14. Hukuk Dairesi 2018/4407 E. , 2019/2681 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 18.09.2013 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil, mümkün olmazsa tazminat talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 12.04.2018 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_ K A R A R _
Dava, tapu iptali ve tescil, mümkün olmadığı takdirde tazminat isteğine ilişkindir.
Davacı vekili, davacının davalı şirketten 03.09.2010 tarihli sözleşme ile 8860 ada 4 parsel sayılı taşınmazda bulunan B Blok 7 No"lu bağımsız bölümü 47.000 GBP bedelle satın aldığını, satış bedelini ödediğini, ödeme yapıldıktan sonra davalının davacıya dairenin anahtarını teslim ettiğini, taraflar arasında 10.05.2012 tarihli ek sözleşme ile dairenin tapusunun en geç 30.06.2012 tarihine kadar devir edileceği kararlaştırılmış olmasına rağmen tapunun müvekkiline bugüne kadar devir edilmediğini, müvekkilinin yapılan sözleşmelerdeki edinimlerini yerine getirdiğini, dairenin bedelini ödediğini, bu sebeplerle dava konusu 8860 ada 4 parsel sayılı taşınmazda bulunan B Blok 7 No"lu bağımsız bölümün tapusunun iptali ile davacı adına tesciline, mümkün olmaz ise davacının ödemiş olduğu 42.000 GBP karşılığı 134.341,00TL ve sözleşmede cezai şart olarak belirlenen 10.000 GBP karşılığı 31.986,00TL ve dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, 03.09.2010 tarihli davacı ile davalı şirket arasında yapılan sözleşmenin geçersiz olduğunu, satıcının davalı şirket olduğunu, ancak sözleşmeyi davacı ile temsile yetkili kişi olarak ... adlı kişinin imzaladığını, ancak sözleşme tarihinde ..."ın davacı şirketin yetkili temsilcisi olmadığını, davalı şirketin bu sözleşmeden haberinin olmadığını, ödendiği bildirilen satış bedelinin de davalıya ödenmediğini, davalının ödemeden bilgisinin olmadığını, davacı tarafın ödeme iddiasını ispatlayamadığını, davalı şirketin başkasına yapılan ödemeden sorumlu tutulamayacağını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, tüketici mahkemesi sıfatıyla yapılan yargılama sonunda davanın reddine dair verilen ilk karar; Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 23.12.2015 tarih, 2015/12541 – 2015/20887 E-K sayılı ilamıyla "...davacının 4077 sayılı yasa kapsamında tüketici olmadığı, bu durumda; dava tarihine göre uyuşmazlığın çözümünde asliye hukuk mahkemelerinin görevli olduğu..." gerekçesiyle görev yönünden bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak dosya asliye hukuk mahkemesine gönderilmiştir.
Mahkemece bozma ilamı sonrası yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili temyiz etmiştir.
1)Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2) Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince:
Dava dışı yüklenici şirketin ortağı ..."ın davalı arsa sahibi... Emlak İnşaat San. Tic. Ltd. Şti"nin 09.05.2007 tarihinde tescili yapılan kuruluş ana sözleşmesine göre ilk on yıl için dava dışı ... ile birlikte şirket müdürü olarak seçildiği, şirketi münferit olarak temsil ve ilzama yetkili kılındığı, devamında ..."ın 30.05.2008 tarihinde müdürlükten istifa ettiği, yine aynı tarih olan 30.05.2008"de yüklenici şirket temsilcisi... ile arsa sahibi şirket arasında Antalya 1. Noterliğinde dava konusu bağımsız bölümün bulunduğu taşınmazla ilgili olarak kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldığı, sözleşmenin ekindeki bağımsız bölümlerin paylaşım krokisine göre 7 numaralı bağımsız bölümün davalı arsa sahibi... Emlak İnşaat San. Tic. Ltd. Şti"ne kaldığı görülmüştür.
Somut uyuşmazlıkta; dava dışı yüklenici şirketin (... İnş. Ltd. Şti.) ortağı olan ..."ın, davalı arsa sahibi... Emlak İnşaat San. Tic. Ltd. Şti"nin yetkili temsilcisi sıfatıyla davacı ile satış sözleşmesi imzaladığı, davacının söz konusu bağımsız bölümün satış bedeline yönelik ödemeleri yüklenici ... İnş. Ltd. Şti."nin hesabına gönderdiği, dava konusu 7 numaralı bağımsız bölümün davacıya teslim edildiği, site aidatlarının davacı tarafından ödendiği anlaşılmaktadır.
Davacı vekili; davalı ile dava dışı yüklenici şirket olan ... İnş. Ltd. Şti. arasında organik bağ bulunduğunu, davacı ile harici satış sözleşmesi imzalayan davalı arsa sahibinin önceki temsilcisi ..."ın aynı zamanda yüklenici şirketin sahibi olduğunu ve dolayısı ile yüklenici şirket ile arsa sahibi şirket arasında ..."ın işlemleri nedeniyle el ve işbirliği bulunduğunu ileri sürmüştür.
Bu durumda mahkemece; davacının muvazaa iddiasına ilişkin tüm taraf delilleri toplanmalı, muvazaanın varlığının ispatlanması halinde dava konusu bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesi gerekirken, mahkemece, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 25.03.2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi.