Abaküs Yazılım
14. Hukuk Dairesi
Esas No: 2016/16291
Karar No: 2019/2664
Karar Tarihi: 25.03.2019

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi 2016/16291 Esas 2019/2664 Karar Sayılı İlamı

Özet: (Bu özet Yapay Zeka tarafından yazılmıştır. Hukuki olarak geçerliliği yoktur.)


Sulh Hukuk Mahkemesi'nde görülen bir ortaklığın giderilmesi davasında davalı tarafın temyizi üzerine, dosyanın incelenmesi sonucunda Tebligat Kanunu'ndaki değişikliklerin somut olaya uygulanması gerektiği belirtilmiştir. Muhatabın adres kayıt sistemindeki adresine doğrudan tebligat yapılamayacağı, ilk tebligatın bilinen veya gösterilen en son adrese normal bir şekilde yapılması gerektiği, muhatabın bu adreste bulunmaması durumunda araştırmalar yapılması gerektiği, ancak yeni adresin de tespit edilememesi durumunda tebliğ evrakının geri gönderilmesi gerektiği belirtilmiştir. Bu aşamadan sonra, tebligatın açık mavi renkli zarfla, adresin muhatabın yerleşim yeri adresi olduğu belirtilerek yapılabileceği ifade edilmiştir. Kararda, davalılara tebligatın usule uygun şekilde yapılması ve yasal temyiz süresinin beklenmesi gerektiği vurgulanmıştır. Kanun maddelerine ilişkin olarak ise 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/2 ve 21/2. maddeleri ile Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik'in 16/2. maddesi ve 29. maddesi açıklayıcı bir şekilde açıklanmıştır.
14. Hukuk Dairesi         2016/16291 E.  ,  2019/2664 K.

    "İçtihat Metni"


    MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi


    Taraflar arasındaki ortaklığın giderilmesi davasından dolayı mahal mahkemesinden verilen hüküm davalı ... ...vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
    K A R A R
    7201 sayılı Tebligat Kanunu, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Kanunla değiştirildikten sonra, gerçek kişilere yapılacak tebligatla ilgili olarak iki aşamalı bir yol benimsenmiştir.
    1) Bu kanun değişikliğine göre, muhatabın adres kayıt sistemindeki adresine, Kanunun 21/2. maddesi uyarınca doğrudan tebligat yapılması mümkün değildir. Muhataba çıkarılan ilk tebligat, öncelikle bilinen veya gösterilen en son adresine, mavi renkli zarf kullanılmaksızın ve adres kayıt sistemindeki adres olduğuna ilişkin şerh verilmeksizin Kanunun 10. maddesine göre normal bir şekilde çıkarılmalıdır. Muhatabın bu adreste bulunmaması durumunda, tebliğ memurunca Kanunun 20 ve 21. maddesinin birinci fıkrası ile Tebligat Yönetmeliğinin 29. maddesi uyarınca, muhatap lehine olan araştırmalar yapılarak tebligatın kendisine ulaşması ve bilgilendirme işlemlerinin yerine getirilmesi gerekir.
    2) Muhatabın gösterilen adresten sürekli olarak ayrılması ve yeni adresinin de tebliğ memurunca tespit edilememesi durumunda, tebliğ evrakının tebligatı çıkaran mercie geri gönderilmesi gerekir. Ancak bu aşamadan sonra, Kanunun 10/2 ve Yönetmeliğin 16/2. maddeleri nazara alınarak, tebliğ evrakının açık mavi renkli zarfla, adresin muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresi olduğu belirtilerek, Kanunun 21/2. maddesine göre tebliği mümkün olabilecektir.
    Tebligat Kanununun 10/2 ve 21/2. maddeleri farklı şekilde yorumlanarak, başka adresi bilinmediği gerekçesiyle muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine doğrudan doğruya 21/2. maddesine göre tebligat çıkartılması ve bu hükme göre tebliğ edilmesi, yukarıda belirtilen hükümlere aykırı olduğundan ve muhatabın savunma hakkını kısıtlayacağından usulüne uygun değildir.
    Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında somut olaya gelince:
    1-Dava konusu 705 ada 15 parsel, 824 parsel ve 117 ada 36 parsel sayılı taşınmazların güncel tapu kayıtlarının eklenmesi,
    2-Davalı ...’na yapılan gerekçeli karar tebligatının yukarıda açıklanan ilke ve kurallara aykırı olarak TK"nin 10/2. maddesi gözardı edilmek suretiyle, adı geçen davalı adına önceden hiçbir tebligat çıkarılmadan ve yasal şartları oluşmadan doğrudan doğruya TK"nin 21/2. maddesine göre yapıldığı ve usulsüz olduğu görülmüştür. Davalı ... Kiraz’a yapılan gerekçeli karar TK m. 21/1 uyarınca yapılmış olmasına rağmen tebliğ mazbatasından muhatabın adresten sürekli mi yoksa geçici olarak mı ayrıldığı anlaşılamadığından; davalı ...’e gerekçeli kararın TK m. 21/1 uyarınca yapılmış olmasına rağmen tebliğ mazbatasında bilgi alınan kişinin imzasının ya da imzadan imtina şerhinin bulunmadığı anlaşıldığından söz konusu tebligatların usulüne uygun olmadığı, adı geçen davalılara 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde gerekçeli kararın tebliği sağlanarak yasal temyiz süresinin beklenmesi,
    Belirtilen eksiklikler giderildikten sonra temyiz incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmesi için dosyanın MAHALLİNE İADESİNE, 25.03.2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi.













    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi