22. Ceza Dairesi 2015/483 E. , 2015/129 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
I-Sanıklar ..., ... ve ... hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Sanıklar ..., ... ve ..."nın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum oldukları, yine sanık ..."un adli sicil kaydındaki ilamın üç aydan fazla hapis cezasını gerektirdiğinin ve müştekinin beyanına göre olay nedeniyle meydana gelen zararının karşılanmadığını beyan ettiğinin anlaşılması karşısında; sanıklar ..., ... ve ... hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması, sanık ... hakkında ayrıca erteleme kararı verilemeyeceği de gözetilerek,
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanıklara yükletilen hırsızlık eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanıklar tarafından işlendiğinin Yasaya uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Yasada öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezaların yasal bağlamda uygulandığı,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak,
1-Kasten işlemiş oldukları suçtan, hapis cezası ile mahkumiyetlerinin yasal sonucu olarak sanıkların, 5237 sayılı TCK"nın 53/1.maddesinin “a,b,c,d,e” bendinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezalarının infazları tamamlanıncaya kadar, "kendi altsoyları" üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum oldukları hapis cezalarından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmalarına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2-6352 sayılı yasanın 100. maddesi ile CMK"nın 324. maddesinin dördüncü fıkrasına eklenen cümle gereğince, sanıklara yüklenen yargılama giderinin 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutardan az olması sebebiyle sanıklara yüklenemeyeceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ... ve ... müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 1412 sayılı CMUK"nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanunun 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasında yer alan ""53. maddenin uygulanmasına’’ ilişkin bölüm çıkarılarak yerine ‘‘53/1. maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanıkların mahkum oldukları hapis cezalarının infazları tamamlanıncaya kadar; 53/3. maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihlerine kadar yoksun bırakılmalarına’’ cümlesinin eklenmesi, yine yargılama gideri ile ilgili bölümde yer alan ""sanıklardan hazine adına mütesaviyen tahsiline"" ibaresinin çıkartılarak, yerine “sanıkların paylarına düşen kısımların inceleme tarihi itibariyle 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutardan (20,00 TL"den) daha az olması nedeniyle 5271 sayılı CMK"nun 324/4.maddesi gereğince Devlet hazinesi üzerinde bırakılmasına"" ibaresinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II-Sanık ... hakkında kurulan hüküm ile ilgili temyiz talebinin incelenmesine gelince;
Mağdurun 12.10.2004 tarihli oturumda alınan beyanında, aracında 700-800 milyonluk hasar olduğunu belirtmesi de gözetilerek sanık hakkında koşulları oluşmadığından hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilemeyeceği anlaşıldığından,tebliğnamedeki (1) numaralı bozma düşüncesine iştirak edilmemiş,
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanık müdafiinin son oturumda lehe hükümlerin uygulanması yönündeki isteminin TCK"nın 51. maddesini de kapsadığı gözetilmekle, bu konuda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Kasten işlemiş olduğu suçtan, hapis cezası ile mahkumiyetinin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK.nın 53/1.maddesinin “a,b,c,d,e” bendinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, "kendi altsoyu" üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine,15/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.