılan davada, ... İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile yasaklama kararının iptal edildiği; bu arada davacı şirketin 09/04/2009 tarihinde gerçekleştirilen dava konusu ihaleye de teklif verdiği ve ihalenin üzerinde kaldığı, ancak davalı idarece hakkında ihaleden yasaklama kararı bulunduğu hâlde ihaleye katıldığından bahisle davacı şirketin bu ihale için verdiği 1.500.000,00-TL geçici teminatın irat kaydedildiği ve davalı idarenin başvurusu üzerine İçişleri Bakanlığı'nca ihalelere katılmaktan yasaklanmasına yönelik karar alınarak 27/06/2009 tarih ve 27271 sayılı Resmî Gazete'de yayımlandığı, bu yasaklama kararına karşı ... İdare Mahkemesi'nin E:… sayılı dosyasında açılan davada 05/02/2010 tarihinde yürütmenin durdurulmasına, akabinde … tarih ve K:… sayılı karar ile de yasaklama kararının iptaline karar verildiği, bu kararın Danıştay Onüçüncü Dairesi'nin 05/03/2013 tarih ve E:2010/3081, K:2013/555 sayılı kararı ile onandığı ve karar düzeltme isteminin de reddedildiği, buna göre davacı tarafından, yatırmış olduğu geçici teminatın irat kaydının dayanaksız kaldığı iddia edilerek irat kaydedildiği 24/04/2009 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı idareden tazminine karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı;
Her ne kadar hakkında kamu ihalelerine katılmaktan yasaklama kararı bulunduğundan bahisle davacının yatırmış olduğu geçici teminatı irat kaydedilmiş ise de, davalı idarece 09/04/2009 tarihinde gerçekleştirilen ihaleden önce Milli Savunma Bakanlığı'nca davacı şirket hakkında verilen ve 28/02/2009 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan kamu ihalelerine katılmaktan yasaklama kararının ... İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; yine davalı idarenin başvurusu üzerine bu kez İçişleri Bakanlığı'nca davacı şirket hakkında alınan ve 27/06/2009 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan yasaklama kararının da ... İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile iptaline karar verilmiş olması karşısında, davacı şirketin yatırmış olduğu 1.500.000,00-TL geçici teminatın irat kaydının hukukî dayanağının bulunmadığı ve davacı şirkete iadesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, davacının tazmin talebinin kabulü ile 1.500.000,00-TL geçici teminatın dava tarihi olan 07/03/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ve yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre duruşmalı işler için belirlenen 1.500,00-TL vekâlet ücretinin de davalı idarece davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından, Mahkeme kararının faiz ve vekâlet ücretine ilişkin hüküm fıkrası yönünden usul ve yasaya aykırı olduğu, temyize konu dava tam yargı davası olduğundan vekâlet ücretinin maktu değil Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin konusu para veya para ile ifade edilen davalara ilişkin üçüncü kısmına göre nispi olarak hesaplanması gerektiği; davalı idare tarafından, davanın süresinde açılmadığı, davacının uğramış olduğunu iddia ettiği zararını, zarara dayanak olan hatalı işlemi tesis eden Milli Savunma Bakanlığı'ndan talep etmesi gerektiği, dolayısıyla idarelerine husumet yöneltilerek karar verilemeyeceği, zorunlu olan idari başvuru yolu tüketilmeden dava açıldığından idari merci tecavüzü nedeniyle davanın usulden reddi gerektiği, davacının ihale tarihinden yaklaşık 1 ay önce verilen yasaklılık kararını bilmesine rağmen yasaklı olduğu dönemde ihaleye katılması sebebiyle teminatının 4734 sayılı Kanun'un 11. maddesi uyarınca irat kaydedildiği, işlemin hukuka uygun olduğu, idarelerinin kusuru veya kötü niyetinin bulunmadığı ve davanın açılmasına sebebiyet verilmediği için aleyhlerine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiği ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI : Davacı tarafından, dava konusu teminatın irat kaydedilmesine sebep olan yasaklama kararının iptaline yönelik kararın karar düzeltme aşamasından geçtikten sonra taraflarına tebliğ edilen karar düzeltme kararından itibaren 60 gün içerisinde 07/03/2014 tarihinde açılan tam yargı davasının süresinde olduğu, davada süre aşımının bulunmadığı, geçici teminatı bizzat davalı idarece irat kaydedildiğinden husumet itirazının ve idari işlemler üzerine açılacak tam yargı davalarına ilişkin 2577 sayılı Kanun'un 12. maddesinde idareye başvuru şartı öngörülmediğinden idari merci tecavüzü itirazının yerinde olmadığı, geçici teminatın irat kaydedilmesine dayanak olan yasaklama kararının mahkemece açıkça hukuka aykırı bulunarak iptal edildiği, iptal kararı işlemi tesis edildiği tarihten itibaren ortadan kaldırdığı için bu işleme bağlı olarak tesis edilen işlemlerin de sebep unsuru yönünden sakatlanacağı, bu sebeple geçici teminatının irat kaydedilmesi işleminin hukuka aykırı hâle geldiği; davalı idare tarafından, davacının faiz ve vekâlet ücreti yönünden kararın bozulması yönündeki taleplerinin yerinde olmadığı, idarelerinin İzmir Büyükşehir Belediyesi'ne bağlı bir kurum olarak 5393 sayılı Belediye Kanunu ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu hükümleri uyarınca toplu ulaşım hizmetini yürüttüğü, tacir sıfatı bulunmadığından avans faizi işletilmesinin mümkün olmadığı, faiz başlangıcı bakımından dava tarihinin esas alınmasının yerinde olduğu, bu konuda emsal yargı kararlarının bulunduğu, 2015 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin ikinci bölümü uyarınca idare mahkemelerinde duruşmalı görülen davalar için 1.500,00-TL vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin vekâlet ücretine ilişkin kısım haricinde reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının vekâlet ücreti yönünden düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davalının duruşma talebi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 24. maddesinin (f) bendinde, kararlarda yargılama giderleri ve hangi tarafa yükletildiğinin belirtileceği; 31. maddesinde, yargılama giderleri hususunda Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı kuralı yer almış; anılan madde ile atıfta bulunulan Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Yargılama giderlerinin kapsamı" başlıklı 323. maddesinin (ğ) bendinde, "vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücreti" yargılama giderleri arasında sayılmış; 326. maddesinde, yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği; 330. maddesinde, vekil ile takip edilen davalarda mahkemece kanuna göre takdir olunacak vekâlet ücretinin taraf lehine hükmedileceği; 332. maddesinde ise, yargılama giderlerine mahkemece re'sen hükmedileceği belirtilmiştir.
2577 sayılı Kanun'un "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin birinci fıkrasında, "Temyiz incelemesi sonunda Danıştay; a) Kararı hukuka uygun bulursa onar. Kararın sonucu hukuka uygun olmakla birlikte gösterilen gerekçeyi doğru bulmaz veya eksik bulursa, kararı, gerekçesini değiştirerek onar. b) Kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onar." kuralına yer verilmiştir.
1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun "Avukatlık Ücreti" başlıklı 164. maddesinde, avukatlık ücretinin, avukatın hukuki yardımının karşılığı olan meblağı veya değeri ifade ettiği belirtilmiş; 168. maddesinin son fıkrasında ise, avukatlık ücretinin takdirinde, hukuki yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan tarifenin esas alınacağı; 31/12/2014 tarih ve 29222 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan ve kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin "Tarifelerin üçüncü kısmına göre ücret" başlıklı 13. maddesinde ise, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, Tarifenin İkinci Kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla Tarifenin üçüncü kısmına göre yani nispi olarak belirleneceği kurala bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Temyiz başvurusuna konu mahkeme kararının, davacının tazmin talebinin kabulü ile 1.500.000,00-TL geçici teminatın dava tarihi olan 07/03/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle ile birlikte davacıya ödenmesine ilişkin kısmında hukukî isabetsizlik görülmemiştir.
Mahkeme kararının, davacı lehine yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre duruşmalı işler için belirlenen 1.500,00-TL vekâlet ücretine hükmedilmesine ilişkin kısmı incelendiğinde:
2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca, Danıştay'ın, temyize konu kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onayabileceği kuşkusuzdur.
İdari Yargılama Usulü Kanunu ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun yargılama giderlerine ilişkin hükümlerine göre, vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücreti yargılama giderlerinden olup, vekâlet ücretinin tutarı ve hangi tarafa yükletildiğinin kararda gösterilmesi gerekmektedir.
Avukatın hukuki yardımının karşılığı olan vekâlet ücretinin tutarı ise, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi esas alınmak suretiyle tespit edilmelidir. Anılan Tarife incelendiğinde, idare mahkemelerinde avukatın hukuki yardım sağladığı davanın konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla tarifenin üçüncü kısmına göre nispi olarak belirlenecektir.
Dosyanın incelenmesinden, bakılan davanın konusunun davacının 09/04/2009 tarihinde katıldığı ihale kapsamında irat kaydedilen 1.500.000,00-TL tutarındaki geçici teminatın tazmini talebini içerdiği, diğer bir ifadeyle davanın konusu belli bir miktar para olduğundan avukatlık ücretinin tarifenin üçüncü kısmı uyarınca nispi olarak hesaplanması gerektiği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, davacının irat kaydedilen 1.500.000,00-TL tutarındaki geçici teminatının tazminine ilişkin talebinin kabulüyle sonuçlanan davada, davacı lehine kabul edilen dava konusu miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin üçüncü kısmı uyarınca belirlenen 68.400,00-TL nispî vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken, duruşmalı davalar için öngörülen 1.500,00-TL maktu vekâlet ücretine hükmedilmesinde usûl kurallarına uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Ancak, bu eksikliğin giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca, İdare Mahkemesince verilen gerekçeli kararın hüküm fıkrasında yer alan "A.A.Ü.T'ne göre 1.500,00-TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya ödenmesine" ibaresinin, "Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin üçüncü kısmına göre kabul edilen 1.500.000,00-TL üzerinden hesaplanan 68.400,00-TL nispî vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine" şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Tarafların temyiz istemlerinin reddine;
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulü yolundaki ... İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, temyize konu Mahkeme kararının hüküm fıkrasında yer alan "A.A.Ü.T'ne göre 1.500,00-TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya ödenmesine" ibaresinin, "Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin üçüncü kısmına göre kabul edilen 1.500.000,00-TL üzerinden hesaplanan 68.400,00-TL nispî vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine" şeklinde DÜZELTİLEREK ONANMASINA
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan Mahkeme'ye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesi uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 17/06/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.